Altan Tan'ın naklettiğine göre, Kürtçülük hareketinin önde gelen isimlerinden Ekrem Cemilpaşa, hâtıralarında Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a gönderilmesi konusunda şunları söylemektedir:
“Diyarbekir'de faaliyetlerimize sıcaklık verdiğimiz 1918-1919 senesinin ilkbaharında, hiç akla gelmeyen bir rakip karşımıza çıktı. Bu kişi Mustafa Kemal'di. Mustafa Kemal, Sultan Vahdeddin'i kafese koymuş, askerî müfettişlik namıyla bir vazife koparmış ve gizlice Erzurum'a varmıştı” (Altan Tan, “Kürt Sorunu”, s. 181)!
Ekrem Cemilpaşa bile, müfettişlik görevini, Mustafa Kemal Paşa'nın Sultan Vahdeddin'i kafese koyarak, yani kandırarak elde ettiğini söylüyor!
Atatürk'ün Samsun'a gönderilişi ile ilgili olarak Andrew Mango'nun şu tespitleri de oldukça değerlidir: “9 Mart 1919'da düzeni sağlamaya yardımcı olmak için 200 İngiliz askeri Samsun'a ayak bastı. 21 Nisan'da, İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorp, Sadrazama, Osmanlı Ordusunun Sivas'tan Erzurum'a kadar Doğu Anadolu'nun iç kesimlerinde 'şûrâlar' kurduğundan şikâyet ederek, dağıtılmaları için derhâl önlem alınmasını istedi. Osmanlı Hükümeti bu isteği, İtilâf Devletleri işgalinin genişlemesinin başlangıç adımı sandı. Gerçekte ise, İtilâf Devletleri Anadolu'nun iç kesimleri bir yana, Karadeniz Bölgesi'nde bile varlığını güçlendirmek için yeterli insan ve irade gücüne sahip değildi. 1919 Mart'ında küçük bir İngiliz müfrezesi Samsun'a çıktıktan hemen sonra, İngiliz Hükümeti Kafkaslardan geri çekilmeye karar verdi. Doğu Anadolu'da artık İngilizlerin askerî açıdan işe karışması söz konusu olamazdı. Osmanlı ordusu bütün bölgeye hâkimdi. Gerçi, İngiliz subayları Osmanlı birliklerini silâhsızlandırmak için çabalarını sürdürüyorlardı ama, onlara destek verecek güçleri yoktu. İstanbul'da İngiliz ordusunun varlığına hayranlıklarını sürdüren Padişah ile Damat Ferid Paşa tablonun tümünü göremiyorlardı” (Andrew Mango, “Atatürk”, s. 257)!
Görüldüğü gibi, bir yabancı araştırmacı bile, gerçeği bu kadar net görebiliyor.
Prof. Bülent Tanör de, Atatürk'ün görevlendirilmesiyle ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapmaktadır: “Sarayı bu görevlendirmeye ikna eden husus, Anadolu'daki karışıklıkların İngilizleri rahatsız etmesi, bu yüzden de saray ve hükümetlerine baskı yapmalarıydı. Görevlendirmenin görünürdeki hedefi, buralardaki asayişsizliği önlemek ve Şûrâları ortadan kaldırmaktı. Ayrıca, (İstanbul'da bulunduğu )altı aylık dönemde Mustafa Kemal, Vahdeddin'in kuşkusunu çekmemiş, hattâ bir anlamda güvenini kazanmıştı. Padişah; halk ve ordu desteğini, Mustafa Kemal Paşa'dan umar durumdaydı” (“Kurtuluş”, s. 49).
Padişah Vahdeddin'in Atatürk'ü Anadolu'ya göndermesinin asıl sebebi, Türklerin direnişini önlemek olduğu hâlde, günümüzde ısrarla, bunun aksi savunulmaktadır.
VAHDEDDİN İNGİLİZ
MANDASI İSTİYOR!
Vahdeddin, 30 Mart 1919'da, Damat Ferid aracılığıyla, kendi eli ile yazdığı bir tasarıyı, İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe'a ulaştırır. Buna göre Vahdeddin, “Osmanlı İmparatorluğu'nun 15 yıl müddetle İngiliz sömürgesi olmasını teklif etmektedir (Turgut Özakman, “Şu Çılgın Türkler”, s. 17)!
Kâzım Karabekir Paşa, Padişah Vahdeddin'in İngiliz mandasından yana olan bu tavrını şu sözlerle eleştirir: “Boğazlar ve birkaç vilâyet Fas Sultanlığından beter bir hâlde, İngiliz himayesinde bir Hıdivlik olacaktı. Padişah ve murdar maiyeti, yaşamak için bu namussuzluğu kabul etmişler ve başka çaremiz kalmadı, İttihatçılar memleketi batırdı, bu kadarını olsun kurtarabildik diye vicdan acılarını giderecek formül de bulmuşlardı” (Kâzım Karabekir, “İstiklâl Harbimiz”, s. 146)!
VAHDEDDİN SAKARYA'DAN SONRA BİLE İNGİLİZLERLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYDİ!
Sakarya Zaferi'nden sonra bile, Vahdeddin'in Anadolu'ya karşı tavrında herhangi bir değişiklik yoktur. Nitekim 7 Ağustos 1922 tarihinde, yani, Büyük Taarruz'dan kısa bir süre önce, Sir Harold Rumbold'la yaptığı son görüşmede Milliyetçilere hakaretler yağdırır. Onların bir hükümet değil, bir âsiler ve ihtilâlciler topluluğu, İttihatçı ve Bolşevik olduklarını söyler. Rumbold Padişah'ın bu sözlerinden sonra şunları düşünür: “İnanılmaz bir durum. Türk Sultanı, düzenini korumak amacıyla, Sakarya Savaşı'nı kazanmış olan Türk Ordusunu silâhla yok etmek istiyor, daha da şaşırtıcı olanı yok edebileceğini sanıyor. Böyle birine ne denir” (Turgut Özakman, “Şu Çılgın Türkler”, s. 59l)?
Milleti ve vatanı bir kenara bırakıp, sadece saltanatını nasıl sürdüreceğini düşünen Vahdeddin, İngiltere'ye karşı tam bir güven ve bağlılık duygusu içerisindedir! Padişah ve çevresinin bu gafleti, işgalciler için âdeta Tanrı'nın bir lütfudur. Nitekim, İstanbul'da bulunan İngiltere Yüksek Komiser Yardımcısı Amiral Webb, Londra'ya şunları yazmaktadır: “Memleketi işgal etmediğimiz hâlde, şimdi vâlilerini atıyor, ya da görevden uzaklaştırıyoruz; polisleri yönetiyor, basınlarını denetliyor, zindanlarına girerek Rum ve Ermenileri işledikleri suçlara aldırmaksızın serbest bırakıyoruz. Halife elimizde bulundukça, İslâm dünyası üzerinde ek bir denetleme aracına sahibiz. Bildiğiniz gibi, Padişah bizi buraya yerleştirmek istiyor” (Attilâ İlhan, Cumhuriyet, 24.02.1998)!
Emekli Büyükelçilerimizden Bilâl Şimşir'in belirttiğine göre, İngiliz Yüksek Komiseri Sir H. Rumbold'un Londra'ya gönderdiği rapordan, Vahdeddin'in Sadrazam Tevfik Paşa'yı, 25 Mart 1922 günü gizlice kendisi ile görüşmeye gönderdiği ve şu teklifte bulunduğu anlaşılmaktadır: “Eğer Doğu Trakya ve Edirne Türkiye'ye bırakılırsa, Boğazların koruyuculuğu İngiltere'ye verilebilecektir. Böyle bir anlaşma, İngiltere'nin hilâfete düşman olduğu ve Türkiye'yi yıkmak istediği yolunda, Hindistan'da ve başka yerlerde yaygın olan kanaati hemen ve ebediyen yıkacaktır. Anlaşma, aksi fikrin parlak bir kanıtı olacaktır ve İngiltere'nin hilâfetin hâmîsi ve şeriki olduğunu İslâm dünyasına beyan edecektir” (Bilâl N. Şimşir, “İngiliz Belgeleri ile Sakarya'dan İzmir'e”, s. 281)!
İngiltere, 1 Nisan tarihinde, Osmanlı Sultanının bu teklifini reddettiğini bildirecektir.
Düşününüz ki, Sakarya Zaferi'nden sonra bile zihniyet budur! ./…

