menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsan hakları kimin hakkı?

11 0
17.01.2026

İnsan hakları uzun yıllar boyunca modern dünyanın vicdanı olarak sunuldu. Savaşlara, zulme, keyfî iktidara karşı evrensel bir ahlaki set… Ancak bugün Ukrayna’dan Gazze’ye, Suriye’den İran’a, Venezuela’dan Afrika’ya uzanan tabloya baktığımızda şu soruyu sormamak mümkün değil:

İnsan hakları hâlâ evrensel bir ilke mi, yoksa büyük güçlerin elinde bir siyasal araç mı?

Üniversitede verdiğim İnsan Hakları dersinde öğrencilerime sık sık şunu soruyorum:

Eğer insan hakları, güç dengelerine göre uygulanıyorsa, hâlâ insan hakkı mıdır?

Bugünkü krizin kökleri yeni değil. Soğuk Savaş yıllarında dünya yalnızca askerî ve ideolojik olarak değil, hak anlayışı bakımından da ikiye bölünmüştü. Batı, ifade özgürlüğü, siyasal katılım ve mülkiyet gibi sivil ve siyasal hakları öne çıkarırken; Doğu Bloku çalışma, barınma, sağlık ve eğitim gibi sosyal hakları savunuyordu.

Bu ayrım 1966’da iki ayrı uluslararası sözleşmeyle resmileştirildi. İnsan hakları ilk kez tek ve bütünlüklü bir ahlaki çerçeve olmaktan çıkarıldı. Haklar bölündü, evrensellik iddiası ideolojik kamplaşmanın gölgesinde kaldı.

Sonrası tahmin edilebilir bir ikiyüzlülüktü. ABD, Sovyetler’i özgürlükler üzerinden eleştirirken Latin Amerika’daki diktatörlükleri destekledi. Sovyetler, sosyal haklarla övünürken siyasî muhalefeti bastırdı. İnsan hakları artık........

© 12punto