We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

TEK PARTİ DÖNEMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME (7)

12 0 0
01.03.2021

Bursa Amerikan Kız Koleji'ndeki hadise konusunda, Doğan Avcıoğlu şu değerlendirmeyi yapmış: “Hıristiyanlık propagandası ile, Bursa Amerikan Kız Koleji'nde 3 kız öğrencinin Hıristiyan olması üzerine, 29 Ocak 1928 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile bu okulun derhâl kapatılması, Atatürk döneminin misyonerlik faaliyetleri konusundaki hassasiyetine çarpıcı bir örnektir. Bursa olayından sonra hükümet okul kapatmadığı hâlde, birçok misyoner okulu kapılarını kapatmıştır. 1939 yılına gelindiğinde, Amerikan Misyoner Kurulu'nun dört okulu kalmıştır” (“Millî Kurtuluş Tarihi”, s. 367, 370)!
Bu konu, Diyanet işleri Başkanlığınca çıkarılan Diyanet Dergisi'nde, Doç. Şinasi Gündüz'ün bir makalesinde de ele alınmış. Doç. Şinasi Gündüz şu çarpıcı tespitleri yapmış:
“Cumhuriyetin kurulduğu sırada misyoner kurumları çerçevesinde Anadolu'da aktif olan çeşitli eğitim kurumları bulunmaktaydı. Ancak ilerleyen dönemde, bunların birçoğu ya kendiliğinden ya da devletin müdahalesiyle kapanmak zorunda kaldı. Örneğin Bursa'da faal olan Amerikan Kız Koleji, burada eğitim gören kızlardan üçünün Hıristiyan olduğu haberlerinin yayılması üzerine bizzat, Atatürk tarafından kapatıldı!”
Doç. Gündüz daha sonra, 'Çok Partili Sisteme geçilmesine ve Türkiye'nin izlediği politikanın dışa açılmaya başlamasına paralel olarak, misyonerlik faaliyetlerinin de yeniden canlanmaya başladığına dikkat çeker' (Diyanet Dergisi, Cilt 38: Sayı: 2, s. 18).

PEYGAMBERİMİZİN KABRİNİ KURTARAN DA ATATÜRK!
Hz. Peygamberimizin kabrinin Suudîler tarafından yok edilmesini önleyen de Atatürk'tür. Atatürk hakkındaki pek çok gerçek gibi, bu çok önemli gerçek de milletimizden ve İslâm Âleminden saklanmıştır! Bilindiği gibi Vahabî Suudîler mezar yapılmasına karşıdırlar. Bu anlayış sebebiyle Medine'de birçok sahabenin mezarını tahrip etmişlerdir. Bunların Peygamberimizin mezarını da yok edecekleri haberi Ankara'ya gelir gelmez Atatürk Riyad'a çok ağır bir telgraf çekerek böyle bir şeye izin vermeyeceklerini bildirir. Atatürk'ün bu kararlılığı karşısında Suudîler bu niyetlerinden vazgeçmek zorunda kalırlar. Prof. Nevzat Yalçıntaş katıldığı bir TV programında bu belgenin bir örneğini bizzat gördüğünü açıklamıştır (Avrasya TV, Beyin Fırtınası programı 4.07.2008).

ATATÜRK'ÜN DİNE BAKIŞI
Kendilerini yüce dinimizin sahipleri gibi gören........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play