Maç önü yazımda bu maça özel olarak; “ Oynanacak oyunun kalitesinin, takım kurgusunun, taraftar ilgisinin, rakibin etkili ayaklarının, eksiklerin, fazlalıkların hiçbir önemi yok, sadece ve sadece 3 puan önemli” demiştim. Sona baktığımızda kazanılan 1 puan mıdır, yoksa kaybedilen 2 puan mı? Kafam karmakarışık.

Kadrosuna büyük takımlardan ve lig tecrübesi olan oyuncuları katmış bir rakibe karşı takım iskeleti hemen hemen belli Giresunspor'un bu kadar istekli, baskılı ve maçı kazanma arzusu ile sahada olacağını tahmin etmiyordum. Öncelikle böyle bir müsabaka izlediğim için keyif aldığımı belirtmek istiyorum.

Öyle bir oyun başlangıcı izledik ki alkışlamamak elde değil, önde çok adamla basan, rakibe kafa kaldırtmayan, pas yapmasına müsaade etmeyen bir takım vardı. Baskının şiddeti arttıkça, tecrübeli oyunculardan kurulu rakipte kaliteli ayaklar bile bocaladı. Pas yapmak bir yana, topu kalelerinden uzaklaştırmakta bile sıkıntı yaşadılar. Özellikle iki kanat oyuncumuz Sergio ve Sainz'ı çok aktif kullanarak oyunu rakip sahaya kolayca yıktık.. Serseri topları arka bölgemizden süpürüp, tekrar pas oyun u ile rakip alana gönderdik. Bu anlarda Murat Cem ve Görkem pas oyununda devreye girince rakip sadece bozup uzaklaştırma gayretine girdi. Özellikle 3.bölgede ayağa oynadığımız paslarla net pozisyonlar için yeterli olgunlaşmayı da sağlamaya başladık.

Sadece ilk devrede iki tanesi Sergio, bir tanesi Riad ile net olmak üzere toplamda 6 pozisyonu değerlendiremedik. Beceriksizlik, kalite yetersizliği ve rakip kalecinin performansı birleşince ilk devre harika bir oyuna rağmen beraberlikle sonuçlandı.

İkinci devrenin başlangıcından kalemizde gördüğümüz gole kadar oyunun tam hakimi olan ekibimiz oyunu domine etmeye ve pozisyonlar üretmeye devam etse de yakaladıklarımızı skora yansıtmakta sorun yaşamaya devam ettik. Gol bulamadan geçen her dakika rakip Ankaragücü'nün direncini yukarıya doğru çekti. Direndikçe direndiler. Her ne kadar arka bölgeleri dağınık görüntü verse de kaleci GÖKHAN, tek başına karşımızda direnmeye devam etti. Hakan Hoca'nın oyuncu değişiklikleri ile saha içine müdahalelerinde Sainz-Oğulcan değişikliği yerine Görkem- Oğulcan değişikliği ile kanatları yine aktif halde tutarak Oğulcan ile forveti ikilemesini beklerdim.

Rakibin 61.dakikada direkten dönen topları kalemizdeki elle tutulur ilk atakları olurken bu pozisyona kadar 2 pozisyondan daha yararlanamadık.

Duran top sonrası karambolde Murat'ın hamlesi ile kazanılan penaltıya gole çeviren Ankara ekibi öne geçse de oyundan kopmadan gol aramaya devam eden ekibimiz Riad Bajiç’in harika bir gol ile maça asılmaya devam etti. Golden sonra galibiyet için gerekli pozisyonlarda Perez, Riad, Oğulcan ile bu işi beceremedik. Kariyer maçını oynayan Gökhan, galibiyet golümüze müsaade etmedi.

Maçın sonuna baktığımızda;

Bence SEZONUN EN ÜRETKEN VE EN BASKIN OYUNU nu oynadık. Bir iç saha maçında yakalanabilecek net gol pozisyonunda maksimuma ulaştık. Futbolda bazı aksiyonlar yetenek ister. Tıpkı gol atmak gibi.

Takım olarak iyi bir görüntü veren ekibimizde, özellikle ilk devrede Murat Cem, Sergio, Perez, Sainz ve Alper göze batan oyuncular oldu.

Ligde net rakibe karşı kaybedilmiş 2 puanın moral motivasyon olarak takımı aşağıya çekmeyeceğini umuyorum. Çünki savaş ara vermeden devam ediyor. Her maçın ve puanın telafisi var. Bu hafta deplasmandaki Başakşehir maçı neden yeni bir başlangıç olmasın?

Bu arada aklıma gelmişken: Bu sıkıntılı süreçten çıkmak için Hakan hocayı göndermek, bence verilebilecek en çaresizce ve en yanlış hamle olur.

Kalın sağlıcakla..

QOSHE - SEZONUN EN İYİSİ - Mete Akkaya
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

SEZONUN EN İYİSİ

10 2 1
26.10.2022

Maç önü yazımda bu maça özel olarak; “ Oynanacak oyunun kalitesinin, takım kurgusunun, taraftar ilgisinin, rakibin etkili ayaklarının, eksiklerin, fazlalıkların hiçbir önemi yok, sadece ve sadece 3 puan önemli” demiştim. Sona baktığımızda kazanılan 1 puan mıdır, yoksa kaybedilen 2 puan mı? Kafam karmakarışık.

Kadrosuna büyük takımlardan ve lig tecrübesi olan oyuncuları katmış bir rakibe karşı takım iskeleti hemen hemen belli Giresunspor'un bu kadar istekli, baskılı ve maçı kazanma arzusu ile sahada olacağını tahmin etmiyordum. Öncelikle böyle bir müsabaka izlediğim için keyif aldığımı belirtmek istiyorum.

Öyle bir oyun başlangıcı izledik ki alkışlamamak elde değil, önde çok adamla basan, rakibe kafa kaldırtmayan, pas yapmasına müsaade etmeyen bir takım vardı. Baskının şiddeti arttıkça, tecrübeli oyunculardan kurulu rakipte kaliteli ayaklar bile bocaladı. Pas yapmak bir yana, topu kalelerinden uzaklaştırmakta bile sıkıntı yaşadılar. Özellikle iki kanat oyuncumuz Sergio ve Sainz'ı çok aktif kullanarak oyunu rakip sahaya kolayca yıktık.. Serseri topları arka bölgemizden süpürüp, tekrar pas oyun u ile rakip alana gönderdik. Bu anlarda Murat Cem ve Görkem pas........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play