We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ABDÜLHAMİD YALANLARI (3)

8 1 33
22.04.2022

Batı niçin Abdülhamid'e Düşmandı?
1.1877-l878 Türk-Rus Harbi'nden sonra, Rus Çarı ile dostluk ilişkisi geliştirdiği
İçin, İngilizler, Abdülhamid'e 'KIZIL SULTAN' adını takmışlardır. Sultan Abdülhamid; Sultan Abdülaziz döneminde Rusya ile iyi ilişkiler kuran ve bu nedenle, Medrese öğrencileri ayaklandırılarak azlettirilen Sadrazam Mahmud Nedim Paşa'yı, Türk-Rus Harbi'nden sonra, İngiltere'ye inat Dahiliye Nâzırı yapmıştı!
2.İngiltere ve Almanya'ya Musul Petrollerinin imtiyazını vermemişti. Bu imtiyazı 1913 yılında İttihatçı Hükümet verecektir!
İngiltere ve Almanya, Sultan Abdülhamid'e kızmakta haklıydılar. Peki, bizim Jön Türklerin derdi neydi? Bir önceki yazımızda, İngiliz yazarı Andrew Mango'dan yaptığımız bir alıntıda, bir Bulgar devrimcisinin l893'de, Türkiye'de hiç de öyle, bir diktatörlük yönetimi olmadığını, halkın huzur içinde yaşadığını rapor etmekte değil miydi?
Peki, gerçekten de, bu Jön Türklerin derdi neydi? Tarihî ve sosyolojik hiçbir benzerliğimiz olmayan emperyalist İngiltere'nin siyasî sistemini taklit etmekti amaçları! Bu bize uyar mıydı? Bunu hiç araştırmamışlardı!
Şevket Süreyya Aydemir'in İttihatçıların ünlü isimlerinden Nâzım Bey'le yaptığı bir mülâkat, İttihatçıların en parlak isimlerinin bile, meselelere ne kadar sathî baktıklarını göstermektedir. Şevket Süreyya, Moskova'da karşılaştığı Dr. Nâzım Bey'e, “1908 İnkılâbı'ndan önce Türkiye'nin istikbâli için ne düşünürdünüz” diye bir soru sorar. Dr. Nâzım Bey'in cevabı şudur:
“Biz, 1876 Mithat Paşa Kanûn-ı Esasî'nin iadesini istiyorduk!”
Aydemir'in “Bu Kanûn-ı Esasî'nin (Anayasanın) ana hatları neydi” sorusuna ise, daha da ibretlik şu cevabı verecektir: “Vallahi doğrusunu isterseniz ben bu Kanun-i Esasî'yi görmedim. İçinde ne olduğunu da hiçbir zaman öğrenemedim” (“Suyu Arayan Adam”, s. 292)!
İşte, 1909'da, Abdülhamid'i devletin başından indiren 'devrimciler' bu ferasete sahiptiler!
Kemal Tahir, “YOL AYRIMI” romanında, aydınlarımızın bu şuursuzluğu konusunda şu çarpıcı değerlendirmeyi yapar: “Bin yedi yüz bilmem kaçtan beri bizim bir tek savaşımız var. Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmaktan kurtulma savaşı... Biz de, daha öncesi........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play