Bahçeli-Öcalan Kesişmesi Çözüm, Hukuk ve İleri Demokrasi Getirir mi?

Bahçeli-Öcalan Kesişmesi Çözüm, Hukuk ve İleri Demokrasi Getirir mi?

DEM Parti İmralı heyeti PKK lideri Abdullah Öcalan ziyareti sonrasında 12 Aralık 2025’te MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmesinde görülüyor. Soldan sağa, Celal Adan, TBMM Başkanvekili (MHP); Bahçeli; Pervin Buldan TBMM Başkanvekili (DEM); Mithat Sancar (DEM Şanlıurfa Milletvekili); Özgür Faik Erol, Öcalan’ın avukatı. (Foto: AA)

Son yıllarda Rusya’nın Ukrayna’ya, ABD’nin Venezuela’ya, İsrail’in Gazze’ye, Suriye ve Lübnan’a, ABD – İsrail’in İran’a saldırıları ile dünya düzeni hukuk temelliden devletlerin güç hiyerarşisine doğru evrilirken birlik ve beraberliğimizi güçlendirme yolunda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, ülkemizin en önemli meselesi hakkında, birkaç yıldan buyana yaptığı, çoğumuzu şaşırtan çıkışlarının ayrı bir yeri olacaktır.

Kanaatimce Türkiye’nin önüne çıkabilecek dış jeopolitik riskleri azaltma, olası jeopolitik risklere karşı iç bütünleşme yoluyla milli birliği daha da tahkim etme amacı çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bu dönüşüm, Bahçeli’nin olası bölgesel jeopolitik gelişmeleri isabetle kestirdiğini gösteriyor.

Bahçeli’nin Çizgisi ve Söylemi

Başından beri “Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” çizgisinde PKK ile Kürt toplumunu ayıran Devlet Bahçeli’nin son yıllardaki söylemlerinde Türk – Kürt kardeşliğini daha güçlü olarak dile getiren, Kürt vatandaşların Türkiye’ye bağlılığını ve Türkiye içinde bütünleşmeyi vurgulayan daha stratejik bir ton ortaya çıktı. Ekim 2022’de “Türk-Kürt kardeşliği bin yıllıktır,” Ocak 2023’te “Kürt kökenli vatandaşlarımız Türkiye Cumhuriyeti’nin asli unsurlarıdır,” Ocak 2024’te “Türk ile Kürt’ün kaderi ortaktır” Temmuz 2024’te de “Türkiye’nin birliği Türk-Kürt dayanışmasıyla güçlenecektir” diyen Bahçeli, Haziran 2023’te PKK ile Kürt toplumunun ayrılması gerektiğini vurguladı,

Devlet Bahçeli’ye göre Türkiye’nin birliği, terörün tamamen bitirilmesi ve bölücülüğün milli hafızadan sökülüp atılmasıyla korunur. Bu, Türk-Kürt kardeşliğini ayrıştırılamaz kader ortaklığı temelinde güçlendirmekle sağlanır. Terörsüz ve bölücülükten arındırılmış bir ortamda kardeşlik bağı daha da pekişir ve Türkiye’nin milli birliği sarsılmaz hale gelir.

Jeopolitik Risklere Karşı Bütünleşme

Bölgemizdeki gelişmeler ile Devlet Bahçeli’nin Kürt meselesine ilişkin son yıllardaki söylemleri arasında kronolojik olarak izlenebilen bir dolaylı ilişki vardır. Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş sürecinde PYD/YPG’yi ABD’nin desteklemesiyle Suriye’nin kuzeyinde -Türkiye’nin güney sınırında- PKK bağlantılı bir Kürt siyasi-askeri alanı oluştu. Bu dönemde çok sert güvenlikçi bir çizgide olan Devlet Bahçeli çözüm sürecinin en güçlü muhaliflerinden biriydi.

Siyaset anlayışı güvenlik, devletin bekası ve milliyetçilik temellerine dayanan, ülkede yüksek güvenliği öncelerken Kürt vatandaşlarla siyasi bütünleşmeyi hedefleyen Bahçeli, Türkiye’nin birliğini, terörsüz ortamda kardeşlik bağı, eşitlik ve milli bütünlükle tahkim etmeyi amaçlıyor. Devlet Bahçeli’nin son yıllardaki açıklama ve önerileri, bu yönde pratik ve destekleyici bir çizgiye evrilmiş bulunuyor. Bahçeli’nin çağrısı üzerine TBMM bünyesinde “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” kurulması buna bir örnektir.

Türkiye İçinde Çatışmasız Çözüm

Bahçeli’nin çağrısı yönünde 2025’teki silahlı mücadeleyi bitirmeyi, 2026’daki pozitif barış inşası ve demokratik entegrasyonu öne çıkaran mesajları, Abdullah Öcalan’ın da Bahçeli’nin önerilerini temelde, benimsediğini göstermektedir. Klasik etnik ayrılıkçı modelden son dönemde silahlı mücadele yerine siyasal çözüm vurgusu ile Türkiye içinde demokratik çözüm-siyasal entegrasyon modeline doğru kayan........

© yetkinreport.com