İNCİRLİK İNTİKALİMİZ
Malatya/Erhaç üssünün ana pistinin bakım ve onarımı için 1 Haziran 1988 senesinde 3 ay sürecek Adana/İncirlik intikaline gittik. Bu intikale çok sevinmiştim, zira İncirlik Üssünde Amerikan uçakları ve filoları vardı ve bu benim İngilizcemi geliştirmem için büyük bir fırsattı. Nitekim orada kaldığımız 3 ay süresince her şey hayal ettiğim gibi olmuştu. Yani gündüz uçuşum varsa uçuyor akşam gece uçuşum yoksa mutlaka Amerikalı personelle (sağlık personeli, uçak bakım subay veya astsubayları, personel subayı, çok sayıda pilot vb.) bir araya gelip İngilizcemi geliştirmeye çalışıyordum. Bazen de kütüphaneye gider Amerikalı olan kütüphaneciyle İngilizce pratik yapıyordum. Her şey güzel ve istediğim gibi gidiyordu. Uçuşumun olmadığı zamanlarda sürekli İngilizce çalışıyor ve akşam olduğunda pratik yapacak müsait Amerikalı olmadığında ise yine ayrı bir hangarda ders çalışıyordum.
Eylül başı gibi Malatya'ya geri intikal etmiş ve böylece benim için çok faydalı olduğuna inandığım bir intikal dönemi yaşamıştım.

İNCİRLİK'DEN ZİYARETÇİLERİMİZ VAR
İncirlik intikalinde tanıştığım üs içindeki bir Amerikalı aileyle dost olmuş ve Malatya'ya döndüğümüzde o aileyi misafir olarak davet etmiştim. Yüzbaşı rütbesinde olan bu arkadaşımın adı Mike, onun eşi ve şu an isimlerini hatırlayamadığım başka bir subay aile ile gelmişlerdi. Akşam yemeği için lojman gazinosunda yer ayırtmıştım ve Birlik İçi Lisan kursunda beraber olduğumuz Hv. SSO. Yzb. Celalettin Emrem de İncirlik intikalinde Yzb. Mike ile tanışmış olduğu için onu da yemeğe davet etmiştim. Canlı müzik eşliğinde çok güzel ve eğlenceli bir akşam yemeği yemiştik. Mike ve arkadaşı tek arabayla İncirlik'ten gelmişlerdi. Arabaları çok güzel bir Amerikan Jeep markasıydı.
Akşam üzeri geldikleri için evimize gitmemiş direk olarak Lojman Gazinosuna yemeğe geçmiştik. Yemeğimizi ve eğlencemizi bitirmiş ve evlerimize gitmek için gazinodan çıkmıştık. Plana göre Emrem abim Mike'ın arkadaşı olan aileyi evlerinde misafir edecekler ve biz de Mike ve eşini misafir edecektik. Emrem abim önce hep beraber bize gidelim ve kahve içelim teklifinde bulundu, birlikte kabul ettik. Sonra ben Mike'a beni takip etmelerini söyledim ve eşimle arabamıza bindik. Aman Allah'ım o da ne, arabam çalışmadı. Birkaç kez daha denedim yine çalışmadı. Bunun üzerine yanıma gelen Mike ve arkadaşına durumu ve arabamın geçmişini kısaca anlattım ve arabayı itmeleri için ricada bulundum. Emrem abim ve eşi bizden önce giderek hazırlık yapmak istemişlerdi. Arabamı ittirip vurdurarak çalıştırdım. Böylece benim bu arabamı ittirmeyen bir Amerikalılar kalmıştı onu da tamamlamış oldum. Haliyle bir Amerikalıya hayatında belki de ilk ve son kez araba ittirme tecrübesini yaşatmış oldum. Emrem abimlerden geç saatte evimize geçtik. Sabah kahvaltısından sonra Emrem abim ve misafiri bize geldiler ve kahvelerimizi içtikten sonra İncirlik'e geri göndüler. Bu bizim için çok iyi bir İngilizce pratik yapma şansı olmuş ve aynı zamanda uzunca bir dostluk yaşayacağımız bu iki aileyle güzel bir akşam geçirmiştik.

