İzler Dergimizin ilk sayısı 22.02.1924 tarihlidir. İlk sayıdan sonra derginin yayınına bir süre ara verilmiştir. Nuri Ahmet Bey, Ömer Avni Bey (Can Akengin) ve Cemil Hüseyin Bey'lerin girişimleriyle 27.10. 1925 tarihinde dergi yeniden yayına girmiştir.
İzler; kültür, sanat ve edebiyat üzerine bir dergi olmasına karşın güncel haberlerle de süslenmiştir. Dr. Mustafa Çulfaz tarafından günümüz Türkçesine çevrilerek kitaplaştırılan dergi şehir tarihi açısından son derece önemlidir.
Giresun'da spor konusunda yaptığım araştırmalarda İzler dergisi ve Dr. Mustafa Çulfaz'ın İzler kitabı önemli kaynaklarımdan biridir.
Araştırmamda Galatasaray Lisesi'nden bir isme ulaştım. Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey…
İzler Dergisi'nde Galatasaray Lisesi'nden Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey ile ilgili ilk haber 06 Mayıs 1926 tarih ve 12 sayılı nüshada geçmektedir. Aslında haberden ziyade bir teşekkür metni olan bölüm şöyledir; “İstanbul'da Galatasaray Lisesi'nde İsmail Rıza Bey'e: Mecmuamız hakkında göstermiş olduğunuz alaka ve yardımdan çok mütehassisiz. Teşekkür eder teveccühünüzün devamını isteriz.”1
Üç sayı sonra yani; 16 Haziran 1926 tarih ve 15 sayılı derginin “Gelenler & Gidenler” bölümünde ise aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “Mecmuamız aile-sinden, çalışkan ve müstaid gençlerimizden Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey İstanbul'dan gelmişler ve Kumyalı Mektebi muallimi Fatih Bey Tokat'a gitmişlerdir.”2


Galatasaray Lisesi'nden Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey hakkında çok fazla bilgi bulamamış olsam da kendisinin İzler Dergisi'nde spor konulu birkaç yazısına ulaştım. 15 inci sayıda “Bir Egzersiz”, 16 ncı sayıda “Hilalliler Kupayı Kazandı” ve 19 uncu sayıda ise “Kale Bayırında” isimli bir şiir yazarımıza aitti. Şimdi İsmail Rıza Bey'in İstanbul'dan dönüşünün de haber yapıldığı 15 inci sayıdaki “Bir Egzersiz” başlıklı yazısına göz atalım:
Bir Egzersiz
11 Haziran Cuma günü Tayyare Meydanı'nda Giresun Spor - Hilal kulüpleri; bayramda gelecek Trabzon İdman Grubu maçlarına hazırlık olmak üzere bir egzersiz yaptılar. Bu egzersizde takımlar üzerinde bir “etüt” yapmak istiyorum. Spor Kulübü şahsî kıymetleri itibarıyla çok yüksek oyuncuları ihtiva ediyor. Maalesef umumiyet itibarıyla hemen hiçbir varlık gösteremiyorlar. Bunun sebebi tesanütsüzlüktür. Kalecileri çok müstaid, muktedir bir sporcudur. Yalnız onu çalıştırmalı!.. Her iki taraf müdafileri kalelerini müdafaa ediyorlar. Hâlbuki bugünkü “teknik” futbolda müdafiler hem kaleyi müdafaa edecek hem de paslarını muhacim (Hücum) hattının tutulmamış, boş bırakılmış taraflarına atacaktır…
Muavinlerde (Orta saha oyuncusu) de tesanütsüzlük görülmekte idi. Mua-vinlik futbolun en zor, en ustalıklı mevkiidir. Bu mevkide oynayacak gençler daima kafa ile teknikle oynamalı-dırlar. Onlar, bir takımın muvaffakı-yetinde nasıl başlıca âmilseler, adem-i mu-vaffakıyette de en büyük kabahat kendilerine aittir. Muavinler de müdafiler gibi hatta daha fazla kalelerini müdafaa edecek, muhacimlere daima yardımda bulunacaklardır. Ekseriya muavinlerimiz ya bir müdafi veya bir muhacim gibi hareket ediyorlar. Bu çok yanlıştır. Giresun Spor kulübünün az da olsa muvaffakıyetine en büyük sebep biraz da mütemadi maçlar yapan aynı gençlerden mürekkep olmasındandır.
Onların en büyük kabahatleri karşılarındaki oyuncuları kendilerinden daha küçük görüyor, ehemmiyet vermiyorlar. Hâlbuki her sporda oyuncular karşılarındakini kendinden yüksek görüp onu alt etmeye çalışmalıdır. Bu, futbolda muvaffakıyetin düsturudur. Aynı takımla çalışmak şartıyla Giresun Sporlu gençlerin pek ziyade muvaffakıyet göstereceklerinden eminim. Hilal oyuncuları şahsî kıymetleri itibarıyla Giresun Sporlu gençlerden çok dûn bir derecededirler. Böyle olmakla beraber yaptıkları bütün egzersizlerde Giresun Sporluları adem-i muvaffakıyete uğratmaları şayan-ı dikkattir… Bu maçta en ziyade şayan-ı teessüf olan vaka hakemin inatlığı idi. Maç esnasında Giresun Sporlular tarafından Hilal kalesine gelen top bir iki mücadeleden sonra auta gidiyor. Hilal kalecisi topu alıp aut atılacak yere götürüyor. Tam bu esnada hakem düdüğü çalıyor. Penaltı!.. Mademki top saha haricine çıkmıştır. Bütün oradaki ahali gibi bunu hakem de görmüştür. Binaenaleyh autu vaktiyle çalması elzemdi. Haksız yere verilen penaltıya Hilal sporcuları muvafakat ettiler. Oyuna devamdan sonra bir penaltı daha…
Penaltı atılacağı zaman hakem cezayı yapan oyuncuya yaklaşıyor ve:
“Biraz evvel bir tane daha olmuştu ama çalmadım!..”
Hakem yetiştirelim. Memleket gençliğine yazıktır.”
İsmail Rıza3

