TTBB Genel yüce kavramları bir şal gibi kullanıyor.
Dünya ülkelerini borçlandırarak kontrol altına almak isteyen ÜST AKLIN bir hedefi de, millî kültürleri ve aile kurumunu yok etmektir. Eski CIA Başkanlarından Alen Dulles'in 1950'li yıllarda söylediği şu sözlerde de bunu açıkça görmekteyiz: “İnsan bilincine seks, şiddet, sadizm ve ihânet aşılayacak, her türlü ahlâksızlığı teşvik eden sanatçıları destekleyecek ve onları yetiştireceğiz. Alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı, şiddet ve ihânet, halklar arasında düşmanlık, bütün bunları dikkatle ve gizlice işleyeceğiz. İnsanlarla çocukluklarından itibaren ilgilenmeliyiz. Esas olarak gençliğin üzerinde yoğunlaşmalı, gençliği ayartmalı ve bozmalıyız. Onları çıkarcı, sıradan ve kozmopolit tipler hâline getirmeliyiz!”
Bunların yapılmadığını söyleyebilir misiniz?
Nereden nereye geldiğimizi anlatabilmek için şu örnek yeterlidir sanıyoruz: Televizyonda bir filim izlemiştik. II. Dünya Harbi'nde Alman şifrelerini çözen İngiliz bilim adamı aynı zamanda homoseksüeldir. Öyle büyük bir işe imza atan bu adama, mahkeme kararı ile, her hafta bir sağlık kuruluşuna giderek, kendisine kadınlık hormonu iğnesi vurulması cezası veriliyor. Düşününüz ki, bu İngiltere'de bugün artık, aynı cinsten insanlar evlenebiliyorlar! Hollywood filimlerinde de artık, bol bol eşcinselliğe yer veriliyor!
LGBT TEŞVİK EDİLİYOR!
Yazar Hüseyin Çiloğlu'nun verdiği şu örnekler de, bir Beynelmilel Proje ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor: “Aile kurumuna karşı sistematik hâle gelen Batı kaynaklı saldırılar, Tek Kutuplu Dünya'ya geçilen 1990'ların başından itibaren gündemdedir. Sözde 'ırkçılıkla mücadele' ve 'cins ayrımını ortadan kaldırmak' gibi soslarla pazarlanan sentetik gündemler, günümüzde revaçta olan trendler; bunlar, medya ve kitle iletişim araçları ile, özellikle son on yılda çığırından çıkmış bir biçimde toplumların algısına ekilmeye başlandı.
Olaylar nereye doğru gidecek derken, Batı'nın 'Hür Ulusları', tek tek bu konudaki gündemlere ciddî mesai ayırmaya başladılar. 2012 yılında Kanada Ontario'da, çocuklara yönelik transseksüelliğin tanıtıldığı eğitimler, ülkenin Eğitim Bakanlığı tarafından bizzat desteklenmiştir! 2017 sonunda İngiltere'de ilkokullar, hükümetin, sözde 'önyargılarla savaşmayı amaçlayan' yeni kılavuzu ile, trans bireyleri kutlayan kitapları ve öğrenme kaynaklarını hazırladığını duyurmuştur! George Soros, Warren ve Pieter Buffet kardeşler, Peter Drummond gibi pek çok milyarderin başını çektiği bir grup, 400 milyon dolardan fazla bir miktarı, erkeklerin cinsiyetlerini istedikleri zaman değiştirerek yasal kadın olmalarına yardımcı olmak için çeşitli vakıflara bağışlamışlardır! İngiliz otoritelerin, transseksüelleri üzdüğü gerekçesiyle 'Hamile Kadın' deyimini yasaklamaları da oldukça düşündürücüdür. İşin aslı, karşı cinsler arasındaki evlilikleri bitirmeye dönük ve toplumları çökertecek ciddi bir komplonun işaretleri ile karşı karşıya oluşumuzdur. Bunun ardında yer alan kolektivist zihniyet kendisini pek çok platformda ifşa etmiştir. Lezbiyen hakları öncüsü akademisyen Ruthen Robson, nihaî amaçlarını aynen şöyle açıklamaktadır: 'Yasal enerjim, en iyi biçimde bir devlet kurumu olarak, evliliğin ortadan kaldırılmasını sağlamak olmalıdır.' Amerikan Öğretmenler Federasyonu Başkanı Sandra Feldman, 1998'de Childswap Derneği ismiyle yayımladığı makalesinde, çocukların ailelerinden kopartılması ve sonucunda aile otonomisinin ortadan kaldırılması fikrini ortaya atmıştır” (“Çivisi Çıkmış Dünya”, s. 313)!
Dünyada bir 'Cinsiyetsizleştirme Projesi' uygulanıyor! Elif Şafak'ın, bir romanının kapağındaki erkek elbiseli resmi, her hâlde masum bir fotoğraf değildi! Her şey “Plâna göre yürüyor.” 1 Doların arkasında böyle yazmıyor mu? Dünyadaki Feminist hareketlerin ve kadın eylemlerinin de, ŞİRKETOKRASİNİN kontrolünde olduğundan emin olabilirisiniz.
Bir milleti savaşmadan ve en kısa yoldan teslim almanın en kestirme yolu, sözde ilericilik adına, hedef toplumun kültürel değer ve hassasiyetlerinin içinin adım adım boşaltılmasıdır. Günümüzde LGBTİ de, pop kültürü de bu amaç için kullanılmaktadır!
Her şey meydanda! Ne var ki, başları kuma gömülü bizim 'Özgürlükçüler' hiçbir şeyin farkında değiller! Hâdiselere hâlâ, 'İLERİCİLİK-GERİCİLİK' şablonu ile bakıyorlar. Tabiî ki, LGBTİ'yi savunmak ilericilik oluyor! Allah bunlara izan versin.

