We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ABDÜLHAMİD YALANLARI (4)

23 0 0
25.04.2022

Cumhuriyet, İttihatçılarla bir Hesaplaşmadır!
Hiçbir devlet tecrübesine sahip olmayan maceracı İttihatçılar, koca imparatorluğun yıkılmasına ve milletimizin çok büyük acılar çekmesine sebep olmuşlardır. Sultan Abdülhamid yalanlarıyla, bu acı gerçeğin üstü özenle örtülmek istenmektedir.
Atatürk'ün Cemiyetle İlişkisi
İttihatçıların, özellikle Selânik'teki komitacılık faaliyetlerinin sonunda, Sultan Abdülhamid, 24 Temmuz 1908'de, l876 Anayasasını yeniden yürürlüğe koymuştur.
Genç bir Erkân-ı Harp subayı olarak (Kurmay Yüzbaşı) Harp Akademisini bitiren Mustafa Kemal, 11 Ocak 1905'te, Şam'daki 5. Orduya atanmış; oradan Selânik'e geçerek, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girmişti. Fakat, Cemiyet başından itibaren, Mustafa Kemal'le bir türlü uyuşamamıştır. Mustafa Kemal, 22 Eylül 1909'da Selânik'te düzenlenen İttihat ve Terakki Kongresi'ne, Bingazi delegesi olarak katılır. Falih Rıfkı'nın belirttiğine göre, ordu politika batağı içindedir. Teğmen Yarbaya selâm vermez olmuştur. Mustafa Kemal, “Orduyu hemen politikadan çekmelidir. Bu yapılmazsa ordu bir kuvvet olmaktan çıkar” şeklinde sert tenkitler yapmaktadır (“Çankaya”, s. 54).
Nitekim, Balkan Harbi'nde, bu uyarının doğruluğu çok acı bir şekilde meydana çıkacak; Ordudaki disiplinsizlik ve kötü yönetim yüzünden, 500 yıl bize vatan olmuş topraklar kaybedilecektir.
Falih Rıfkı Atay, İttihat ve Terakki Partisi'nin 1909 yılındaki ilk kongresi hakkında şu bilgiyi veriyor: “Bütün kongrenin devamlı olarak dikkatini üstünde toplayan Mustafa Kemal'dir. Cemiyet onu zaten tanıyordu. Ancak, ortaya attığı tez, kongrenin başlıca uğraşma konusu olmuştu. Mustafa Kemal diyordu ki: 'Askerler Cemiyet içinde kaldıkça ne partimiz, ne de ordumuz olacaktır. Subaylarının çoğu Cemiyet'ten olan Üçüncü Ordu, modern bir ordu sayılamaz. Orduya dayanan Cemiyet de, millet içinde kök salamamıştır. Cemiyet içinde kalmak isteyenleri ordudan çıkaralım. Bundan sonrası için de, kanunî hükümler koyalım.' Çetin tartışmalardan sonra, Kongre büyük bir çoğunlukla Mustafa Kemal'in bu teklifini kabul etti. Mustafa Kemal'in bu kongredeki çalışmalarını içlerine sindiremeyen ve orduyu bırakmak istemeyen Komite Takımı, onu öldürmeye karar verdiler. İlk teklif, fedailerden Yakup Cemil ve Hüsrev Sami'ye yapılır. İkisi de bunu reddeder. Yakup Cemil üstelik, Kolağası Mustafa Kemal'i tedbirli olması için uyarır! Ondan sonra aynı görevi Enver'in amcası Halil (sonra Ordu Komutanı) ve Abdülkadir (sonradan Ankara valisi ve İzmir İstiklâl Mahkemesi kararı ile idam olundu) üstlerine alırlar” (“Çankaya”, s. 57)!
İttihatçılar Ülkeyi Koyu bir Diktatörlükle Yönettiler!
24 Temmuz 1908'de Meşrutiyet'in ilanı, Sultan Abdülhamid'in otoritesini sarsmıştı. 1909 yılındaki 31 Mart Ayaklanması neticesinde,........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play