Düşünce özgürlüğü nasıl bir şeydir? |
Düşünce özgürlüğü nasıl bir şeydir?
Sanırım, herhangi bir şey düşünmediğini söyleyen kişinin tehlikeli ve sakıncalı bir şeyler düşündüğünü ileri sürmek güçtür. Çünkü, ne düşündüğü anlaşılmamaktadır. Yine de, buna çok güvenmemek yerinde olur. Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu’ndan görüş sormak yararlı olabilir diye düşünüyorum. Ne de olsa, o makamda yetkin hukukçular bulunmaktadır.
Düşünce özgürlüğü denilince, öncelikle bir düşüncenin var olduğunu varsaymak kesinlikle gereklidir. Yani, kuşkusuz ki düşünce olmadan özgürlüğü olamaz. Tabii, bu durumda düşüncenin ne olduğunu da açmak lazımdır. Düşüncenin ne olduğunu açıklamak pek kolay değil! Yani, şimdi durduk yerde bir şey düşünürsünüz, sakıncalı bir şeydir ve haydi başınıza iş açılır. Mesela, yakın zamanda, kendisini “sakıncalı bir kişilik” olarak tanıdığımız Nasuh Mahruki, nereden gerektiyse, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili bir şeyler düşünmüş ve üstelik bunları paylaşmış(!)
Tabii sonuç hemen ortaya çıktı: Derhal yakalandı, düşüncenin (yani onun düşüncesinin!) ne olduğunu bilen bir Cumhuriyet Savcısı derhal tutuklama istemli olarak Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti ve düşüncenin ne olduğunu (yani onun tabii!) bilen Sulh Ceza Hakimi tutuklanmasına karar verdi ve Mahruki’yi cezaevine gönderdi.
Bu ve benzeri uygulamaların çok yararlı bir etkisi olduğunu düşünüyorum: Neleri düşünüp neleri düşünmeyeceğimizi öğrenmemizi sağlar! Böylece tehlikeli şeyleri düşünmemeyi öğrenmemiz temin edilir. Yani, düşünce tehlikeli olmamalıdır!
Tamam da şimdi ortaya tehlikeli düşüncenin ne olduğu sorunu çıkıyor. Bunu da yanıtlamak pek kolay değil. Daha düşüncenin ne olduğuna karar vermedik ki, tehlikelisinden söz edelim. Sanırım, düşünceyi şöyle tanımlayabiliriz: Boş vaktinizde, bir şey yapmak istemediğinizde veya canınız sıkıldığında o anda aklınıza gelen her şey düşüncedir(!)
Kuşkusuz bu benim tanımım ve daha farklı tanımlar olabilir. Ancak, tanımlardan ziyade düşüncenin tehlikeli ve bir de sakıncalı olmaması önemlidir Hem tehlikeli ve hem de sakıncalı ise çok kötü…!
O zaman başınıza her şey gelebilir. Sözgelimi, bu iktidar ülkeyi iyi yönetmiyor diye düşünmek hem tehlikeli ve hem de sakıncalıdır. Bunun eleştiri sınırlarını aştığı ve toplum için tehlike teşkil ettiği, hatta halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği yorumu adli merciler tarafından derhal yapılabilir ve siz kendinizi cezaevinde bulabilirsiniz.
Bu nedenle, bu türden tehlike ve sakınca yaratabilecek düşünceleri hiç düşünmemek, hatta baştan önlem alarak herhangi bir şey düşünmemek çok yerinde olacaktır!
Sonuçta siz, Emniyet ve Adliyeden daha iyisini biliyor olamazsınız!
Ayrıca, bir de “trol” denen muhbir vatandaşlardan da bol miktarda bulunmakta olup sorun yaratacak düşüncenizi sosyal medyada veya herhangi bir yerde paylaşırsanız, Troller tarafından derhal Cimer vs. gibi kuruluşlara ihbar edilirsiniz ve hemen gereği yapılır.
Bu arada, tehlikeli ve sakıncalı düşünce örneklerinden bazılarını aktarayım da herkes kendine çeki düzen versin.
Cumhurbaşkanına hakaret etmeyi aklınızdan bile geçirmeyin, en tehlikeli ve sakıncalı düşüncelerin başında gelir. Birilerini (çoğunlukla iktidar mensupları, bakanlar, milletvekilleri, iktidar partisi yetkilileri gibi!) eleştirmeyi de düşünmeyin. Tabii ki, onlar sizden daha iyi düşünür ve bu durumda sizin düşünceniz, duruma göre, hakaret, tehdit, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek, yanıltıcı bilgiyi yaymak vs. gibi bir suçu oluşturabilir ve kendinizi savcı ve hakim önünde bulabilirsiniz. Onlar sizden daha iyi düşüneceğinden, sonuçta cezaevi yolu görünebilir. Mesela, “Anayasa Mahkemesine saygı duymuyorum” gibisinden bir düşünce açıklaması yapmayın. Siz kim oluyorsunuz ki, böyle bir şey düşünesiniz. İktidara eleştiri gibi dışa yansıyan düşünceler de tehlikeli ve sakıncalı olacaktır. Çünkü, siz istediğiniz kadar “ben eleştiri yaptım” deyin, bu kavramların eğitimini yapmış savcı ve hakimler, sizin gerçek niyetinizi anlayarak, mutlaka bir suç bulacaklardır. Sosyal medyada veya basında ya da başka bir platformda yazı yazıyorsanız daha da dikkatli olmalısınız. Zira, sözünü ettiğim suçlardan birini işlerseniz, suçu “basın yoluyla ve kamuya açık olarak” işlediğiniz için cezanız arttırılacaktır. Yani, yargının elinden kurtulmanız kolay olmayacaktır. Öte yandan, zararsız, yani tehlikeli ve sakıncalı olmayan düşünceler ve hatta “düşünce olmayan düşünceler” üzerine de bir şeyler söylemek yararlı........