We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Cebeci’den Bakmak

6 1 0
22.02.2021

Bahçemde baykuş gördüm. Hem de birkaç sefer. Gecenin alacasında ceviz ağacının sık dalları arasından kalkıp kavak ağacına doğru kocaman kanatlarını açarak süzüldü ve görüş alanımdan çıkıp yine gecenin alacasında kayboldu. Geçerken yorulup bahçedeki ağaçların birinde dinlenirmiş gibi değil de, burayı bir süre yuva edinmiş gibiydi sanki. Çaya kahveye uğramamış, yatıya gelmişti. Ama ille de misafir gibi. Misafir demem bizim buranın gürültü patırtısından. Burada sokak boyunca dizilmiş ortalama altmış yıllık apartmanların arka cepheleri hep bahçelere bakar. Her bahçe derme çatma duvarlarla birbirinden ayrılır. Bahçeler boyunca ceviz, erik, kavak, dut, kiraz ağaçları… Bir de baharda Çingene pembesine duran erguvan ağacı var ki her gördüğümde içimi neşe kaplar. Bizimki dışında her bahçede kuşa, tıkırtıya, insana ve bazen neye olduğu belli olmadan sürekli havlayan köpek dostlarımız yaşar. Gürültüleri hiç eksik olmaz. Hele bahçeye yanlışlıkla girmiş bir kediyseniz vay halinize… Bahçelerin sınırları Talatpaşa Bulvarı boyunca dizili apartmanlara kadardır. Köpeklerin gürültüsüne pavyonlardan ya da düğün salonundan yükselen müzik sesleri, bazen kavga arasından insan çığlıkları ya da sarhoş naraları karışır. Karşı apartmandaki kadın sinirlenecek bir şey bulur bazen. Ağız dolusu küfür ede ede bağırır. Kadının bağırtıları bulvarın araba gürültülerine karışır. İşte bahçedeki baykuşa semt sakini diyememem bundandır. Olsa olsa misafirdir bu semtte. Misafiri çok, sakini az bir semttir çünkü Cebeci.

Kısa bir Natoyolu deneyimini saymazsak benim Ankara maceram 2007’de Cebeci Dirim Sokak’ta başladı, Uzungemiciler’de devam etti ve Soysal Sokak’ta sürüyor. Bir yerle aidiyet kurmak için geçirilecek yılların yeter sayısı kaçtır bilinmez, ama öğretmenlik yaptığım okulun da bu semtte olduğu düşünülürse, kendime rahatlıkla Cebeci sakini diyebilirim. Daha doğrusu *“beyler/bayanlar” kümesinden “amcalar/teyzeler” kümesine geçecek kadar Cebeci’de yaşamak için, tüm şartlarımın yerli yerinde olduğunu söyleyebilirim. İçinde bakkal, manav, fırın, hırdavatçı, bisikletçi, kitapçı, park, okul, stadyum, kütüphane, pastane, üniversite, hastane barındıran bu semt hiç dışına çıkma ihtiyacı duyurmadan sakinlerinin tüm ihtiyacını karşılar çünkü. Bu saydıklarımın hepsi ayrı birer tarihi belgedir Cebeci’de.

Fotoğraf: Oğuz Koç

Tren yolunun kenarında geniş bir arazi düşünün. Üzerinde de birkaç köy evi. Cumhuriyet dönemine böylece geçen Cebeci Ankara’nın başkent oluşuyla birlikte başlayan inşa sürecinde plansız bir şekilde kentleşmiş, eski merkez Ulus ile yeni merkez Yenişehir arasında yüksekokullar, askeri kurumlar ve hastaneler bölgesi olarak gelişmiş. Bu kurumların bölgeye çektiği orta sınıf ve okur-yazar nüfusun bugün de Cebeci’deki hareketliliğin kaynağı olduğu söylenebilir. Ta ki okul bitene, tayin çıkana kadar. Cebeci’nin misafirlerindendir onlar da. Sokağa çıktığınızda Afrikalı öğrenciler, Türki........

© Zıtlar Mecmuası


Get it on Google Play