İKİNCİ KEZ İNCİRLİK İNTİKALİMİZ VAR
1989 senesinde bu kez öyle hatırlıyorum ki yedek pistin bakım ve onarımı için yine yaz aylarında Adana/İncirlik üssüne intikal etmiştik. İtiraf etmem gerekirse evimden ve çocuklarımdan ayrı kalmak üzüntü veriyor olsa da İngilizce pratik yapmak bu üzüntümü biraz olsun azaltıyordu. İngilizce kursunun hemen arkasından bu tür, İngilizcemi geliştirme imkânı bulmak çok büyük bir nimetti. İncirlik üssünde bir gün Filo Komutanım, Amerika'da 3 aylık Filo Subay Kursu (Squadron Officer School, SOS) var, sınavına girmek isteyip istemediğimi sordu. Ben de ilk kez İngilizce bilgimi deneyimleyeceğim bu fırsatı kaçırmak istemedim ve katılmak istediğimi bildirdim. Kesin tarihini hatırlamamakla beraber Temmuz 1989 sonu diye hatırladığım ECL (İngilizce 3 kelimenin baş harflerinden oluşan bir sınav adı) diye bilinen test sınavına çağrılmıştık. Sınavda %89 puan almış ve çok memnun olmuştum. Sınav sonu tekrar İncirlik'e dönmüş ve normal yaşantıma başlamıştım. Kısa süre içinde kursa gidecek kişi belirlenmiş ve benim seçildiğimi Üs Komutanlığına bildirmişlerdi. Kurs 07 Eylül-15 Aralık 1989 tarihleri arasında planlanmıştı.
İkinci kez geldiğimiz 3 aylık İncirlik intikalimiz ağustos sonunda bitmiş ve uçaklarımız ve birliğimiz Malatya'ya geri intikalini tamamlamışlardı. Ben ise 31 Ağustos 1989 günü Filo Subay Kursu'nun ön hazırlığı nedeniyle Ankara'ya gittiğim için geri intikal faaliyetlerine katılamamıştım. Özet olarak söylemek gerekirse, Adana'nın çok çok sıcak ve nemli havası, Malatya gibi benzer olmayan bir iklimden gelen bizleri çok zorlamıştı. Diğer taraftan İngilizcemi daha da ileri seviyeye getirip hatta yurtdışı kurslarına gidecek kadar geliştirmem en büyük kazancım ve sevincim olmuştu.

FİLO SUBAY KURSU, AMERİKA,7 EYLÜL-15 ARALIK 1989
Kurs öncesi ön bilgi almam için Ankara'da Amerikan Karargâhı olan ve lojistik amaçlı kullanılan JUSMMAT diye bilinen bir Amerikan birliğinde detaylı bilgi ve kursla ilgili bazı belgeler verdiler. Faydalı bir görüşme olmuş ve cevaplarını bilmediğim birçok sorularıma cevap almıştım. Ayrıca Hava Kuvvetleri Karargahı'na da gitmiş ve kurs için gerekli evraklarımı almıştım. Zaman çok çabuk geçmiş benim heyecanım artmıştı. Pilot olmama rağmen ilk defa bir havayolu yolcu uçağına binecektim ve biraz heyecanlı ve tedirgindim. Malatya'dan İstanbul'a nasıl gittiğimi şu an hatırlamıyorum, fakat 05 Eylül 1989 tarihinde, İstanbul-Frankfurt-New York-Atlanta-Alabama (Montgomery) rotasında uçmuştum. Uzun ve yorucu bir yolculuk olduğunu hatırlıyorum.
07 Eylül 1989 perşembe günü dünyanın birçok ülkelerinden gelen yaklaşık 27 subay 1,5 ay sürecek IOS (International Officer School), Uluslararası Subay Okulunda bir araya gelmiştik. Önce bir İngilizce laboratuvarında dinlemeli bir cihazdan soru ve cevaplı test şeklinde bir seviye tespiti yapıldı. Daha sonra normal eğitime başladık ve çok zevkli ve eğlenceli zaman geçirdik.
Kısaca bu okulun amacından bahsedip konuyu kapatacağım. Her şeyden önce Amerika ve Amerikan sistemi hakkında bilgiler verilen bir okuldu. Ülkelerinde geleceğin kurmayları ve belki de çok önemli yerlere gelebilecek olan subaylara yönelik olduğundan her iki taraf için de önemli bir kurs idi. Benim her şeyden önce amacım İngilizce mi daha da ilerletmek özellikle İngilizce konuşmamı geliştirmekti. 3 aylık bu kursun sonunda İngilizcemi geliştirmiş ve hedefime ulaşmış olarak Ülkeme dönecektim.
IOS kursunda diğer ülkelerin subaylarıyla çok iyi arkadaşlıklar kurmuş ve ülkelerin kültürleri ve gelenekleri hakkında çok değerli bilgiler öğrenmiştim. Yani karşılıklı kültür alışverişi yapmıştık.

