TÜRKİYE ABARTI CUMHURİYETİ!...

Millet olarak bir tuhaf çağdayız…

Azı bilmiyoruz, ortayı sevmiyoruz, hep çoğu istiyoruz…

Sanki hayatın ses ayarı kırılmış; ya sonuna kadar açıyoruz ya da tamamen kısıyoruz...

Arası yok! Bizim memlekette “ölçü” kelimesi nicedir sözlükte yaşıyor, hayatta değil…

Bakıyorsunuz, bir futbol turnuvası… Daha ilk düdük çalmadan, biz kupayı kaldırmışız bile!

Gazeteler manşet atıyor, ekranlar zafer marşı çalıyor, sosyal medya zaten şampiyonluğu ilan etmiş… “Bu sefer başka!” diyoruz.

Sonra ilk turda elenince… Aynı kalabalık bu kez matem ilan ediyor. Dün göklere çıkardığımızı bugün yerin dibine sokuyoruz… Mesela, teknik direktör Montella için elemelerde ne dedik, şimdi ne diyoruz?...

Montaigne’nin şöyle bir tespiti var:

-          “İnsanlar çoğu şeyi olduğu gibi değil, görmek istediği gibi görür...”  Aslında biz de tam olarak bunu yapıyoruz.

Mesele sadece futbol mu? Değil elbette… Hayatın her alanında bir “abartı refleksi” var üzerimizde…

Çocuk daha anaokuluna gitmiş… Bir bakıyorsunuz mezuniyet töreni! Cübbe var, kep var, sahne var… Veliler gözyaşları içinde…

Sanki çocuk Sorbonne’dan doktora almış!

Ardından ilkokul, ortaokul, lise… Her biri ayrı bir şov, ayrı bir seremoni… Yakında “kreşten başarıyla ayrılış töreni” görürsek şaşırmayın...

G. Debord’un “Gösteri Toplumu” dediği şeyin........

© Yeşilgiresun