Nisan Enflasyonu Hedefin Çok Üzerinde, Savaş Tek Neden Değil |
Nisan Enflasyonu Hedefin Çok Üzerinde, Savaş Tek Neden Değil
Nisan enflasyonu, hedeften tahmin edilen sapmaların da ötesinde yüksek geldi. İran Savaşı etken ama tek etken savaş değil. (Grafik düzenleme: Gazete Kadıköy)
Nisan ayı enflasyonu beklenenin üzerinde gerçekleşti: aylık olarak yüzde 4,2, yıllık olarak ise yüzde 32,4. Birkaç noktanın altını çizmek istiyorum.
Tek Neden Savaş değil
Birincisi, Temmuz 2025’ten bu yana geçen on aylık sürede yıllık enflasyon çok belirgin bir katılık sergiledi: En yüksek düzeyi yüzde 33,5 (Temmuz 2025), en düşük düzeyiyse yüzde 30,65 (Ocak 2026) oldu. On aydır genişliği üç puanın biraz altında olan çok dar bir aralıkta salınıyor. Ne yükseliyor ne de düşüyor.
İkincisi, aylık enflasyon 2024 ve 2025’in aynı ayında gerçekleşen enflasyonların belirgin biçimde üzerinde. Aralarındaki fark bir puan. Tamam, savaş etkisi var; enerji fiyatları yükseldi, ama enerji ve gıda fiyatlarını ve birkaç malı daha dışarıda bırakan iki gösterge (B ve C endeksleri) ile ölçülen temel enflasyon da yüksek: sırasıyla yüzde 3,4 ve yüzde 3,5. Üçüncüsü, bu katı enflasyon karşısında, 2026 sonu için belirlenen Merkez Bankası’nın enflasyon tahmini çok düşük düzeylerde kaldı. Her ikisinin de güncellenmesi gerekir. Bu kadar sık güncellenen bir hedef inandırıcı olmaz ama mevcut hedef çok düşük. Ayrıca kısmen de olsa sığınılabilecek bir siper var: savaş etkisi.
Peki, enflasyonu düşürmek bu kadar zor mu? Bu soruya kestirmeden verilecek yanıt şu: Hayır, değil. Zamanla çok yüksek enflasyonla haşır neşir olmuş ülkelerin uzun yıllardır böyle bir dertleri olmadığını hatırlamak gerekiyor. Mesela Brezilya, mesela Meksika. Çok daha fazla ülke adı sayabilirim ama gerek yok. Bunun yerine Brezilya-Türkiye karşılaştırması yapmak çok daha yararlı olacak. Öyle yapayım. Aralık 1980 – Nisan 2026 dönemini ele alıyorum. Her ülke için iki ayrı grafik var.
İlki Aralık 1980 – Aralık 1996 dönemi için (Grafik 2 ve 3).
Diğeriyse Ocak 1997 – Nisan 2026 dönemindeki enflasyon gelişmelerini gösteriyor (Grafik 4 ve 5).
Enflasyonlar bir yıl öncesinin aynı ayına göre, yani yıllık oranlar. Dönemi ikiye ayırmamın nedeni, ilk dönemin bir kısmında Brezilya’da gözlenen hiperenflasyon. Tek bir grafik olsaydı, kalan yılların enflasyon değerlerinin seyri neredeyse düz bir çizgi olarak algılanacaktı.
Türkiye-Brezilya Karşılaştırması
Brezilya’da ilk dönemde yüzde 7000’e varan enflasyon oranları var. Nisan 1990’da tam yüzde 6821. Sonra keskin bir düşüş görüyorsunuz. Ama düştüğü düzey yüzde 372 (Haziran 1991). Sonra yine ‘delice’ yükseliyor ve Temmuz 1994’te yüzde 4923 oluyor. Bundan sonra baş aşağı gidiyor ve 1996 yılını yüzde 11 ile kapatıyor. Aynı dönemde Türkiye’de gözlenen en yüksek enflasyon ise yüzde 131 ile Ocak 1995’te. Bu dönemin ortalama enflasyonu Brezilya için yüzde 817, Türkiye için yüzde 60. Ama dönemin son bir buçuk yılında enflasyon açısından Brezilya durumu toparlarken, biz dönemi yüzde 80 ile kapatıyoruz. Bunun bir nedeni şu: Hiperenflasyonu düşürmek, iki haneli yüksek ve inatçı bir enflasyonu düşürmekten çok daha kolay. Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan hiperenflasyonlar........