İşte tiyatroculara dev hizmet dediğin böyle olur!
Öyküdür, şiirdir derken sıra tiyatroya geldi.
Bugün okullarda veya kurslarda tiyatro eğitimi gören gençler ve amatör topluluklar kısa bir oyun yazdım.
Okuyun, sahneye koyun, oynayın…
***
YAZARSAM KÖTÜ OLUR
-YETERİNCE KISA BİR OYUN-
(Tek perde: polis ve yazar. Polis yazarın yazı masasının etrafında dönerek konuşur hep. Tıpkı bir cinayet sorgulaması gibi.)
POLİS: O kötü oyunları siz mi yazdınız?
YAZAR: Kimbilir, belki!
POLİS: Belkiyse evet demek, neden böyle şeyler yazdınız?
YAZAR: O zamanlar aklım başımda değildi. O zamanlar duruyordum, saat gibi. Yani bozuk bir saat nasıl olursa öyle.
POLİS:Siz anarşist misiniz?
YAZAR: Keşke. Biz bozuk saatçileriz. Bir türlü saati ayarlayamadık. Teknolojiyle aramız iyi değil.
POLİS: Sizi tutuklamak zorundayım. Kötü çünkü…
YAZAR: Ben zaten tutuktum.
POLİS: Tamir ettirelim o zaman. Çipleri hazırlayın arkadaşlar!
(Yazar, esriktir. Dalar bir süre. POLİS, etrafta gözükmeyen kişilere talimat verir. Işık kapanır. Açılır. Aynı yerde, duvardaki saat durmuştur.)
TUTUKLU YAZAR: Saat kaç?
POLİS: Kaç olmasını isterdin?
T.: Kaçsın isterdim.
P.: Aç mısın? İşkembe sever misin?
T.: Atmayacaksanız olur.
P.: Geçen haziranda nerdeydin?
T.: Her yerde. Geçen bir ağrım olmuştu kasıklarımda.
P.: Biri mi var hayatında?
T.: Konu bu değil.
P.: Peki. Geçen haziranda neredeydin?
T.: Yazıyordum.........
