Müze dediğimizde aklımıza ilk olarak arkeolojik kazılarda bulunan objelerin tasnif edildiği, sergilendiği ve korunduğu yerler gelmektedir. Ancak günümüzde birçok şeyin değiştiği gibi müzelerin adları, işlevleri ve ziyaretçi kitleleri de değişmiştir.
Sergilenen objelere bağlı olarak arkeoloji müzesi, etnografya müzesi, sanat müzesi, sanayi müzesi, resim müzesi, askeri müze, denizcilik müzesi, tarım-doğa ve çevre müzeleri… gibi çok çeşitli isimlerle karşımıza çıkmaktadır.
Kurucu kurum ve kuruluş-lar açısından baktığımızda ise, çoğunluk Kültür Bakanlığı'na ve yerel idarelere bağlıyken, üniversitelere ve özel şahıslara ait müzeler de mevcuttur.
Sergilenen objeler açısından son derece ilginç müzeler de bulunmaktadır. İnsan saçlarının sergilendiği saç müzesinden, daktilo müzesine, şapka müzesinden, sualtı müzesine, oyuncak müzesinden, köpek tasması müzesine kadar hayal edemeyeceğiniz çeşitlilikle karşı karşıya kalırsınız.


Müzeler sergilediği objelerin ve belgelerin tanıtımı kadar şehirlerin tanıtımı konusunda da önemli bir paya sahiptir. Kültürel öğelerin korunup sergilenmesinin yanında günümüzde sosyal hayatın da gelecek nesillere aktarılması ve yaşatılması açısından son derece gerekli kurumlardır. Kuruldukları şehirlerde turizm faaliyetlerini önemli ölçüde artırdıkları bilinmektedir. Sergilediğiniz materyal ne kadar ilginç ve ne kadar nadirse ziyaret etmek isteyen kişi sayısı da bununla doğru orantılıdır.
Kültür Bakanlığı'na bağlı müzelerden sonra Türkiye'de en fazla belediyeler tarafından kurulan müzeler gelmektedir. Şehirler ve hatta ilçeler kendilerine özgü obje yada tarımsal ürünlere yönelik müzeler kurarak hem ürünün hem de şehir yada ilçesinin reklamını yapma imkanını elde etmektedir. Hatta Eskişehir Odunpazarı; Kurtuluş Müzesi, Balmumu Müzesi, Cam Sanatları Müzesi, Ahşap Müzesi, Lületaşı Müzesi, Kazan Tatarları Müzesi, Tayfun Talipoğlu Daktilo Müzesi, Osman Yaşar Tanacan Fotoğraf Müzesi, Yeşil Efendi Konağı Atatürk'le Bir Gün Müzesi, Kaymakam Konağı Müzesi, Eskişehir Kent Belleği Müzesi, Anadolu Üniversitesi Cumhuriyet Tarihi Müzesi ve son olarak Odunpazarı Modern Müze olmak üzere çok büyük bir çeşitlilikle, yerli ve yabancı turistlerin gezmek istediği müze ilçe konumuna gelmiştir.
Kısaca günümüzde hemen her alanda müze kurmak mümkündür. Artık sadece hayal etmek yeterlidir. Hayal gücü yeni ve ilginç müzelerin ortaya çıkmasına vesile olacaktır.
Yakın çevremize baktığı-mızda ise Trabzon merkezde Arkeoloji müzesi dışında; Ayasofya Müzesi, Atatürk Köşkü Müzesi, Trabzonspor Müzesi, Şehir Müzesi ve Tarih Müzesi bulunmaktadır. Son olarak 10 Ocak 2023 tarihinde açılacağı bildirilen Trabzon Basın Tarihi Müzesi ise kuruluş çalışmaları devam eden müzelerden biridir. Yine komşu ilimiz Ordu'da ise Arkeoloji Müzesi, Paşaoğlu Konağı Etnografya Müzesi, Eğitim Tarihi Müzesi ve Fındığın Öyküsü Müzesi'ni saymak mümkündür. Kuruluş aşa-masında olan Rusumat-4 müzesi ise yakın zamanda açılacak olanlardan biridir.
4000 Yıllık geçmişi ile kültür yüklü şehrimiz Giresun'a baktığımızda ise sadece bir müzemizin olduğunu görmekteyiz. Arkeolojik ve etnografik objelerin sergilendiği tek bir müze.
Yaptığım araştırmalarda Giresun'da müze kurulması yönünde yazılan ilk yazı 1934 yılına dayanmaktadır. Müze konusu ise bizlerin 2022 yılında bile kurulması için çaba harcadığımız fındıktır.
Mayıs 1934 tarih ve 7-8 sayılı Aksu Dergisi'nde yazılan makalede Yusuf Ziya Bey fındığın şehir kültüründeki etkisini dile getirerek Giresun'da bir fındık müzesi kurulması gerektiğini okuyucularına aktarmaktadır. Aradan geçen 88 yıl boyunca maalesef bu öneri karşılık bulmamıştır. 1930'lu yıllarda kurulacak bir müze 1850'li yılların objelerine kadar inebilir ve objelerin korunmasını sağlayabilirdi. Günümüzde ulaşılması imkânsız olan birçok belge bu müze sayesinde saklanabilirdi.
(DEVAM EDECEK)

QOSHE - Giresun ve Müzeler Üzerine Bir Düşünce -1- - Hüseyin Gazi Menteşeoğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Giresun ve Müzeler Üzerine Bir Düşünce -1-

5 1 1
08.10.2022

Müze dediğimizde aklımıza ilk olarak arkeolojik kazılarda bulunan objelerin tasnif edildiği, sergilendiği ve korunduğu yerler gelmektedir. Ancak günümüzde birçok şeyin değiştiği gibi müzelerin adları, işlevleri ve ziyaretçi kitleleri de değişmiştir.
Sergilenen objelere bağlı olarak arkeoloji müzesi, etnografya müzesi, sanat müzesi, sanayi müzesi, resim müzesi, askeri müze, denizcilik müzesi, tarım-doğa ve çevre müzeleri… gibi çok çeşitli isimlerle karşımıza çıkmaktadır.
Kurucu kurum ve kuruluş-lar açısından baktığımızda ise, çoğunluk Kültür Bakanlığı'na ve yerel idarelere bağlıyken, üniversitelere ve özel şahıslara ait müzeler de mevcuttur.
Sergilenen objeler açısından son derece ilginç müzeler de bulunmaktadır. İnsan saçlarının sergilendiği saç müzesinden, daktilo müzesine, şapka müzesinden, sualtı müzesine, oyuncak müzesinden, köpek tasması müzesine kadar hayal edemeyeceğiniz çeşitlilikle karşı karşıya kalırsınız.


Müzeler sergilediği objelerin ve belgelerin tanıtımı kadar şehirlerin tanıtımı konusunda da önemli bir paya sahiptir. Kültürel öğelerin korunup sergilenmesinin yanında günümüzde sosyal hayatın da gelecek nesillere aktarılması ve yaşatılması açısından son derece gerekli kurumlardır. Kuruldukları şehirlerde turizm........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play