LATİFİ'NİN OKUMA YAZMA AŞKI
Latifi, klasik divan şairlerimizdendir. Ara ara divan şiiri okumaları yapan birisiyim. Eskiyi okursanız, yeniyi anlamakta güçlük çekmezsiniz. Latifinin okunası şiirleri de çoktur. Antoloji tadında kaleme aldığı ünlü “Latifi Tezkire”si de vardır. Sevdiğim şairlerdendir. Onun şiirini okurken rastladığım okur-yazar ve kitabi düşüncelerinden çok etkilendim. Birçok yazarımızın okuma ve yazmaya dair paylaşımları vardır ama Latifinin ki çok poetik. O, okuma yazma uğraşını nazımla anlatmıştır. Bu da çok faydalı bir şeydir. Okuma yazma sabır isteyen bir yolculuktur. Onun için şiir yazmak, okumak ya da incelemek bir süreç ister. “Gel ey Latifi defterini dürmeden felek/ Divane olma şiirini divan-u defter et.” Diyen Latifi; felek senin defterini dürmeden önce deli olma, şiirini bir divan veya defterde topla diyerek entelektüel aceleciliğine yol açmaktadır. Kendini okumaya ve yazmaya memur hisseden şairimiz, bizlere de öncülük etmiştir. Elini çabuk tut ey yazıcı diyor! Gereğini de yapmış ve divan tertip ederek tezkire kaleme almıştır. Tarihe de kalmıştır. Bugün onu yazıyorsak, çabasını anladığımız içindir. Bizim de yazı yolculuğumuza ışık tutan mısraları ne güzeldir! Latife'ye göre kitap, yalnızlığımızı da alan bir araçtır. Yoldaştır. Hemdert olduğumuz bir metinler toplamıdır. Kitap itikafı da kaldırır. “En iyi dost güzel kitaptır” diyen şairimiz, şöyle bir beyitle devam eder: “Ehl-i dillerin yanında yar-i garidir kitap/ Munisi evkat-i yâri yâr-i gam-gusaridir kitap.” Kitap, gönül dostları yanında sadık bir arkadaş, samimi bir dost ve dert ortağıdır mealinde........
