We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

BAKLAVA ÇALAN ÇOCUKLAR VE ADALET

14 4 1
10.04.2022

Adalet, herkese eşit davranmak, herkese hak ettiğini vermek, hak ve hukuka uymaktır. Bir toplumda adalete uyulduğunda orada huzur ve güven oluşur. Huzur ve güvenin olduğu yerde de mutluluk olur. Mutlu ve huzurlu toplumlar kalkınmada daha başarılı olurlar.
Bizim ülkemizde ise adalet örümcek ağı gibidir. Büyük sinekler deler geçer, küçükleri ise takılıp kalır.
Milyarlarca liralık yolsuzluk yapanlar, karşısında adalet sağır ve dilsizi oynarken küçük çocuklar karşısında ise aslan kesilir.
Oysa;
Adalet mazlumu koruyamıyor ise o adalet değil işkencedir.
Adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük olan artık suçlulardır. Tıpkı ülkemizde olduğu gibi.
10 Ağustos 1997… Sabah 06.00… Gaziantep Emniyeti’nin telsizlerinden bir anons geçiyor:
“Elmacı Pazarı 4 numarada bulunan Güllüoğlu’na ait tatlıcı dükkânının soyulduğunu…”
Olay yerine giden polisler, fıstıkların bulunduğu tezgâhların karıştırıldığını, baklava tepsilerinin bulunduğu yerin boş olduğunu belirliyorlar. Ancak yazar kasa ve çelik kasanın yerli yerinde durduğu da tutanaklara geçiyor. Bu ilginç bir ‘hırsızlık’ vakası: Mağazaya girenler her kimse, paralara dokunmayıp, onları almaya çalışmayıp, fıstık ezmesi ve baklava ‘yürütmüşler’!
Sherlock Holmes bu kadar veriyle, dükkâna girenlerin çocuk olduğunu derhal tespit ederdi herhalde! Türk polisi de birkaç gün sonra ‘failleri’ buluyor. Gaziantepli 4 çocuğun evleri basılıyor, gözaltına alınıyorlar. İki Ali, Levent ve Metin… İşkence görüyorlar. Tırnaklarına tel sokuyorlar, elektrik veriyorlar… İşkence altında imzaladıkları ifadelerle tutuklanıyorlar.
Bu dört çocuk, Türkiye’nin dört yanından yükselen, ‘yapmayın, etmeyin’ çığlıkları arasında, baklava fıstık ezmesi........

© Yurt


Get it on Google Play