QOSHE - VAHDEDDİN HAKKINDAKİ GERÇEKLER (3) - İsmail Şefik Aydın
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

VAHDEDDİN HAKKINDAKİ GERÇEKLER (3)

31 0 0
10.10.2022

Altan Tan'ın naklettiğine göre, Kürtçülük hareketinin önde gelen isimlerinden Ekrem Cemilpaşa, hâtıralarında Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a gönderilmesi konusunda şunları söylemektedir:
“Diyarbekir'de faaliyetlerimize sıcaklık verdiğimiz 1918-1919 senesinin ilkbaharında, hiç akla gelmeyen bir rakip karşımıza çıktı. Bu kişi Mustafa Kemal'di. Mustafa Kemal, Sultan Vahdeddin'i kafese koymuş, askerî müfettişlik namıyla bir vazife koparmış ve gizlice Erzurum'a varmıştı” (Altan Tan, “Kürt Sorunu”, s. 181)!
Ekrem Cemilpaşa bile, müfettişlik görevini, Mustafa Kemal Paşa'nın Sultan Vahdeddin'i kafese koyarak, yani kandırarak elde ettiğini söylüyor!
Atatürk'ün Samsun'a gönderilişi ile ilgili olarak Andrew Mango'nun şu tespitleri de oldukça değerlidir: “9 Mart 1919'da düzeni sağlamaya yardımcı olmak için 200 İngiliz askeri Samsun'a ayak bastı. 21 Nisan'da, İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Calthorp, Sadrazama, Osmanlı Ordusunun Sivas'tan Erzurum'a kadar Doğu Anadolu'nun iç kesimlerinde 'şûrâlar' kurduğundan şikâyet ederek, dağıtılmaları için derhâl önlem alınmasını istedi. Osmanlı Hükümeti bu isteği, İtilâf Devletleri işgalinin genişlemesinin başlangıç adımı sandı. Gerçekte ise, İtilâf Devletleri Anadolu'nun iç kesimleri bir yana, Karadeniz Bölgesi'nde bile varlığını güçlendirmek için yeterli insan ve irade gücüne sahip değildi. 1919 Mart'ında küçük bir İngiliz müfrezesi Samsun'a çıktıktan hemen sonra, İngiliz Hükümeti Kafkaslardan geri çekilmeye karar verdi. Doğu Anadolu'da artık İngilizlerin askerî açıdan işe karışması söz konusu olamazdı. Osmanlı ordusu bütün bölgeye hâkimdi. Gerçi, İngiliz subayları Osmanlı birliklerini silâhsızlandırmak için çabalarını sürdürüyorlardı ama, onlara destek verecek güçleri yoktu. İstanbul'da İngiliz ordusunun varlığına hayranlıklarını sürdüren Padişah ile Damat Ferid Paşa tablonun tümünü göremiyorlardı” (Andrew Mango, “Atatürk”, s. 257)!
Görüldüğü gibi, bir yabancı araştırmacı bile, gerçeği bu kadar net görebiliyor.........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play