menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SDG/YPG de hazmedildiğine göre sıra hangi açılımlarda?!

60 1
04.02.2026

Eski HTŞ lideri Suriye Cumhurbaşkanı Colani/Şara ile Suriye PKK’sı SDG’nin başı Mazlum Kobani arasında imzalanan “30 Ocak mutabakatı”, aynen geçen yılki 10 Mart mutabakatı gibi iktidar medyasını coşturdu.

Yine şu manşetler atıldı: “Suriye'de tarihi birlik anlaşması... YPG'den geri adım... Teröristlerin hayali tamamen bitti... Suriye birleşti... Suriye'de devlet şimdi kuruldu... SDG/YPG otoriteye boyun eğdi... Suriye artık tek renk... Suriye'de beklenen son... YPG pes etti.”

Erdoğan’ın daha önceki günkü Kabine toplantısından sonra da tekrarladığı üzere, SDG/PKK/YPG konusunda Ankara’nın istediği neydi; “tek ordu, tek devlet, tek Suriye”. HTŞ/Şam yönetimi ise, “SDG’nin Suriye ordusuna bireyler halinde tek tek entegrasyonunu” savunuyordu.

Peki yine Erdoğan’ın ifadesiyle; “Suriye Hükûmetiyle SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmalarla” bu talepler gerçekleşti mi?

Anlaşmada; “SDG’nin, kurulacak yeni tümene üç, Halep’teki tümene de bir tugay halinde entegre olacağı”, ayrıca “Suriye Savunma Bakan Yardımcısı ile Haseke Valisi’ni SDG’nin önereceği” öngörüldüğüne göre, tabii ki, hayır.

Anlaşmada şu ayrıntılar da var: 4 aşamadan oluşuyor... İlk etapta askeri düzenlemeler yapılacak... Bu kapsamda tüm cephelerde kalıcı ve kapsamlı ateşkes ilân edilecek...

Ez cümle; imzalanan bir anlaşma değil, yeni bir ateşkes ve zaman kazanma mutabakatıdır. Ne için zaman kazanıldığına da birazdan geleceğiz.

İktidarın gazetesi Sabah’ın Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu bile, “Suriye merkezi yönetimi ile SDG görünümlü YPG arasında varıldığı açıklanan ‘30 Ocak Mutabakatı'nın’ silahlı unsurların entegrasyonu bölümü yüksek teyakkuzu zorunlu kılıyor... Yanlış uygulanırsa, ‘Resmî üniforma altında bölgesel/örgütsel bloklar doğurur ve kurumsal bölünmenin tohumlarını eker!” uyarısında bulunurken, Yeni Şafak’ın Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, “Kürtlerin Lawrence’ı” olarak bilinen “Binbaşı Noel’in yine kaybettiğini” öne sürdü.

Sözkonusu mutabakat Trump’ın sömürge valisi Tom Barrack, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Barzanilerin işbirliği, DEM’lilere göre de İmralı’daki teröristbaşının çabalarıyla imzalandığına göre; Binbaşı Noel kaybetti mi kaybetmedi mi, buna bakalım.

Tom Barrack, “Kürt halkı için bu özel bir anlam taşıyor” diyerek, SDG/PKK/YPG’yi Kürtlerin temsilcisi ilân ederken, “Her iki tarafın da cesur adımlar attığını” belirtti.

Elysee Sarayı’ndan Macron adına yapılan açıklamada; “Fransa’nın SDG’ye ve Kürt halkının kazanımlarına olan desteğini kararlılıkla sürdüreceği” bildirildi.

Tom Barrack’ın arayıp, “Suriye hükümeti ile SDG arasında sağlanan ateşkes ve varılan kapsamlı uzlaşıdaki ‘belirgin rolü’ nedeniyle” Trump ve kendi adına özel şükran ve teşekkürlerini sunduğu Mesut Barzani, anlaşmadan bir gün sonra Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen “Rojava-batı Kürdistan”a destek mitingine gönderdiği mesajda; “Suriye hükümeti ve SDG’nin ateşkese devam etmesini” isterken şunları vurguladı:

“Yirminci yüzyılın başında Kürdistan toprakları haksızca bölündü... Kürdistan'ın diğer parçalarında olduğu gibi, batı Kürdistan'da da........

© 12punto