We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İşte Hayat

4 1 0
23.06.2021

Video adlı aygıtı bildiğinizi düşünüyorum; en azından, yaşınız yirmiden büyükse, kesin ve en azından bir kez de olsa video görmüş ve hatta video denen aygıttan bir film de izlemişsinizdir.

Video denen aygıt; kısaca, televizyonumuza bağlanan ve kendine özgü kasetlerdeki kayıtları izlememize yarayan elektronik bir alet… Yılmaz Erdoğan’ın filmi Vizyontele’de geçen ünlü replik var ya hani, televizyon için; “radyonun resimlisidir” diyorlar ya… Sanırım Yılmaz Erdoğan, videonun tanımını da, “kasetçaların resimlisi” olarak yapardı buna göre…

İşte, sözünü ettiğim bu videodan bizim evde de vardı bir tane. Almanya’dan, seksen ihtilalinden sonra yurda kesin dönüş yaparken, tüm eşyalarımızla beraber getirmiş ve ara sıra, daha çok da misafir geldikçe kullandığımızı anımsadığım salonumuzdaki renkli televizyona bağlantısını yapmıştı babam. Önünde dev bir cam ve iki yanında hoparlörleri olan ceviz bir sandık görünümündeki televizyonun altında, yatık konumda duran, değişik düğmelere sahip, yarım A4 kâğıdı büyüklüğündeki kaseti bir hışımla içine çeken bir izleme aleti; videomuz. Grundig marka ve asla unutamam babamın cihaz hakkındaki övgü dolu sözlerini; “bu diğer vidyolar gibi değil, bunun bantları çift taraflı. Birine dört, beş film sığıyor”. Ve videomuzun yanındaki rafta da bir sürü videokaseti… İçlerinde de, hep Yeşilçam filmleri; Cüneyt Arkın, Türkan Şoray, Şener Şen, Zeki-Metin, Kemal Sunal ve diğerlerinin, sanıyorum1970’li yıllardan, o güne kadar çekilmiş onlarca film…

Ve fakat, sebebini şu anda bilemediğim, belki de tamamen büyük bir tesadüf; o salonda,........

© Yurt


Get it on Google Play