ATATÜRK BİR PARTİYE AİT DEĞİLDİR; BÜTÜN MİLLETİNDİR; BÜTÜN DOĞU'NUNDUR!
Atatürk Devrimi sadece Anadolu'yu değil, bütün İslâm Dünyasını yakından ilgilendirmektedir. Bu devrim, İslâm Dünyası üzerine emperyalizmin yığdığı ölü toprağını kaldırıp atmıştır.
6 Aralık 2015'te, Dubai merkezli El Arabiya televizyonunda bir programa katılan, Iraklı Şiî din adamı İyad Cemaleddin'in, Irak'ın nasıl kurtulabileceği konusundaki düşünceleri, Atatürk Devrimi'nin İslâm Dünyası için önemini ve Atatürk'ün lâikliği parti tüzüğüne ve anayasamıza koymasının ne kadar doğru bir karar olduğunu ortaya koymaktadır.
El Arabiya sunucusu, İyad Cemalettin'e soruyor: “Diyorsun ki, rahmetli ulu Önder Atatürk, lâikliği ülkeye getirdiği zaman, 'Halka Rağmen Halk İçin' demişti. Lâikliğin ülkene güç kullanılarak hâkim kılınmasını ister misin?” İyad Cemaleddin: “Evet!” Sunucu: “Irak'ta lâikliği hâkim kılacak güçlü kesim veya şahıs kimdir?” İyad Cemaleddin: “Maalesef bu işi yapacak hiç kimseyi göremiyorum.” Sunucu: “Öyleyse, Amerikalıları geri getirmeniz gerekiyor!” Cemaleddin: “Bu mümkün değil. Problem zaten Amerikalılar! Şiî ve Sünnî İslâmcıları destekliyorlar. Onlar, lâik ve sivil akımları desteklemiyorlar ki. Irak'ın bir mucizeye ihtiyacı var. Temenni ederim ki Iraklı bir Atatürk çıksın. Güç kullanarak yasaları hâkim kılsın ve ülkenin birliğini tekrar sağlasın!”
ATATÜRK'Ü VE O'NUN BÜYÜK
DEVRİMİNİ DOĞRU ANLAMALIYIZ!
Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki, bugün bu coğrafyada, bağımsız bir millet olarak yaşayabiliyorsak, bunu büyük Atatürk'ün vatan sevgisine ve dehasına borçluyuzdur. Atatürk bütün milletindir. Bu, her Türk vatandaşı tarafından böyle kabul edilmelidir. Osmanlı Devleti'nin İttihatçı Kadro eliyle I. Dünya Harbi'ne sürüklenmesi, bu harbin büyük bir felâketle sonuçlanması, ülkemizin işgal edilmesi, Büyük Atatürk'ün önderliğinde verilen İstiklâl Harbi ve sonunda kazanılan Büyük Zafer'in anlamı her Türk vatandaşı tarafından idrak edilmelidir. Bunun siyaseti olamaz. Sağcısı, solcusu bu konuda başka türlü düşünemez. Büyük Zafer sayesinde bugün bu coğrafyada güçlü bir Türk varlığı vardır.
Bu nedenle diyoruz ki, 26 Ağustos Zafer Haftası, bütün yurtta, bu idrakle kutlanmalıdır. Fakat ne yazık ki, 26 Ağustos'ta, 1071 Malazgirt Zaferi öne çıkarılıyor! Geçen yıl da öyleydi, bu yıl da öyle!
Malazgirt tabiî ki, önemlidir. Fakat, bu coğrafyadaki varlığımızı, 26 Ağustos 1922'de başlayan, 30 Ağustos'ta, Dumlupınar Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde Yunan ordusunun bozgunuyla ve 9 Eylül'de, İzmir'de denize dökülmesiyle sonuçlanan Büyük Taarruz'a borçlu olduğumuzun unutulmasının ya da küçümsenmesinin, bu büyük milleti yok saymaktan farkı olmadığı da bilinmelidir.
Diğer taraftan, şunu da hatırlatmak isteriz ki, Türk Ordusu Malazgirt savaşını kaybetmiş olsaydı bile, Anadolu er-geç Türkleşecekti. Çünkü, çürüyen, yıkılmaya yüz tutmuş Bizans'ın karşısında, Anadolu'yu yurt tutmakta kararlı Türkler vardı. Anadolu Türkleşmeye mahkûmdu. Fakat eğer, 26 Ağustos sabahında başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Büyük Zafer'le sonuçlanmasaydı bugün Malazgirt'i kutlayamazdık!
Büyük Zafer olmasaydı, nelerin olabileceğini merak edenlere, 10 Ağustos 1920 tarihinde Padişah Vahdeddin'in onayı ile imzalanan Sevr Antlaşmasını okumalarını tavsiye ederiz!
Geçtiğimiz yıl 25 Ağustos akşamı TRT I'de 1071'in kutlandığı bir programa şahit olmuştuk. Katılımcı, ecdadımızın kazandığı bu zaferi anlatıyor fakat bir türlü ecdadımızın adını söyleyemiyor; Türk Milleti diyemiyordu! Unutanlara, Malazgirt'i kazanan Ordu'nun da, Büyük Taarruz'u zaferle sonuçlandıran ordunun da Türk Ordusu olduğunu hatırlatırız!
Yine 29 Mayıs 1453'de İstanbul'un fethi de muhteşem törenlerle kutlanıyor. Kutlansın, bir diyeceğimiz yoktur. Fakat, İstanbul'un o meşum 5 yıl süren işgalinin ardından Türk Ordusu'na teslim tarihi olan 6 Ekim 1923'de muhteşem törenlerle kutlanmalıdır.
O kibirli İtilâf Devletleri Orduları, Büyük Zafer'i takiben, 6 Ekim 1923 tarihinde, Türk Bayrağını selâmlayarak mukaddes vatan topraklarını terk etmek zorunda kalmışlardı!
Böyle bir hadise nasıl kutlanmaz?
6 Ekim 29 Mayıs 1453'ten daha önemlidir. Ne yazık ki, siyasî çatışmalar, bölünmeler bu gerçeklerin idrakini önlemektedir.
Türk askerinin İstanbul'a girişini gören İngiliz subayı Yüzbaşı Armstrong, duygularını şu sözlerle dile getirmiştir: “Ruhumun isyan ettiğini duyuyorum. Türkler, sanki Kanunî Sultan Süleyman devrinde imişler gibi düşünüyorlardı. İngiltere İmparatorluğu şerefinin bütün Asya'ya karşı çamurlara yuvarlanması gururumu yaralıyordu” (“Çankaya”, s. 338)!
Yeter artık!” Tarihimize daha şuurlu bakmanın zamanı hâlâ daha gelmedi mi? Osmanlı da bizimdir Cumhuriyet de bizimdir. Cumhuriyete gereken değeri verebilmek için bir insanda önce tarih şuuru olması gerekir. Osmanlı'nın nasıl yıkıldığı, Türklüğün hangi felâketlerle karşı karşıya kaldığı ve Büyük Atatürk'ün önderliğiyle bu Cumhuriyetin nasıl kurulduğu iyi bilinmeli ve bu aziz devlet 'Türklüğü benimseyen herkes tarafından' sahiplenilmelidir.

