Değerli Okuyucularım, Sevgili Gençler; yazılarımı yayımlamaya henüz başladığım Bölüm-2 de doğup büyüdüğüm ve ilkokula gittiğim köyümdeki yaşamımı ve köyümün fiziki olarak mahrumiyetlerini (yol, su ve elektrik) sizlerle paylaşmıştım. Ayrıca köyümde yerleşim çoğunlukla yamaçlarda kurulmuş olup dağlara doğru yükselen arazi yapısına sahiptir. Bizim Köyiçi’nden başka Kelömer dediğimiz bir mevkide ayrı bir fındık bahçemiz vardı. Burası köydeki evimize yaklaşık 2km mesafede olup sürekli yükselen bir eğimle araba yolunu takip ederek gidilirdi, yani gidiş çok zor olurdu. Yine bildiğiniz gibi 80 li yıllarda köylerde ısınma ve yemek pişirme amaçlı yakacak olarak odun kullanılırdı. İşte Kelömer dediğimiz bahçemizde ormanımız da vardı ve biz odun ihtiyacımızı buradan karşılıyorduk. O zamanlarda ormandan kesilen odunları kolonlara sarıp sırtımızda araba yolundan köydeki evimize taşırdık. Dönüş yolu yokuş aşağı olduğu için kısmen daha kolay bir taşıma oluyordu. İşte Annemin Kelömer’e gittiği ve odun alıp köye döndüğü bir gün, benim köyümün üzerinden Phantom uçağıyla geçtiğim güne denk gelmiş. Daha sonra köydeki komşularımızdan öğrendiğime göre annemin sırtında odunla kendisini korumak için bir çukura atlamış ve çok korkmuş olduğunu duymuştum. Çok üzülmüştüm ama, çok şükür ki daha kötü bir olay yaşanmamıştı. Bir daha da uçakla Giresun’a gitmeyi aklımdan bile geçirmemiştim.

