We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Millî Muharip Uçak (TF-X) ve aşılması gereken sorunlar

12 12 2
02.03.2021

Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yıldönümünün ortaya atılan hedefler dikkate alındığında havacılık ve uzay alanında hareketli günlere gebe olacağı umuluyor. 2023’de son on yıldır üzerinde çalışılan TF-X olarak da anılan Milli Muharip Uçağın (MMU) ‘hangardan çıkması’ bekleniyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan eğitim ve hafif taarruz uçağı Hürjet’in Türk semalarına kavuşacağı ve milli imkanlarla geliştirilecek uydumuzun aya sert iniş yapacağını da açıkladı. Bu açıklamalar kamuoyunda bir heyecan dalgası yarattı.
Havacılık ve uzay sektöründe bu denli iddialı projelerin piyasaya sürülmesi şüphesiz önemliydi. Bu projelerin altını algılar mı yoksa olgular mı dolduruyor sorusu ise yine boşlukta kaldı.
Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştireceğini açıkladığı bölgesel yolcu uçağı 2019 yılında seferlere başlayacaktı. Bu uçağın hangi havalimanından kalktığı, kalktıysa hangi havaalanına indiği henüz muamma.
MMU’ın 2023 yılında test uçuşlarına başlaması beklenirken bu uçağı o yıl hangardan çıkarmakla yetineceğimiz anlaşılıyor. 2019 Paris havacılık fuarında yerde gördüğümüz birebir maketi tam donanımlı olarak havada uçarken görmek arzusundayız.

S-400 krizi nedeniyle 1990’lı yılların sonundan beri içinde olduğumuz F-35 projesinden dışlandığımız, başta Yunanistan olmak üzere komşu ülkelerin hava kuvvetlerinin daha yetenekli hava unsurları almaya yöneldiği bir dönemde MMU projesi her zamankinden çok önem ve öncelik kazandı.
F-4 Fantom uçaklarımızın büyük bir bölümünün zorunlu olarak servis dışına çıkarılması ve hava kuvvetlerimizin halihazırda belkemiğini oluşturan değişik bloklardaki (30/40/50/50 ) F-16 uçaklarımızın büyük bir bölümünün 2030’lu yıllarda hizmet dışı bırakılacağı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Bu açıdan bakıldığında da MMU’nun, on yıl önce karar verilen tasarım ve özellikleriyle, diğer bir anlatımla, üzerinde mutabık kalınan isteklerin doğrultusunda üretilmeleri hayati önem taşıyor. MMU’ın özgün özellik ve yeteneklerinden sapmaya meydan verilmemesi elzem.
Açık kaynak taraması yaptığımızda ve teknik ayrıntıya girmeden karşımıza çıkan tabloyu şöylece özetleyebiliriz:
• Savunma Sanayii İcra Komitesi 2010 yılında her tür hava koşulunda harekât yapacak, radarlara görünmeyen, hava üstünlüğü kurma yeteneğine sahip beşinci nesil milli muharip uçak geliştirilmesine karar verdi. İlk aşama tasarım üzerine yoğunlaştı ve MMU’ın tasarımı kabul edildi. Bu tasarım 2019 Paris havacılık fuarında gördüğümüz makettir.

• S-400 krizi aşılıp F-35 projesine döndüğümüz takdirde hava kuvvetlerimizin şu anda dünyada en gelişmiş beşinci nesil uçakla donatılacak olması kuşkusuz önemlidir. Diğer yandan, lojistiği, operasyonu, bakım ve idamesi çok yüksek meblağlar gerektiren bir hava yeteneğinin yanına ulusal imkanlarla geliştirilecek, yine beşinci nesil özelliğine sahip, daha maliyet-etkin olacak MMU filolarının biran evvel hizmete alınması aynı derecede, hatta daha da önemlidir.
• MMU’ın tasarım aşamasında SAAB/İsveç firmasının ürettiği JAS Gripen tipi uçaklar için 2013 yılında İsveç’le temaslara geçilmiş, hatta teknolojik tasarım için SAAB’la anlaşma imzalanmıştır. 2015 yılına gelindiğinde SAAB’la olan anlaşma birtakım spekülasyonlara konu olan nedenlerden dolayı yürütülmemiştir.
• SAAB tecrübesi sonrasında 2015 yılından itibaren İngiliz Rolls Royce firmasına yönelinmiş ve MMU için motor tasarımı/üretimi amacıyla (EJ 200) Rolls Royce ile bir Türk firması arasında 2016 Ekim ayında anlaşmaya varılmıştır. Bunun hemen akabinde 2017 yılında TAİ ile İngiliz BAE firması arasında 100 milyon pound tutarında bir anlaşma imzalanmıştır.

• Rolls Royce ile Türk firması arasındaki ilişkilerin ileri bir düzeye geldiği aşamada iktidar, arkasında Katar sermayesi/hisseleri bulunan başka bir şirketi İngiliz tarafına önermiştir. Buna paralel olarak MMU motorunun fikri mülkiyet haklarının tamamına sahip olma hedefini ortaya koymuştur. Bu anlamlı bir teknoloji paylaşımı modelidir. S- 400’leri hazır satın almada tereddüt sergilemeyen yetkililerin MMU motoru tasarımı/üretiminde önemli oranda teknoloji paylaşımı istemede gösterdikleri duyarlılık takdire şayandır. Başka bir anlatımla MMU üretim sürecinde zamanında kendilerinin belirledikleri altı ana kriter temelinde davranış sergilemiş........

© yetkinreport.com


Get it on Google Play