We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

FERHAN ŞAYLIMAN YAZDI- ÖLÜ TAKLİDİ YAPMAKTAN VAZGEÇMENİN DİĞER ADI: BARINAMIYORUZ  

1 0 0
25.09.2021

Salgının ilk çıktığı günlerde virüsün yayılmasını önlemeyi amaçlayan ”Hayat Eve Sığar” sloganıyla toplumu evde tutma girişimi aslında doğru bir yönlendirmeydi ama eksikti, göstermelikti.

Burada iki soru yanıtsız kaldı.

İlki, hangi eve sığar?

Son yirmi yılda çalıp çırparak zenginleşen ve kazandığını nereye harcayacağını bilemeyen iktidarın yarattığı zamane muhafazakarı orta sınıfın evler miydi bu? Sözün gelişi ev diyoruz. Ultra lüks, israf sembolü dubleks, tripleks villaların bulunduğu sitelerde yaşayanlar için kuşkusuz hayatı oralara sığdırmak kolaydı. Ya kentleri çevreleyen gettolarda kalanlar?

Başını sokacak bir yer bulduğu için kendini şanslı hisseden kesimlerin temel sorunu da tam bu noktada ikinci soruyla çıkıyordu karşımıza:

Virüs yayılmasın diye evde oturursam aç karnımı kim doyuracak? İşimi kaybedersem bana kim iş bulacak?

Salgın, Türkiye’de dayanılmaz boyutlara ulaşan eşitsizliği de su yüzüne vurdu. Ekonomik sorunu olmayanların bir bölümü evlerine kapanırken, bir bölümü de gündelik hayatlarını kısıtlayıp, sokakla ilişkilerini minimuma indirgediler. Ama bunun dışında kalan milyonlar, devlet böylesi zor bir dönemde bile yanlarında durmadığı için her sabah metrolara, tıklım tıkış otobüslere, minibüslere, servis araçlarına doluşarak yine işlerine gitmeye devam ettiler. İktidarın zaten dibe vurmuş ekonominin çarklarını durdurmamak için gözden çıkardıkları, atölyelerde sırt sırta, yemekhanelerde yan yana günü geçirmek zorundaydılar.

Hani hayat eve sığardı, hani coronadan uzak durmanın üç koşulundan biri olan aradaki mesafeyi sınırlamak çok önemliydi?

Hastalıktan korunmak amacıyla koyulan kuralların dışında tutulan, gözden çıkarılmış bu kitleler, mesafesizliğin bedelini canlarıyla ödediler.

Bugünlerde tıpkı salgında olduğu gibi bir kez daha hayatın evlere sığdırılamadığına tanık oluyoruz. Üniversitelerin 1 Ekim’de açılmasına sayılı günler kala yıllardır bilinen sorun artık üstesinden gelinemeyen boyutuyla kazık gibi dikildi karşımıza. Özellikle üniversiteye yeni giren 815 bin 365 öğrenci kayıt yaptırmaya gittikleri kentlerde, İstanbul başta olmak........

© Yurtseverlik


Get it on Google Play