We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İstiklal’in enkazında yürürken...

64 2 3
21.10.2017

GERİYE dönüp bakınca anılarımın birçoğunun arka planında aynı mekânları görüyorum. Taksim Meydanı, İstiklal, Galata... Kısacası Beyoğlu demek hafıza atlasım demek bir nevi. Çocukken annem ve babamla giderdik. Cumartesi sabahları 11.00’de önce AKM’de çocuk opereti ya da baleleri, sonra yeni açılan McDonald’s’ta o zaman bizim için büyük bir değişiklik olan “sünger hamburger” yemek, oradan Penguen’de buz pateni kaymak...

Sonraları cuma okul çıkışlarında doğrudan gidilen yer oldu Beyoğlu. Cumartesi sabahları ise AKM’nin önünde buluşur, sinemaya girer, para kaldıysa Hayal Kahvesi ya da Gramofon’da kahve içerdik... İstiklal’de yürümek bile tek başına İstanbul’u solumak demekti. Rengârenk, dopdolu, tanıdıklara rastladığımız bir panayır yeriydi sanki.

Ancak son yıllarda ayaklarım geri geri gidiyor, içimden Taksim’i görmek dahi gelmiyor. Nasıl gelsin? Her yer kazılmış, yürümek bile başlı başına bir macera haline gelmiş, karmakarışık, dükkânların çoğu kapalı...

Bu sabah çocukların veli toplantısı için mecburen yolum o tarafa düştü ve maalesef bir kez daha İstiklal enkazından yürümek zorunda kaldım. Galatasaray-Tünel arası tamamen kazılmış, toz, duman, gürültü...

Onca karmaşa içinde eskiden kalan adresleri aradı gözüm, çoğu ya kapanmış ya da boynu bükük bomboş bekliyor. Yol boyunca gördüğüm tek olumlu şey, Asmalımescit’te Narmanlı Han’ın yeniden hayata geçirilmiş olması...

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a yalvarıyorum: Çalışkan ve diyaloğa açık bir başkansınız. Lütfen bir an önce özlediğimiz İstiklal’e bizi yeniden kavuşturun!

***

Yine de........

© Habertürk

Yorum yap

yorumunuz...


küfür, argo, hakaret içeren yorumlar silinir 0/350

Yorum yap