BAYRAM SENSİN EVLAT, SEN GELSEN BAYRAM OLUR
Bayram sabahları, sadece bir takvim yaprağının düşmesi değil; kalplerde umut, gözlerde bekleyiş, sofralarda özlem demektir. Çocuklarını dört gözle bekleyen anne babalar için bu günler, yılların biriktirdiği hasretin en duygusal anlarına dönüşür. BAYRAMIN SESSİZ KAHRAMANLARI . Elinde tatlı tepsisi, gözü kapı zilinde olan anneler.. Koltuğunda bayramlık elbiselerini giymiş, gözleri yolda olan babalar.. Her gelen sesin, ayak sesinin” O mu acaba” diye düşünülmesi. BEKLEYİŞİN KUTSALLIĞI. Bayram, sadece kavurma ya da baklava değil; bir araya gelmenin, gönülleri buluşturmanın vesilesidir.. O özlem dolu bekleyiş, bir ibadet kadar kıymetlidir ve sabrın en güzel örneğidir.. Telefon sesiyle bile sevinmeyi bilen anne babalar ”Gelsen yeter” diyen sessiz dualardır aslında. BİR YÜREĞE DOKUNMAKEğer bu bayramda anne babanız uzakta bekliyorsa, bir selam gönderin. Küçük bir mesaj, bir görüntülü arama, belki bir gün kavuşma umudu. Çünkü onların bayramı sizsiniz. Siz gelince onlar için bayram olur. Her ne sebeple olursa olsun Allah hiçbir anne babaya aşağıdaki mektubu yazacak kadar evlat hasreti ve çaresizlik yaşatmasın.Canım EvladımızBugün bayram. Evimizin duvarlarını süsleyen takvimde belki sıradan bir gün gibi duruyor ama bizim gönlümüz de apayrı bir anlam taşıyor. Her bayram sabahı olduğu gibi yine erkenden kalktım, senin sevdiğin tatlıları yaptım. Fırından gelen kokular eve yayıldıkça, sanki senin sesin de koridordan gelecekmiş gibi geliyor bana. Kapıya her yürüdüğümde bir umut taşıyorum. Belki zil çalar, belki ayak seslerin yaklaşır. Ama sessizlik, her zaman sessizce konuşuyor bizimle. Bekleyişin kıymetini anladım artık, evlat. Bayram, geleneğiyle değil özlemiyle dokunuyor yüreğime ve senin gülüşünle tamamlanıyor aslında. Biliyorum, hayat koşuşturmacası, zamanın hızlı akışı bazen engel olur. Ama bir selamın yeter. Bir ”Bayramınız mübarek olsun anneciğim, babacığım” demen dünyalar kadar sevinç olur bizim için. Çünkü bayramı bayram yapan, o bir araya geliş değil midir zaten? Eğer gelemiyorsan da unutma ki bizim bayram soframızda hep senin için bir tabak hazır. Kalbimizin köşesinde hep senin için bir yer ayrılmış. Biz her bayramda seni bekliyor, seni hayal ediyor, seni seviyoruz. Dualarımızda hep sen varsın. Rabbim seni korusun, yollarını açık etsin. Ve inşallah bir bayram sabahı, seni kapımızda görmenin sevincini yaşatır bize. . ”Hani çocukken bayramlıklarını giyip koşa koşa gelirdin ya” . ”Bayram sabahı ilk uyanan sen olur, bizi neşeyle uyandırırdın” . ”Salondaki eski çerçevede gülümseyen yüzün hep bizimle.” . ”Senin sevdiğin yemekleri hazırladım yine. Sanki geleceksin gibi.” . ”Masanın başköşesi hep senin. Tabaklar konuldu ama gözler hep seni arıyor.” . ”Kapı çalmasa da evdeki sessizlik senin adını fısıldıyor.” . ”Her sessizlik senin olmadığını bağırıyor gibi” . ”Geceleri yıldızlara bakıp acaba şimdi ne yapıyor? Diye düşünüyoruz.” . ”Ne kadar uzakta olursan ol, sen bizim kalbimizdesin.” . ”Bayram bizim için sensin. Sen gelince bayram olur.. “Hani bayram sabahı erkenden kalkıp, küçük ellerinle harçlıklarını toplamaya çıkardın ya. Şimdi o elleri tutmayı ne çok istiyoruz.”