Rifat Başkan’dan büyüklere masallar, küçüklere gerçekler…
Bizim mesleğin büyük duayenleri arasında merhum Cüneyt Arcayürek gelirdi.
Tanrı tarafından adeta gazetecilik için yaratılmıştı. Türk basınının en büyük ödüllerini defalarca kazanmış, Kıbrıs Barış Harekâtı’nı bizzat adaya giderek tüm dünyaya duyuran gazeteciler arasında yer almıştı. Başta ünlü “Johnson Mektubu” olmak üzere Türk siyasetinde kırılma noktası olan pek çok gelişmeyi Türk halkı ilk kez Cüneyt ağabeyin kaleminden öğrenmişti.
Süleyman Demirel 1993 yılında Cumhurbaşkanı seçilince, bugünün “İletişim Başkanı” unvanına karşılık gelen “Basın Başdanışmanlığı” görevine tereddüt etmeden Arcayürek’i getirmişti.
Bu kritik koltukta kısa sayılabilecek bir süre görev yapan Arcayürek, Cumhurbaşkanlığı’nda tanık olduğu olayları ironik bir dil ve olağanüstü bir anlatımla kaleme almıştı. Siyasetçilerin halka anlattıklarını “masal” olarak nitelendirirken, perde arkasında yaşanan siyasi pazarlıkları “gerçekler” olarak okuyucularına sunmuştu. Arcayürek’in “Büyüklere Masallar Küçüklere Gerçekler” başlıklı kitabını tüm okurlarıma öneririm.
// YAŞANAN “KRİZ” DEĞİL
Peşrevi uzattım, sadede geleyim…
Türk ekonomisi, 103 yıllık Cumhuriyet tarihinin en sorunlu, en sıkıntılı döneminden geçiyor.
Yaşanan durumu o bildik deyimle “kriz” olarak adlandırmak yetersiz kalıyor.
Üç yılı geride bırakan, ne vaat edildiyse hiçbiri tutmayan, sadece kendisini inandıracak bahaneleri bulmakta bile zorlanan ekonomik programın acı sonuçları, sürdürülebilir istihdam kaynağı olan imalat sanayisi sektörlerinde çok derin yaralar açıyor.
Türk iş dünyasının çatı örgütü olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ise katıldığı toplantılarda ve açılışlarda adeta bambaşka bir Türkiye’den söz ediyor.
Sürekli olarak, sanayicinin sorunlarını ilgili ve yetkili makamlara aktardıklarını beyan ediyor. Ancak bu beyanı nasıl ve hangi dille yaptığını nedense belirtmiyor. Türk sanayicisinin ve ticaret erbabının hangi sorununu kime, nasıl anlattığını; çözüm sürecini nasıl takvimlendirdiğini ve nasıl bir fikrî takip yürüttüğünü maalesef söylemiyor.
// HANGİ ÜLKEDE YAŞIYORUZ?
Geçen ay Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO) yeni binasının açılış töreninde de benzer bir konuşma yapan Sayın Başkanı dinlerken, “Acaba ben mi farklı bir ülkede yaşıyorum?” hissiyatına kapılıyor insan…
Rakamlara kısaca göz gezdirelim mi?
Türk ekonomisi için yaşamsal önem taşıyan “İmalat Sanayisi” sektörlerinde, örneği 2001 ve 2008 krizlerinde bile görülmeyen akıl almaz bir kan kaybı yaşanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran ayına ilişkin sanayi........