KAYNAKLAR:
1,2,3 İzler, Mustafa Çulfaz, Monogram Reklam Çözümleri, İstanbul, Mart 2020, s. 298, 360, 361/ Görseller: 4,5 İzler Dergisi, 16 Haziran 1926, sayı 15 (Ön ve Arka Kapak) Hüseyin Gazi Menteşeoğlu Arşivi.

QOSHE - Galatasaray Lisesi'nden İsmail Rıza Bey ve İzler Dergisi'ndeki Spor Konulu Yazısı - Hüseyin Gazi Menteşeoğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Galatasaray Lisesi'nden İsmail Rıza Bey ve İzler Dergisi'ndeki Spor Konulu Yazısı

1 1 8
26.08.2022

İzler Dergimizin ilk sayısı 22.02.1924 tarihlidir. İlk sayıdan sonra derginin yayınına bir süre ara verilmiştir. Nuri Ahmet Bey, Ömer Avni Bey (Can Akengin) ve Cemil Hüseyin Bey'lerin girişimleriyle 27.10. 1925 tarihinde dergi yeniden yayına girmiştir.
İzler; kültür, sanat ve edebiyat üzerine bir dergi olmasına karşın güncel haberlerle de süslenmiştir. Dr. Mustafa Çulfaz tarafından günümüz Türkçesine çevrilerek kitaplaştırılan dergi şehir tarihi açısından son derece önemlidir.
Giresun'da spor konusunda yaptığım araştırmalarda İzler dergisi ve Dr. Mustafa Çulfaz'ın İzler kitabı önemli kaynaklarımdan biridir.
Araştırmamda Galatasaray Lisesi'nden bir isme ulaştım. Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey…
İzler Dergisi'nde Galatasaray Lisesi'nden Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey ile ilgili ilk haber 06 Mayıs 1926 tarih ve 12 sayılı nüshada geçmektedir. Aslında haberden ziyade bir teşekkür metni olan bölüm şöyledir; “İstanbul'da Galatasaray Lisesi'nde İsmail Rıza Bey'e: Mecmuamız hakkında göstermiş olduğunuz alaka ve yardımdan çok mütehassisiz. Teşekkür eder teveccühünüzün devamını isteriz.”1
Üç sayı sonra yani; 16 Haziran 1926 tarih ve 15 sayılı derginin “Gelenler & Gidenler” bölümünde ise aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: “Mecmuamız aile-sinden, çalışkan ve müstaid gençlerimizden Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey İstanbul'dan gelmişler ve Kumyalı Mektebi muallimi Fatih Bey Tokat'a gitmişlerdir.”2


Galatasaray Lisesi'nden Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey hakkında çok fazla bilgi........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play