BİR DART VURULMA HİKAYESİ

DART: Havadan havaya atış eğitimi yapılan hava hedefi.
Yukarıdaki F-5 uçağının sol kanadı altında görünen hava hedefine DART adı verilir. Gerçek hava muharebesi şartlarında hedef uçağın makinalı top ile vurulması eğitiminde kullanılmaktadır. Dart uçağı her zaman 1 numara olarak kalkar ve diğer numaralar sonra kalkıp dart uçağını takip ederler. Dartın çekme ve taşıma sürat limiti olduğundan dolayı dart atışı yapılan sahaya gidiş normalden daha düşük süratle olduğu için fazla zaman alırdı. Şimdi sizlere yaşadığımız çok ilginç bir dart atış uçuşunu anlatacağım.
1986 yılının bahar aylarında olduğunu tahmin ettiğim (mayıs ayı olasılığı yüksek) Filolar arası atış yarışmasında hava-hava dart atışı diye bilinen göreve 4 lü kol yani 4 uçak planlanmıştık (dart uçağı ile 5 li kol). Dart uçağının pilotu Yzb. Yavuz Koral, ben 4 lü kolun lideri ve arka kokpitte tüm filonun çok sevdiği 1981 devresinden bir arkadaşım olan Hv. Plt. Ütğm. Kemal Cevizci ile uçuyordum. Şu an aradan 37 sene geçtiği için diğer 2,3 ve 4 numaralı uçaklarda kimlerin uçtuğunu hatırlamıyorum doğal olarak.
Dart uçağı dahil, 5 uçak uçuş öncesi brifingimizi yapmış olarak uçak başına gitmiştik. Uçak başı, motor çalıştırma, pist içi ve kalkış sorunsuz bir şekilde gerçekleşmişti. Daha önce de bahsettiğim gibi dart uçağının sürat limitinden dolayı normal seyir süratimizden daha düşük bir süratle 5 uçak Adana/Karataş bölgesinde bulunan ve bu görev için NOTAM’ lanmış hava-hava sahasına doğru uçuyorduk.
Havacılıkta NOTAM demek; bir görev için sınırları(koordinatları) ve yüksekliği belirlenmiş ve belirtilen zaman içinde girilmesi yasak olan sahanın askeri olarak bildirim mesajı demektir.
Mühimmat olarak her uçakta 100 tane eğitim top mermisi vardı.
Normalden daha uzun bir zamanda hava-hava atış sahasına varmış ve tüm emniyet kontrollerini yapmıştık. Havacılık tabiriyle dart için sırası gelen uçak, silahı yani makinalı topu kuruyordu. Atış sırası olmayan diğer uçakların ise makinalı toplarının her zaman için emniyeti kapalı olurdu.
Sırası gelip darta atış için yer alan uçak numarasını söyleyip hazır olduğunu telsizden dart uçağına bildirirdi. Yani”1 numara hazır” gibi. Bu ikaz, dart uçağının dönüşe başlamasının işaretiydi. Dönüşe giren dart uçağının saldığı dart, savruluşla beraber dart uçağının düzleminden ayrılırdı. Emniyet açısından bu dönüş atıştan önce mutlaka yapılıyordu ve atış için dalış yapan uçak mutlaka dönüş içinden yaklaşıp atış yapıyordu.
Hava-hava atış sahasına geldiğimizde dart pilotu gerekli kontrollerini yapmış ve dart salma butonuna basmıştı. Bizler Dartın uçaktan ayrıldığını ve düzgün olup olmadığını kontrol ediyorduk. Dartın mekanizmasına sarılı 1500feet (450m) uzunluğunda bir ucu uçak istasyonuna ve diğer ucu ise darta bağlı çelik halat boşalmaya başladı ve dart sorunsuz bir şekilde açılmıştı. Uçuş öncesi yaptığımız brifing de numara sırasına göre atış yapacaktık.
İlk önce ben atış yapacağım için yerimi aldım. Kontrollerimi bitirip “1 numara hazır” ikazı yaptım. Dart uçağının dönüşe girdiğini görünce makinalı top emniyetini açıp atış için dalışa başladım. Makinalı top menziline gelince çok kısa tetiğe bastım ve darttan konfeti şeklinde parçalar çıktığını gördük. Dart vuruldu ikazıyla çıkış yaptım. Fakat dartın sadece gövdesi olan kanatların monte edildiği bölümü kalmıştı. Daha sonra dart uçağının pilotu dartı kontrol etmemizi istemişti. Bunun üzerine darttan geriye kalan bölüme bakmak için yaklaştığımda aşağıdaki resimde görünen kısım kalmış ve dart atışımızı tamamlamıştık. Yani temsili olarak F-5 uçağının sol kanat altında resmi görülen 4 kanattan hiçbiri kalmamıştı. Şimdi buraya bir nokta koyup bazı bilgiler vermek istiyorum.

Yukarıdaki resim, “Bir Dart Hikayesi’nde” bahsettiğim dart resmidir. Resmin solunda beraber uçtuğum sevgili kardeşim Ütğm. Kemal Cevizci AKU (Arka Kokpit Uçucusu) olarak uçmuştu. Dartın üstündeki sarı kartonda ‘’ BU BİR ZAMANLAR DARTTI’’ yazıyor.
Normal uçuşlarımızda yani filolarda yaptığımız hava-hava dart atış eğitimlerinde dart vurulsa bile, eğer normal uçuyorsa diğer uçaklar darta atış yapmaya devam ederler. Dart vurulduğunda tono (kendi etrafında dönüş) atıyorsa, irtifa alıp veriyorsa ya da tanımlanamayan anormal hareketler yapıyorsa hava-hava yarışması olsa dahi denize bırakılır. Benim vurduğum dart, hava-hava yarışmasında vurulduğu için (üstelik vurulacak kanat kalmadığı için) diğer uçakların atış yapmasına gerek olmadan inişe gidildi ve dartın vurulması karşılığı puan filomuza yazıldı. Vurulan dart üsse kadar dikkatlice çekilir ve alçalış yapılıp dart bırakma sahasına atılır.
Daha sonra hakem heyeti dartın vurulduğundan emin olmak için kontrole gelirler. Bu dart atıldıktan sonra böyle bir kural olmamasına rağmen 173’üncü Filo’nun önüne getirilmişti.
Dartın 173’üncü Filo önüne getirilmesinden kısa bir süre sonra üs komutanımız Hv.Plt.Tuğg. Lütfi Akdemir komutanım filoya gelerek dartı görmek istemişti.
Tamamen büyük tesadüfle böyle bir dart vurulma olayı gerçekleşmiştir. 4 kanadının koptuğu bir dart uçuşunu Hava Kuvvetleri tarihinde o zamana kadar hiç duymamıştım.
Değerli Okuyucularım, Sevgili Gençler; bu haftada sizlerle paylaşımımın sonuna geldik. Haftaya değerli devre arkadaşımız Hv.Plt.Yzb. Enis Küçüközbal’ın şehadetini ve “uzun bir yol hikayesi” anılarımı sizlerle paylaşacağım.
Sevgiyle kalınız.

