Öğretmen ve gazeteci yazar Ahmet Hilmi (Atagün) Bey Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun’u onurlandırdığı 19 Eylül 1924 tarihinde karşılama heyetindeydi, O günkü duygularını aynı gün ve 100 sayılı Işık Gazetesi’nde şöyle dile getiriyordu:

“Aziz ve Büyük Gazi,

Hasret ve iştiyakınızı taşıyan, necip, asil kemalinize âşık huzurunuzda huşu ve tazarru ile Kemali’nin hasretine kavuşan yeşil yurdumuzun mabum evlatları, gençleri size “Hoş geldiniz!” diyorlar. Bugün Giresun gençliği, en kıymetli, en mesut dakikalarını yaşamakla bahtiyardır…

Siz arzunuza nail oldunuz. Hilali güldürdünüz. Gençliğe neşe, neşet ve sürur saçtınız. Başımızda bir belayı musibet olan veraseti yıktınız. Hakanları devirdiniz. Şimdi onların yerine genç Cumhuriyet, Büyük Millet Meclisi ve bunun başında Büyük Gazi’miz vardır…

Maziye kavuşan o menhus ve matemi günler yerine şimdi herkesin kalbinde istikbal-i vatan duyguları kaim olmuş, her genç yarının büyük kahramanı olmak için çalışmaktadır…

Bu harikulade ulviyetinizi takdir eden gençlik; şimdi aynı zamanda yeni ve genç fikirli yarının cumhur reisini yetiştirecek muallimlerine de rehber olunuz diyor.

Yaşasın Cumhuriyet ve bunu bize veren Aziz Gazi’miz.” (1)

Dr. Necdet Memduh (Otoman) Bey’in Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben Giresun gençliği adına yaptığı konuşma, gözyaşları içinde dinlenmişti. 24 Eylül 1924 tarihli Işık Gazetesi’nde tamamı yer alan konuşmanın bir bölümü şöyle idi:

“Hoş Geldin Paşa!

Bilgi Yurdu namına sizi selâmlarım. Kaç gündür sizi bekliyoruz. Karadeniz’e çıktığın günden beri gözlerimiz ufuklarda kaldı. Enginlerin göklerle birleşen yerlerinde hep sizi aradık.

Doğru Dumlupınar’dan mı geliyorsunuz? Yaptığın tarihi tekrar yaşamak için mi oraya gittin. Senin irade ve kudretin altında ölen ve öldüren şehitleri ziyaret ettin mi? Şimdi önlerinde derin bir huşu' ve hürmet duyduğum gözlerin onları gördü mü?

Dünkü silâh arkadaşlarının ruhları mezarlarında şen ve müsterih uyuyor değil mi? İçlerinde bizim yeşil Giresun'dan da kimse var mıydı?

Kim iddia edebilir ki temelini kudretli ellerinle vaz ettiğin "meçhul şehit" abidesi bizim Giresun uşaklarından birinin değildir. Onlara arzularının yerine geldiğini söyledin mi? Asil ve temiz kanlarının topraklara aktığı gün düşmanın da Akdeniz'de boğulduğunu anlattın mı? ...” (2)

Bu konuşma: içerik olarak Giresun basını kadar İstanbul basınında da takdir toplamıştı. Ulusal gazetelerin bir çoğu, başmakalelerinde bu tarihi konuşmaya geniş yer veriyordu. Tanin Gazetesi yazarı Hüseyin Cahit Bey de başmakalesinde ulusal birlikteliği sağlayıcı konuşmaya bütünüyle değiniyordu.

Hüseyin Cahit’in makalesi 02.10.1924 tarih ve 103 sayılı Işık Gazetesi’nin birinci sayfasında da yayınlandı. Yazar gençliğin önemine değinerek görüşlerini şöyle açıklıyordu:

Atatürk’ü karşılamak için yapılan merasim programında hiçbir işe karıştırılmayan gençlik memleketi tanıttırmak için mühim bir harekette bulunmuştur. Gençlikten maksadımız muhakkak ki, gençlerle tanışan ve genç fikirli olanlardır.

Reisi Cumhur Hazretleri Giresun’dan geçtiği sırada gençlik namına yapılan konuşmayı gazetelerde okuyunca duyduğumuz sevinç ve tesir arasında adeta bir rüya görüyoruz düşüncesine kapıldık. Mustafa Kemal Paşa’yı hararetle karşılayan Giresun gençliği namına yükselen ses en yüksek bir Cumhuriyet mefkûresiyle doludur. Cumhuriyet’in kurulmasına yol açan hareketin kıymettar rehberi, orada kalbini heyecan ve memnuniyetten sarsacak pek canlı ve samimi beyanata tesadüf etmiştir.

“Sizin büyük huzurunuzda bütün gençler yemin ederiz ki, vatanın aleyhine, milli hâkimiyet ve Cumhuriyet’in zararına hangi baş kalkarsa, onu koparacağız. Velev ki, o baş vatanı ve milli hâkimiyeti bize verenlerden biri olsun.”