QOSHE - BÜYÜK ZAFER'İN ANLAMI (7) SON - İsmail Şefik Aydın
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

BÜYÜK ZAFER'İN ANLAMI (7) SON

8 1 1
19.09.2022

ATATÜRK BİR PARTİYE AİT DEĞİLDİR; BÜTÜN MİLLETİNDİR; BÜTÜN DOĞU'NUNDUR!
Atatürk Devrimi sadece Anadolu'yu değil, bütün İslâm Dünyasını yakından ilgilendirmektedir. Bu devrim, İslâm Dünyası üzerine emperyalizmin yığdığı ölü toprağını kaldırıp atmıştır.
6 Aralık 2015'te, Dubai merkezli El Arabiya televizyonunda bir programa katılan, Iraklı Şiî din adamı İyad Cemaleddin'in, Irak'ın nasıl kurtulabileceği konusundaki düşünceleri, Atatürk Devrimi'nin İslâm Dünyası için önemini ve Atatürk'ün lâikliği parti tüzüğüne ve anayasamıza koymasının ne kadar doğru bir karar olduğunu ortaya koymaktadır.
El Arabiya sunucusu, İyad Cemalettin'e soruyor: “Diyorsun ki, rahmetli ulu Önder Atatürk, lâikliği ülkeye getirdiği zaman, 'Halka Rağmen Halk İçin' demişti. Lâikliğin ülkene güç kullanılarak hâkim kılınmasını ister misin?” İyad Cemaleddin: “Evet!” Sunucu: “Irak'ta lâikliği hâkim kılacak güçlü kesim veya şahıs kimdir?” İyad Cemaleddin: “Maalesef bu işi yapacak hiç kimseyi göremiyorum.” Sunucu: “Öyleyse, Amerikalıları geri getirmeniz gerekiyor!” Cemaleddin: “Bu mümkün değil. Problem zaten Amerikalılar! Şiî ve Sünnî İslâmcıları destekliyorlar. Onlar, lâik ve sivil akımları desteklemiyorlar ki. Irak'ın bir mucizeye ihtiyacı var. Temenni ederim ki Iraklı bir Atatürk çıksın. Güç kullanarak yasaları hâkim kılsın ve ülkenin birliğini tekrar sağlasın!”
ATATÜRK'Ü VE O'NUN BÜYÜK
DEVRİMİNİ DOĞRU ANLAMALIYIZ!
Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki, bugün bu coğrafyada, bağımsız bir millet olarak yaşayabiliyorsak, bunu büyük Atatürk'ün vatan sevgisine ve dehasına borçluyuzdur. Atatürk bütün milletindir. Bu, her........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play