We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

BU KAÇINCI EKONOMİK KRİZ? (2)

8 1 1
05.08.2022

AMERİKALI İKTİSATÇI THORNBURG'UN TAVSİYELERİ!
ABD yardımlarına yön vermek üzere, Türkiye'ye gelen iktisatçı Thornburg'un, Türk Ekonomisi hakkındaki raporu da ilginçtir. Rapor, Atatürk döneminde, devletçilik denemesiyle özel girişimin gelişmesinin birdenbire durdurulmasını eleştirmekle başlar. Karabük Demir-Çelik tesislerinin tasfiyesini ister. Türkiye'nin bir lokomotif fabrikası kurmasına, makine, uçak ve dizel motoru yapımı projelerine de karşı çıkar. Thornburg, “Böyle düşünenleri Amerikalılar iyi çalışma arkadaşları saymazlar” der. Gerek iktidardaki CHP, gerekse muhalefetteki DP, ağır sanayiye dayalı Plânlı Devletçiliği terk edip, yabancı sermayeye dayalı bir özel girişimciliği benimserler (Avcıoğlu, “Millî Kurtuluş Tarihi”, s.1678).
Hâlbuki, İngiliz ekonomist Keynes, 1930'lu yıllarda, özel sektörün ağırlıklı olduğu ama devlet ve kamu sektörünün büyük role sahip olduğu bir karma ekonomiyi savunmaktaydı!
Keynesçi ekonomi, Serbest Pazar Ekonomisi taraftarlığının tam tersi bir görüşü savunarak, özel sektörün verdiği kararların bazen, verimsiz makro-ekonomik sonuçlara neden olduğunu, bu nedenle, devletin piyasada etkin bir şekilde rol alarak, piyasayı dengelemesi gerektiğini iddia ediyordu. Keynes haklıydı, fakat, korumasız piyasayı daha iyi sömürüp soymaya alışmış dış güçler ve yerli işbirlikçileri, devletin piyasayı dengeleyen müdahalesinden hoşlanmıyorlardı. Kuzu postuna bürünmüş kurtlar için, çobansız ve çoban köpeksiz sürüleri yönlendirmek ve talân etmek daha kolaydı. Keynesyen görüşün tam tersi uygulamalarla devlet müdahalesi ve kontrolü minumuma indirildi; piyasa, kâr marjlarını hızla arttırmak için her şeyi mubah gören kişilerin elinde kaldı. Sonuç ise, sınıflararası gelir dağılımını daha da bozdu.
Devletçiliğe karşı çıkan Amerikalı iktisatçı Maks Weston Thornburg bile, raporunda, KİT'lerin senelik satış miktarının l milyar lira tuttuğunu belirtmekte; bu kuruluşlarda çalışan idarecileri “Zekâları yüksek, tahsilleri esaslı ve bir grup olarak, Amerika'da kendi işlerini yapanlar kadar sanayi faaliyetlerini idare edebilecek kabiliyette insanlar” olarak........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play