. ”Senin için içli köfte yaptım bugün, belki gelirsin diye. Ama mutfakta değil, kalbimizde pişiyor artık her lezzet.”. ”Kapı zili sessiz kalınca anlıyoruz ki bu bayramda da seni yalnızca dualarımızda misafir ediyoruz.”. ”Dualarımızda hep senin adını söyledik Rabbime. Sağlığını, huzurunu, yolunun açık olmasını diledik.”. ” Son olarak canım evladımız, 'Bayram sensiz eksik. Ama sevginle tamamlanıyor her dua.”“Seni çok seven Annen Baban”Değerli Okuyucularım; böyle günlerde değerli dostlarımızla bir araya geldiğimizde çocukluğumuzdaki bayramlardan bahseder ve ne kadar mutlu bayramlar yaşadığımızı konuşuruz. Maalesef her şeyde olduğu gibi yaşam kültürümüzde de zamana yenik düştük. Bununla şunu demek istiyorum. 1960'lı ve daha sonraki yıllarda aileler çok kalabalık ve tüm aile aynı evde yaşıyorlardı. Dolayısıyla çocuklar büyükleriyle beraber uzun yıllar bayramları geleneklerimize göre kutluyorlardı. Maalesef zaman içinde yaşadıkları çevre ve mekânlar ailelere dar ve yetersiz gelmeye başladı ve buna ekonomik yaşam şartları da eklenince adına gurbet dediğimiz yeni yaşam kültürü aile üyelerini birbirlerinden ayırdı. Gurbetin ilk zamanlarında ve daha sonraki yıllarda ekonomik zorluklar ve çocukların eğitimleri, insanları uzun yıllar doğup büyüdükleri memleketlerinde bıraktıkları yakınlarını ziyaretlerini engelledi. Yine, ekonomik zorluklar ve gurbette yaşamak için tutunma çabaları uzun süre, ailelerin bayramlarda sılaya dönme ve büyüklerini ziyaret etmelerini olanaksız kıldı. Hal böyleyken, yine de çoğu Karadenizli yaz aylarında fındık zamanı memleketlerine giderler, hayattaki aile büyüklerini ziyaret ederek hem fındık toplamalarına yardımcı olurlar hem de yaz süresince yetiştirdikleri ürünleri(taze fasulye, fındık, turşu, salatalık, mısır unu vb.) dönüşlerinde evlerine götürürlerdi. Eski Bayramları düşündüğümüzde bugün belki de en çok ihtiyacımız olan şey biraz daha anlayış, biraz daha merhamet ve biraz daha paylaşmaktır..Bir kapıyı çalmak, bir gönül almak, bir yalnızın halini sormak..Belki de bayramın en güzel tarafı ve özeti budur.Bir bayram sabahı torunlarımın gözlerindeki o heyecanı gördüğümde kendi çocukluğumun bayramları gelir aklıma. Torunlarım Nil'in, Uzay'ın ve Toprak'ın bayram sevincini izlerken zamanın nasıl akıp geçtiğini daha iyi anlıyor insan. Bir zamanlar büyüklerimizin elini öpen bizdik, şimdi aynı geleneği yeni nesillerin yaşattığını görmek ayrı bir mutluluk veriyor. O an insan şunu daha iyi anlıyor: Bayram aslında sadece bir gün değil, nesilden nesile aktarılan bir sevgi mirasıdır. Dilerim ki çocuklarımız ve torunlarımız da aynı sıcaklığı, aynı birlik duygusunu yıllar boyunca yaşatmaya devam ederler.Bu vesileyle başta kıymetli Giresunlu hemşerilerim olmak üzere tüm milletimizin Ramazan Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın; sağlık, huzur, bereket ve gönül birliği getirmesini diliyorum. Kapılarınızın sevgiye, sofralarınızın berekete, gönüllerinizin huzura açık olduğu nice bayramlara.Bayramınız mübarek olsun.Not: Yazımdaki bazı paragraflar, cümleler alıntıdır ve en içten duygularımla tümüne katılıyorum.
