ADALET OLMADAN TAKVA OLUR MU?... |
İslam'ın en büyük kutsalı nedir?Bir kısmımız hemen “ namaz” der. Bir kısmımız “oruç”. Kimimiz “hac”, kimimiz “zekât”. Oysa bütün bu ibadetlerin üzerinde, onları anlamlı kılan tek bir ilke vardır; adalet…Kur'an'ın açık çağrısı şudur: “Adil olun….” Çünkü adalet, ilahî düzenin yeryüzündeki izdüşümüdür. Allah'ın isimlerinden biri “Adl”dir. Yani mutlak adalet sahibi... Bu nedenle adalet, yalnızca toplumsal bir gereklilik değil; teolojik bir zorunluluktur.Nitekim Kur'an-ı Kerim'de adalet, takvaya en yakın tutum olarak tarif edilir. Bu ifade son derece çarpıcıdır. Çünkü takva, Allah bilinci demektir. Demek ki Allah bilinci, en berrak hâliyle adalette görünür.Şimdi buradan kendimize bakalım… Bir insan düşünün…Ticaretinde hile, siyasetinde torpil yapıyor. Kul hakkını önemsemiyor... Güç eline geçtiğinde zayıfı eziyor…
Ama namazlarını da aksatmıyor… Ramazan'da hatim üstüne hatim indiriyor. Sadakasını veriyor…Bu tabloyu meşrulaştırabilir miyiz?Hayır… Çünkü ibadet, eğer ahlâk üretmiyorsa; sadece ritüeldir. Ritüel ise insanı dönüştürmediği takdirde yalnızca alışkanlıktır…Ramazan ayının hikmeti tam da burada yatıyor… Ramazan, bir “format atma” ayı değildir. Bir “hesap kesim” ayıdır. On bir ay boyunca nasıl yaşadın? Kime haksızlık yaptın? Hangi emanete ihanet ettin? Hangi yetimin hakkını gasp ettin? Hangi çalışanının emeğini eksik ödedin?...Oruç, aç kalma pratiği değildir. Açın hâlini idrak etme disiplinidir. Eğer aç kaldığın hâlde yoksulun hakkını gözetmiyorsan, oruç sana yalnızca susuzluk kazandırır!...Bu noktada tövbe meselesine gelelim.Tövbe, bazı zihinlerde bir “sıfırlama tuşu” gibi algılanıyor. Günah işlenir. Pişman olunur. Bir........