QOSHE - NE KADAR DA DEMOKRATLAR! - İsmail Şefik Aydın
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

NE KADAR DA DEMOKRATLAR!

4 0 1
07.11.2022

TTBB Genel yüce kavramları bir şal gibi kullanıyor.
Dünya ülkelerini borçlandırarak kontrol altına almak isteyen ÜST AKLIN bir hedefi de, millî kültürleri ve aile kurumunu yok etmektir. Eski CIA Başkanlarından Alen Dulles'in 1950'li yıllarda söylediği şu sözlerde de bunu açıkça görmekteyiz: “İnsan bilincine seks, şiddet, sadizm ve ihânet aşılayacak, her türlü ahlâksızlığı teşvik eden sanatçıları destekleyecek ve onları yetiştireceğiz. Alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı, şiddet ve ihânet, halklar arasında düşmanlık, bütün bunları dikkatle ve gizlice işleyeceğiz. İnsanlarla çocukluklarından itibaren ilgilenmeliyiz. Esas olarak gençliğin üzerinde yoğunlaşmalı, gençliği ayartmalı ve bozmalıyız. Onları çıkarcı, sıradan ve kozmopolit tipler hâline getirmeliyiz!”
Bunların yapılmadığını söyleyebilir misiniz?
Nereden nereye geldiğimizi anlatabilmek için şu örnek yeterlidir sanıyoruz: Televizyonda bir filim izlemiştik. II. Dünya Harbi'nde Alman şifrelerini çözen İngiliz bilim adamı aynı zamanda homoseksüeldir. Öyle büyük bir işe imza atan bu adama, mahkeme kararı ile, her hafta bir sağlık kuruluşuna giderek, kendisine kadınlık hormonu iğnesi vurulması cezası veriliyor. Düşününüz ki, bu İngiltere'de bugün artık, aynı cinsten insanlar evlenebiliyorlar! Hollywood filimlerinde de artık, bol bol eşcinselliğe yer veriliyor!
LGBT TEŞVİK EDİLİYOR!
Yazar Hüseyin Çiloğlu'nun verdiği şu örnekler de, bir Beynelmilel Proje ile karşı........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play