"Cumhuriyet bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünmemizi yok etmiştir."

Bu sözler bir Ermeni’ye bir PKK’lıya değil AKP Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş milletvekili Mahir Ünal’a ait.

Bakın Mahir Ünal daha neler söylüyordu:

"Tarihteki en sert kültürel devrim Türkiye’de yaşanmıştır. Mesela Fransız Devrimi her şeyi yıkmıştır ama lügate yani dile dokunmamıştır. Yine en sert devrimlerden bir tanesi MAO’nun Çin’de yaptığı kültürel devrimdir ve o da dile dokunmamıştır. Ama maalesef bir kültür devrimi olarak cumhuriyet bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünmemizi yok etmiştir."

29 Ekimin yaklaştığı bu günlerde, Bu sözleri söylemesi için insanın içinde Türk’e, Türkçeye, Cumhuriyete büyük bir kin taşıması lazım.

Cumhuriyetimizin en amansız düşmanları bile böyle cüretkâr olamadılar.

Türkçemize ve Cumhuriyetimize böyle pervasızca saldıramadılar.

Bu hadsiz söylemin ardından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ünal'ı şöyle eleştiriyordu:

"Bugünkü Türkçe’mizle düşünce oluşturamayacağımızı söylemek gerçekleri çarpıtmaktır, nesnel gelişmelere aykırıdır, dilimizi karalamaktır, nihayetinde özgüven eksikliğidir”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Ünal'a tepki gösteriyordu.:

"Cumhuriyetin edebiyata, düşünce dünyamıza, bilime ve eğitime katkılarını; Cumhuriyetin ne büyük bir şahlanış olduğunu; bu aziz milletin oyuyla seçilmiş olan bir vekile, anlatmak zorunda olduğum için gerçekten utanç duyuyorum.

"Neymiş?

Bu Türkçe ile düşünce üretilmezmiş. Bu sözleri, cahillikle açıklamaya kalkmak, cahillik kavramının içini boşaltmak olur. Bu düpedüz patolojik bir Cumhuriyet nefretine kılıf bulma gayretidir. Ve tepeden tırnağa, art niyetlidir."

Akşener sözlerine şöyle devam etti: “Siz en küçük bir düşünce yetisine sahip oldunuz da Türkçe mi size engel oldu?

Öyle ya; düşünmek için önce beyin lazım…

Doğru söze ne denir?

Ünal’ın sözlerine tarihçiler de tepki gösterdi.

Prof. Dr. Hakkı Uyar, “Osmanlı Devleti, Türk tarihinin en büyük ve en uzun ömürlü devletidir. Ancak 20. yüzyılın başına gelindiğinde çökmüştür. Çünkü modernleşme çabaları kısmi ve yüzeysel kaldı. Ama diğer taraftan Cumhuriyeti kuran kadrolar da o modernleşme çabasının ürünü olarak yetiştiler. Atatürk de bunlardan biriydi. Atatürk ve kuşağı, Osmanlı’nın çöküşünü dış güçlere ve komplolara bağlamadılar” değerlendirmesinde bulundu.

Uyar, “Harf Devrimi sonucunda cahil kalmadık. Cahil olduğumuz için Osmanlı çöktü” derken, 1918’e gelindiğinde çöküşün kaçınılmaz olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

“Okuryazarlık oranı yüzde 3’ün altındaydı. Harf Devrimi ile kısa sürede okuryazarlık tarihimizin en yüksek oranına ulaştı. 1950’de oran yüzde 32’ydi. Bugünkü başarı da Harf Devrimi’nin ne kadar doğru olduğunu göstermektedir. Osmanlı alfabesine geçerken bir gecede cahil kalmadık. Toplumun yüzde 95’inin bilmediği bir alfabeyi değiştirmek de bizi cahil bırakmaz. Kayda değer tarihsel metinlerin hepsi günümüz Türkçesine çevrilmiştir, dönemin uzmanları olarak bizler zaten gereken aktarımları yapmaktayız. Yapılan demagoji ve Cumhuriyet Devrimi’ne, Atatürk’ün yaptıklarına karşı hazımsızlıktan ibarettir.”

Doç. Dr. Mehmet Emin Elmacı, iktidarın yalanlara hep sıkıntılı zamanlarda oy için başvurduğunu belirterek “Belli bir kesimin 1950’lerden beri söylediği yalanlar bunlar. Acı olan kendileri de bu devrimlerin aslında neden yapıldığını bilmelerine rağmen yalanları hep sıkıntılı zamanlarda oy için kullanmalarıdır dedi.

Elmacı, bu devrimlerin tümünün akıl ve bilim çerçevesinde gerçekleştirildiğini vurgulayarak “Okuma yazma oranının yüzde 5’lerde olduğu ve kimsenin okuduğunu anlamadığı dönemlerden, dini kitapların Türkçeye çevrilmesiyle dinini anlayan sorgulayan bir nesil ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

Doç. Dr. Halil Özcan, Atatürk’ün yaptığı zihniyet devriminin karşısında medrese zihniyeti olduğunu belirterek “Bu sözler, Aydınlanma zihniyetiyle, medrese zihniyetinin bir çatışmasıdır. Bu mücadele halen devam ediyor ve bitecek gibi de gözükmüyor” dedi.

Ne garip ki, Mahir Ünal’a AKP’den bir tepki gelmiyordu.

QOSHE - İÇİMİZDE YETİŞEN DÜŞMANLAR - Ergün Poyraz
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İÇİMİZDE YETİŞEN DÜŞMANLAR

8 3 0
27.10.2022

"Cumhuriyet bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünmemizi yok etmiştir."

Bu sözler bir Ermeni’ye bir PKK’lıya değil AKP Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş milletvekili Mahir Ünal’a ait.

Bakın Mahir Ünal daha neler söylüyordu:

"Tarihteki en sert kültürel devrim Türkiye’de yaşanmıştır. Mesela Fransız Devrimi her şeyi yıkmıştır ama lügate yani dile dokunmamıştır. Yine en sert devrimlerden bir tanesi MAO’nun Çin’de yaptığı kültürel devrimdir ve o da dile dokunmamıştır. Ama maalesef bir kültür devrimi olarak cumhuriyet bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi, hasılı bütün düşünmemizi yok etmiştir."

29 Ekimin yaklaştığı bu günlerde, Bu sözleri söylemesi için insanın içinde Türk’e, Türkçeye, Cumhuriyete büyük bir kin taşıması lazım.

Cumhuriyetimizin en amansız düşmanları bile böyle cüretkâr olamadılar.

Türkçemize ve Cumhuriyetimize böyle pervasızca saldıramadılar.

Bu hadsiz söylemin ardından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ünal'ı şöyle eleştiriyordu:

"Bugünkü Türkçe’mizle düşünce oluşturamayacağımızı söylemek gerçekleri çarpıtmaktır, nesnel gelişmelere aykırıdır, dilimizi karalamaktır, nihayetinde özgüven eksikliğidir”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Ünal'a tepki gösteriyordu.:

"Cumhuriyetin edebiyata, düşünce dünyamıza, bilime ve eğitime katkılarını; Cumhuriyetin ne büyük bir şahlanış olduğunu; bu aziz........

© Yurt


Get it on Google Play