WASHİNGTON GEZİMİZ
IOS kursunun sonunda uçakla 3 günlük Washington seyahatine gitmiş, görülecek ne kadar tarihi ve turistik yerler varsa görmüştük. Hatta ziyaretlerden birinde resmi üniformalarımızı giyerek ABD Savunma Bakanlığı binası olan Pentagon'u bile ziyaret etmiştik. Bu binanın nasıl bir yer olduğu hakkında sanırım herkesin biraz bilgisi olduğu kanaatindeyim.
Washington gerçekten çok büyüleyici özellikleri olan bir başkent, öyle sanıyorum ki tüm dünyadan çok sayıda turist çeken yerlerin ilk sıralarında yer alıyor. Bu unutulmaz ziyaretimizin sonuna gelmiş ve Montgomery şehrindeki Maxwell Hava Üssümüze dönmüştük.
Maxwell Hava Üssü aynı zamanda çok büyük bir askeri üniversiteye sahipti, yani Türk Silahlı Kuvvetlerindeki, Silahlı Kuvvetler Akademisi eşdeğerinde bir yerdi. Dünyanın birçok ülkelerinden kurmay subaylar, kurmay adayı subaylar ya da general olabilecek kurmay albaylar kursa geliyorlardı. Ben buraya geldiğimde F-16 projesi için kursa gelmiş 1978 devresinden olan Yzb. Osman Sarı abim, 1980 devresi Yzb. Veysel Altuntaş kardeşim aynı üste kalıyorlardı. Her ikisinden de çok yardımlar görmüştüm. 3 aylık kurs olduğu ve çok ihtiyaç duymadığım için araba almamıştım. Hafta sonları planlar yapar ve onlardan birinin arabasını kullanıyorduk. Bu yardımları için her ikisine de tekrar teşekkür ederim. Diğer bir kursiyer ise, yukarıda bahsettiğim sebeplerle kurslara gelenlerden olan Hv. Plt. Kur. Alb. Halil Cura komutanım idi. Cura albayım USAF Air War College kursu için gelmiş, eşi ve 2 çocuğuyla beraber üs dışında bir yerde ev kiralamıştı. Bir akşam yemeği için beni arabasıyla almış ve evlerinde çok güzel ağırlamışlardı. Cura albayım gece geç bir saatte beni tekrar üsse getirmişti. Sizlere de çok teşekkür ederim Cura albayım.
Ayrıca bana gösterdiğiniz Güleryüz ve misafirperverliğiniz için size minnettarım.
Sevgiyle kalınız.

