Cindoruk: Devlet Mezarlığına Gömülmek İstemeyen Demokrasi Avukatı

Cindoruk: Devlet Mezarlığına Gömülmek İstemeyen Demokrasi Avukatı

Hüsamettin Cindoruk 1960’lardan başlayarak yarım asra yakın Türk siyasetinde etkili olmuş isimlerdendi. 11 Nisan’da 92 yaşında vefat etti. (Foto: Anka Ajansı)

Hüsamettin Cindoruk’u en iyi anlatan cümle şu olsa gerek: “Demokrasinin avukatıydı.” Yassı Ada yargılamalarında daha 20’li yaşlarda başladığı demokrasi ve avukatlık mücadelesinden bir gün ödün vermedi. Zincirbozan ile devam eden süreçte de mücadelesinden geri durmadı. 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından Başbakan Adnan Menderes’in de yargılandığı Yassıada Davası’nda, Ankara Hukuk Fakültesi’ni daha yeni bitirmiş genç bir hukukçu olarak, Refik Koraltan ve 18 milletvekilinin avukatlığını üstlendi. Hâkime karşı tutumu nedeniyle de 2,5 ay Balmumcu Cezaevi’nde hapis yattı… Sonrasında 1971 darbesi ve Zincirbozan’a gönderilmekle sonuçlanan 1980 darbesinde de yılmadı. O bildik nüktedanla bezenmiş politik retorik içinde, söz söyleme sanatını konuşturarak, bildiğini söylemekten kaçınmadı.

“Bir bilen” yılları ve sonrası

Cindoruk Cumhuriyet’in değerlerine bağlılığını da o denli yediği darbelere karşın bir gün olsun eksiltmedi. Atatürk’e hep bağlıydı. 12 Eylül 1980 darbesi sonrası “siyasete dönülen” 1983’te Büyük Türkiye Partisi’ni kurdu. Süleyman Demirel siyaseten yasaklıydı; ona “Bir bilen…” adını vererek ve Demirel’in emanetini üstlendiğini söylemekten kaçınmadan kurduğu partisi kapatıldı. Yılmadı, bu kez Doğru Yol Partisi’ni kurdu, genel başkanı oldu. Siyasi yasaklar bittiğinde de koltuğunu Demirel’e bıraktı. TBMM Başkanı, Cumhurbaşkanı vekilliği görevlerini üstlendi; zamanında Anayasa referanduma gerek olmadan uzlaşı içinde en büyük değişikliğe uğradı. Turgut Özal’ın vefatı sonrası Demirel’in Çankaya’ya çıkışıyla Tansu Çiller’in partinin başına geçmesiyle Cindoruk en büyük darbeyi kendi partisinden yedi. Yine yüksünmedi, önce Demokrat Türkiye Partisini kurdu, ANAP ile koalisyon ortağı oldu. Ardından da bugün de yaşamına devam eden Demokrat Parti’yi (yeniden) kurdu… DP’nin ANAP ile bütünleşmesine de aracılık etti.

Politik hoşgörü ve nezaket

Politikada hoşgörüyü, nezaketi ve vakti geldiğinde siyasetin gerektirdiği gibi geri çekilmeyi de bildi. O politikacılar için Cindoruk, partililer için Hüsamettin Bey, biz siyaset gazetecileri için de Hüsamettin Ağabey idi. Bir konuda sıkıştığımızda arar sorardık, tarih kitabı gibi bütün detayıyla aktarırdı,........

© yetkinreport.com