Sabah kalkınca ve akşam yatmadan önce bir kez okunacak yazı!
Gürültü ve patırtının ortasında sükunetle dolaşmayı, sessizlikteki huzuru hepimiz zaman zaman özleriz. O yüzdendir hep sakin bir yerlere gidip bir süre kafa dinleme isteği vardır. Ama bir yandan da hiç tanımadığımız birileriyle kısa sohbetler yapmak, ruhumuza iyi gelir.
O zaman şunları söylemek gerekir… Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında, verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Birine teslim ol demiyorum. İçten ol, telaşsız, kısa ve açık seçik konuş.
Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil olduklarında bile dinle onları. Çünkü dünyada herkesin bir öyküsü vardır. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen, boş bırakma, hayatta tek dayanağın odur.
Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir an bile çalışmış olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken, verdiklerinle de yepyeni hayatları başlatırsın.
Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol sözüne sadık kal. Sevmediğin zamanlar rol yapma. Sever gibi görünme. Çevrene deneyimlerin ışığında önerilerde bulun. Ama hükmetme.
İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığını yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunluktaki bir kumsaldaki bir kum tanesinden daha çok değildir.
Aşka burun kıvırma sakın, o çöl ortasında yemyeşil bir........