QOSHE - KAPTANIN KÖŞESİ/ BÖLÜM-30 - Kamil Güngör
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

KAPTANIN KÖŞESİ/ BÖLÜM-30

8 11
20.01.2024

İNCİRLİK İNTİKALİMİZ
Malatya/Erhaç üssünün ana pistinin bakım ve onarımı için 1 Haziran 1988 senesinde 3 ay sürecek Adana/İncirlik intikaline gittik. Bu intikale çok sevinmiştim, zira İncirlik Üssünde Amerikan uçakları ve filoları vardı ve bu benim İngilizcemi geliştirmem için büyük bir fırsattı. Nitekim orada kaldığımız 3 ay süresince her şey hayal ettiğim gibi olmuştu. Yani gündüz uçuşum varsa uçuyor akşam gece uçuşum yoksa mutlaka Amerikalı personelle (sağlık personeli, uçak bakım subay veya astsubayları, personel subayı, çok sayıda pilot vb.) bir araya gelip İngilizcemi geliştirmeye çalışıyordum. Bazen de kütüphaneye gider Amerikalı olan kütüphaneciyle İngilizce pratik yapıyordum. Her şey güzel ve istediğim gibi gidiyordu. Uçuşumun olmadığı zamanlarda sürekli İngilizce çalışıyor ve akşam olduğunda pratik yapacak müsait Amerikalı olmadığında ise yine ayrı bir hangarda ders çalışıyordum.
Eylül başı gibi Malatya'ya geri intikal etmiş ve böylece benim için çok faydalı olduğuna inandığım bir intikal dönemi yaşamıştım.

İNCİRLİK'DEN ZİYARETÇİLERİMİZ VAR
İncirlik intikalinde tanıştığım üs içindeki bir Amerikalı aileyle dost olmuş ve Malatya'ya döndüğümüzde o aileyi misafir olarak davet etmiştim. Yüzbaşı rütbesinde olan bu arkadaşımın adı Mike, onun eşi ve şu an isimlerini hatırlayamadığım başka bir subay aile ile gelmişlerdi. Akşam yemeği için lojman gazinosunda yer ayırtmıştım ve Birlik İçi Lisan kursunda beraber olduğumuz Hv. SSO. Yzb. Celalettin Emrem de İncirlik intikalinde Yzb. Mike ile tanışmış olduğu için onu da yemeğe davet etmiştim. Canlı müzik eşliğinde çok güzel ve eğlenceli bir akşam yemeği yemiştik. Mike ve arkadaşı tek arabayla İncirlik'ten gelmişlerdi. Arabaları çok güzel bir Amerikan Jeep markasıydı.
Akşam üzeri geldikleri için evimize gitmemiş direk olarak Lojman Gazinosuna yemeğe geçmiştik. Yemeğimizi ve eğlencemizi bitirmiş ve evlerimize gitmek için gazinodan çıkmıştık. Plana göre Emrem abim Mike'ın arkadaşı olan aileyi evlerinde misafir edecekler ve biz de Mike ve eşini misafir edecektik. Emrem abim önce hep beraber bize gidelim ve kahve içelim teklifinde bulundu, birlikte kabul ettik. Sonra ben Mike'a beni takip etmelerini söyledim ve eşimle arabamıza bindik. Aman Allah'ım o da ne, arabam çalışmadı. Birkaç kez daha denedim yine çalışmadı. Bunun üzerine yanıma gelen Mike ve arkadaşına durumu ve arabamın geçmişini kısaca anlattım ve arabayı itmeleri için ricada bulundum. Emrem abim ve eşi bizden önce giderek hazırlık yapmak istemişlerdi. Arabamı ittirip vurdurarak çalıştırdım. Böylece benim bu arabamı ittirmeyen bir Amerikalılar kalmıştı onu da tamamlamış oldum. Haliyle bir Amerikalıya hayatında belki de ilk ve son kez araba ittirme tecrübesini yaşatmış oldum. Emrem abimlerden geç saatte evimize geçtik. Sabah kahvaltısından sonra Emrem abim ve........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play