We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

CHP’nin Kürt sorunu tutumu seçim sonucunu etkileyebilir

169 9 14
22.09.2021

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kürt sorunu konusunda sergilediği yeni tutum siyasette yeni ve hararetli bir tartışma başlattı. CHP’nin bu HDP’yi Kürt sorunun çözümünde meşru muhatap, çözüm zeminini de TBMM olarak net biçimde ifade eden bu tutumu 2023 Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerine gidişte siyasetin tonunu belirlemeye, sonucu etkilewmeye aday. Öyle ki, tartışmanın ilk adımı neredeyse Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD dönüşünde “Kürt sorunu vardır” ya da “Kürt sorunu yoktur, PKK terörü sorunu vardır” demesine kilitlenmiş durumda.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin HDP’nin meşruiyetini vurgulayan CHP’yi PKK safında ilan etmesi, bu bakımdan Erdoğan’ı daha da zorlayabilir. Madalyonun diğer yüzünde ise HDP’nin de kendisine yeni bir tutum belirleme çabası ve bu çabayı bağımsız bir parti olarak rüştünü ispata vardırıp vardıramayacağı önem taşıyor.
Bu görünümün iki gizli ama bir o kadar önemli aktörü var. Birincisi, İYİ Parti TBMM Grup Başkan Vekili Musavat Dervişoğlu’nun Habertürk’ten Muharrem Sarıkaya’ya verdiği TBMM meşruiyeti yanıtı. İkincisi de Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun Politik Yol’dan Murat Aksoy’a “iktidar değişirse muhafazakârların kazanımlarını kaybedeceğine ihtimal vermediğini” söylemesi. İYİ Parti’nin tutumu milliyetçi kesimdeki bazı tabuları yıkıcı niteliktedir. Karamollaoğlu’nun söylemi ise özellikle AK Parti’nin hedeflediği muhafazakâr, dindar Kürt seçmende belli bir yankı bulmaya aday.
Tartışmanın bundan sonraki seyrini kestirebilmek için birkaç gün içinde nasıl geliştiğine kısaca bakalım.

“Kürt sorunu mu, PKK sorunu mu?” tartışmasının kökeninde 2015 seçimleri var. Bu seçimler öncesi ABD ile Suriye’de PYD/YPG üzerinden iş birliği yapan PKK’nın “çözüm sürecinde” yeni pazarlık açması, HDP’nin o zamanki eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın “Seni Başkan yaptırmayacağız” sözü ve 7 Haziran seçimlerinde AK Parti’nin Meclis çoğunluğunu kaybetmesi dönüm noktaları oldu. 7 Haziran seçimi sadece yasadışı PKK lideri Abdullah Öcalan üzerinden MİT ve HDP aracılığıyla yürütülen “çözüm sürecinin” sonu olmakla kalmadı. Böylelikle Erdoğan’ın 2005 Diyarbakır konuşmasındaki “Kürt sorunu benim de sorunumdur, biz çözeceğiz” tutumu da son buldu. MHP’nin desteğiyle 1 Kasım’da yeni bir seçime gidildi. O arada doğu ve güneydoğuda kanlı bir çatışma süreci yaşandı. 2016’da Erdoğan’ın ilk planda eski müttefiki Fethullah Gülen, onun arkasında da ABD’yi gördüğü 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı ve Erdoğan 2017 halkoylamasıyla, Bahçeli’nin deyişiyle Türk Tipi Başkan oldu.
Bu aynı zamanda asker, polis ve istihbarat işbirliğiyle yürütülen güvenlik........

© yetkinreport.com


Get it on Google Play