QOSHE - KAPTANIN KÖŞESİ/ BÖLÜM-26 - Kamil Güngör
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

KAPTANIN KÖŞESİ/ BÖLÜM-26

20 20
23.12.2023

Değerli Okuyucularım, Sevgili Gençler; yazılarımı yayımlamaya henüz başladığım Bölüm-2 de doğup büyüdüğüm ve ilkokula gittiğim köyümdeki yaşamımı ve köyümün fiziki olarak mahrumiyetlerini (yol, su ve elektrik) sizlerle paylaşmıştım. Ayrıca köyümde yerleşim çoğunlukla yamaçlarda kurulmuş olup dağlara doğru yükselen arazi yapısına sahiptir. Bizim Köyiçi’nden başka Kelömer dediğimiz bir mevkide ayrı bir fındık bahçemiz vardı. Burası köydeki evimize yaklaşık 2km mesafede olup sürekli yükselen bir eğimle araba yolunu takip ederek gidilirdi, yani gidiş çok zor olurdu. Yine bildiğiniz gibi 80 li yıllarda köylerde ısınma ve yemek pişirme amaçlı yakacak olarak odun kullanılırdı. İşte Kelömer dediğimiz bahçemizde ormanımız da vardı ve biz odun ihtiyacımızı buradan karşılıyorduk. O zamanlarda ormandan kesilen odunları kolonlara sarıp sırtımızda araba yolundan köydeki evimize taşırdık. Dönüş yolu yokuş aşağı olduğu için kısmen daha kolay bir taşıma oluyordu. İşte Annemin Kelömer’e gittiği ve odun alıp köye döndüğü bir gün, benim köyümün üzerinden Phantom uçağıyla geçtiğim güne denk gelmiş. Daha sonra köydeki komşularımızdan öğrendiğime göre annemin sırtında odunla kendisini korumak için bir çukura atlamış ve çok korkmuş olduğunu duymuştum. Çok üzülmüştüm ama, çok şükür ki daha kötü bir olay yaşanmamıştı. Bir daha da uçakla Giresun’a gitmeyi aklımdan bile geçirmemiştim.

BİR DART VURULMA HİKAYESİ

DART: Havadan havaya atış eğitimi yapılan hava hedefi.
Yukarıdaki F-5 uçağının sol kanadı altında görünen hava hedefine DART adı verilir. Gerçek hava muharebesi şartlarında hedef uçağın makinalı top ile vurulması eğitiminde kullanılmaktadır. Dart uçağı her zaman 1 numara olarak kalkar ve diğer numaralar sonra kalkıp dart uçağını takip ederler. Dartın çekme ve taşıma sürat limiti olduğundan dolayı dart atışı yapılan sahaya gidiş normalden daha düşük süratle olduğu için fazla zaman alırdı. Şimdi sizlere yaşadığımız çok ilginç bir dart atış uçuşunu anlatacağım.
1986 yılının bahar aylarında olduğunu tahmin ettiğim (mayıs ayı olasılığı yüksek) Filolar arası atış yarışmasında hava-hava dart atışı diye bilinen göreve 4 lü kol yani 4 uçak planlanmıştık (dart uçağı ile 5 li kol). Dart uçağının pilotu Yzb. Yavuz........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play