BM Genel Kurulu: 80. Yılda Çatının Altında Derinleşen Çatlaklar
Birleşmiş Milletlerin 80’inci yılında çatlaklar derinleşiyor. 193 devleti biraraya getiren BM Genel Kurulu (Foto: BM)
Her eylül ayında New York’ta toplanan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, yalnızca bir diplomasi ritüeli değil, aynı zamanda mevcut dünya düzeninin kırılganlığını açığa vuran bir ayna. Bu yılki 80. oturum, özellikle de 23–25 Eylül arasında yapılacak liderler zirvesi, “Better together: 80 years and more for peace, development and human rights”( Birlikten Doğan Kuvvet: Barış, Kalkınma ve İnsan Hakları Yolunda 80 Yıl ve Ötesi) temasıyla kutlanacak.
Ancak uzun ve iddialı başlık taşıyan bu görkemli yıldönümü, örgütün zaaflarını ve dünyanın içinde bulunduğu çıkmazları daha çıplak biçimde gözler önüne seriyor.
Benim gözlemim şu: BM hâlâ ideallerin çatısı, ama o çatının altında su alan çok sayıda çatlak ve boşluk var. Filistin’den Ukrayna’ya, Sudan’dan Kıbrıs’a kadar krizlerde alınan kararlar ile sahadaki gerçekler arasındaki uçurum, bu yıl her zamankinden daha görünür hale geliyor.
12 Eylül’de Genel Kurul’un oy çokluğuyla kabul ettiği “New York Bildirgesi” tarihi bir dönemeç gibi sunuldu. 142 ülke, iki devletli çözüm için somut ve takvime bağlı adımlara destek verdi. Hamas’ın 7 Ekim saldırıları kınandı, İsrail’in Gazze’de sivilleri hedef alan operasyonları “insani felaket” olarak kayda geçti, hatta Gazze’de geçici bir BM istikrar gücü konuşlandırılması önerildi.
Körfez’den Avrupa’ya geniş destek vardı. Ancak beklendiği gibi ABD ve İsrail kararı reddetti; Washington bunu “yanlış zamanlı bir şov” diye küçümsedi, İsrail ise “teröre hizmet eder” dedi. Fransa ise kararın Hamas’ı uluslararası tecride sürüklediğini savundu. Bu tablo hepimize şunu hatırlatıyor: BM Genel Kurulu’nda ezici çoğunlukla alınan kararlar, Güvenlik Konseyi’nde tek bir veto ile boşa çıkıyor. Türkiye’nin yıllardır dillendirdiği “Dünya beşten büyüktür” çıkışı daha fazla haklılık kazanıyor. Ukrayna’da Rusya vetosu, Filistin’de ABD vetosu, Suriye’de farklı blokajlar…
Sonuçta BM’nin küresel barışı tesis etme iddiası, büyük güçlerin çıkar satrancına feda........