Türk muhitinin küçük bir köşesinde yükselen bu ses milletin yeni intibaı yolunda az vakit içinde kat ettiği büyük mesafe üzerine ne açık bir örnektir.

Giresun’da gençlik namına söylenen bu sözler Cumhuriyet, inkılâp ve yenileşme bahislerinde fikirlerin malum olan Reisi Cumhur’a alelade hoş görünmek için yan yana dizilmiş basmakalıp resmi cümlelerden ibaret değildir. Sadece “Cumhuriyet taraftarıyız” demekle kalmıyor bu mefkûrenin bütün hayat ve hissiyata hâkim bir kuvvet olduğunu anlamak için o sözler arasında parlayan şu azim ve ciddiyete bakınız: “Milli hâkimiyet ve Cumhuriyet’in zararına kalkan baş, vatanı ve milli hâkimiyeti bize verenlerden biri olsa da onu ezeceğiz.”

Daha son senelere gelinceye kadar kendi mevcudiyetinden bile habersiz olduğu var sayılan taşralarda bu azim inkılâp ruhu ve siyasetin vücut bulacağına, kök salacağına kim ihtimal verebilirdi.

Giresun gençliğinin misalinin yalnız kalmamasını temenni ederiz. Memleketin her köşesinde böyle saf, temiz yalnız milli mefkûre üzerine yetişen bir gençliğin uyandığını görmek isteriz. Bu gençlik yalnız kendi köşesinde kalmamalı, bir teşkilat altına girmelidir. Bu mahalli teşkilatlar arasında yapılacak irtibat sayesinde bütün Türkiye’yi sarmalıdır. “Cumhuriyetçi Gençlik Birliği” genç Türkiye’nin en iyi ve en sağlam temelini teşkil edebilir. Buraya parti hisleri ve ihtilaflar girmemeli. Türkiye’nin her tarafından birbirlerine el uzatacak Cumhuriyet mefkûresini yaşatmalı. Bu prensip uğrunda her an silah alıp hep birden meydana atılabilecek bir kuvvet halinde yaşamalıdır.” (3)

(1). Işık Gazetesi, tarih: 19 Eylül 1924, sayı: 100, Giresun.

(2). Işık Gazetesi, tarih: 24 Eylül 1924, sayı: 101, Giresun.

(3). Işık Gazetesi, tarih: 02 Ekim 1924, sayı: 103, Giresun.

QOSHE - Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun Gezisi Sonrasında Giresun Basınından Yansımalar - Hüseyin Gazi Menteşeoğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun Gezisi Sonrasında Giresun Basınından Yansımalar

6 1 1
21.09.2022

Öğretmen ve gazeteci yazar Ahmet Hilmi (Atagün) Bey Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun’u onurlandırdığı 19 Eylül 1924 tarihinde karşılama heyetindeydi, O günkü duygularını aynı gün ve 100 sayılı Işık Gazetesi’nde şöyle dile getiriyordu:

“Aziz ve Büyük Gazi,

Hasret ve iştiyakınızı taşıyan, necip, asil kemalinize âşık huzurunuzda huşu ve tazarru ile Kemali’nin hasretine kavuşan yeşil yurdumuzun mabum evlatları, gençleri size “Hoş geldiniz!” diyorlar. Bugün Giresun gençliği, en kıymetli, en mesut dakikalarını yaşamakla bahtiyardır…

Siz arzunuza nail oldunuz. Hilali güldürdünüz. Gençliğe neşe, neşet ve sürur saçtınız. Başımızda bir belayı musibet olan veraseti yıktınız. Hakanları devirdiniz. Şimdi onların yerine genç Cumhuriyet, Büyük Millet Meclisi ve bunun başında Büyük Gazi’miz vardır…

Maziye kavuşan o menhus ve matemi günler yerine şimdi herkesin kalbinde istikbal-i vatan duyguları kaim olmuş, her genç yarının büyük kahramanı olmak için çalışmaktadır…

Bu harikulade ulviyetinizi takdir eden gençlik; şimdi aynı zamanda yeni ve genç fikirli yarının cumhur reisini yetiştirecek muallimlerine de rehber olunuz diyor.

Yaşasın Cumhuriyet ve bunu bize veren Aziz Gazi’miz.” (1)

Dr. Necdet Memduh (Otoman) Bey’in Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben Giresun gençliği adına yaptığı konuşma, gözyaşları içinde dinlenmişti. 24 Eylül 1924 tarihli Işık Gazetesi’nde tamamı yer alan konuşmanın bir bölümü şöyle idi:

“Hoş Geldin Paşa!

Bilgi Yurdu namına sizi selâmlarım. Kaç gündür sizi bekliyoruz. Karadeniz’e çıktığın günden beri gözlerimiz ufuklarda kaldı. Enginlerin göklerle birleşen yerlerinde hep sizi aradık.

Doğru Dumlupınar’dan mı geliyorsunuz? Yaptığın tarihi tekrar yaşamak için mi oraya gittin. Senin irade ve kudretin altında ölen ve öldüren........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play