1926 yılı İzler Dergisi'nde yer alan spor konu yazılara değinirken Galatasaray Lisesi'nden İsmail Rıza Bey ve dergideki yazılarından bahsetmiştim.
İstanbul'dan Giresun'a gelen ve bu gelişi İzler Dergisi'nin 16 Haziran 1926 tarih ve 15 inci sayısında “Geleneler&Gidenler” sütununda haber yapılan İsmail Rıza Bey; bu süreçte İzler Dergisi için bir yazı daha hazırlamıştır.
Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey bu yazısında Hilal ve Giresun takımlarının genç kadroları tarafından oynanan maçı aktarmış ve genç takımlar hakkındaki düşüncelerini dile getirmiştir.
İsmail Rıza Bey; takım kadroları ve hakemler hakkında bilgi yazmamış olsa da hem maçtan bölümler vermiş hem de genç oyuncuları tebrik etmiştir. Kısa bir yazı olmasına karşın Giresun Spor Tarihi konusunda çalışma yapanlar için son derece önemli bilgiler içermektedir. Kulüplerin aynı zamanda gençlerden oluşan birer alt yapı takımlarının daha olduğu, yereldeki karşılaşmalarda kazanan kulüplere kupa verildiği ve il dışından gelen takımlarla yapılan maçlarda şehirdeki tüm takımları kapsayan karma bir kadro oluşturulduğu bunlardan bir kaçıdır.


İsmail Rıza Bey'in İzler Dergisi'nin 01 Temmuz 1926 tarihli 16 ncı sayısında yayınlanan ve Dr. Mustafa Çulfaz tarafından günümüz Türkçesine çevrilen maç ve oyuncularla ilgili düşünceleri ise şöyledir;
“Hilalliler Kupayı Kazandı”
“Evvelce yazdığım vecihle Hilal tarafından vuku bulan davete binaen Giresun Spor ve Hilal ikinci takımları cuma günü Tayyare Hangarı'nda pek samimi bir maç yapmışlar ve Hilal takımı hakemin görmezliğine binaen çalıştılar ve haklı olarak mıntıka tarafından konulan kupayı kazandılar.
Oyuna Hilallilerin akınıyla başladı. Bidayette (başlamada - başlangıçta) Giresun Spor takımı seri bir akınla Hilal kalesine aktılar. Hilal'in genç oyuncuları bu ani hücumdan birdenbire şaşırdılar. Bir iki didişmeden sonra top Giresun Spor kalesine indi. Düüüt Penaltı… Her iki taraf da heyecanda. Giresun Sporlular daha başlangıçta talihin makûs gadrine uğradılar. Ümitleri kırılmış gibi idi.
(Penaltının golle sonuçlandığı konusunda bilgi verilmemiştir. Ancak Giresun Spor için kullanılan “talihin makûs gadri” ve “ümitlerin kırılmış olması” sözleriyle Hilallilerin 1 – 0 öne geçtiği ima edilmiştir. Aşağıda sadece karşılıklı birer golden bahsedildiği dikkate alınmalıdır. Karşılaşma sonunda ise Hilallilerin ikiye bir galip geldiği belirtildiğine göre bu penaltı golle sonuçlanmıştır.)
Oyun her iki tarafın pek güzel, ağabeylerininkinden daha ahenktar cereyan ediyordu. Haftaymın ortalarına doğru Hilal'in sağ içi, santrhaftan aldığı bir pası hüsn-i istimal ederek (iyi kullanarak) Giresun Spor kalesine gönderdi. Goolll!..
Bu partide hakemin yanlış görmesi yüzünden Hilal küçükleri aleyhine verilen bir penaltıyı kaleci kurtardı.
İkinci haftayım da hemen hemen Giresun Spor'un lehine cereyan ediyordu. Oyunun sonlarına doğru Hilal müdafilerinin birinin Trabzon İdman Grubu murahhası (delegesi) Celalettin Bey'in söylediği gibi “kırk pas dâhilinde olan bir hentboldan penaltı çalınması şayan-ı hayrettir”… Hakem herhalde Giresun Sporluların kuvvet-i maneviyesini (manevi kuvvet - moral) düzeltmek için olacak Hilal aleyhine penaltı veriyor. Penaltı atılıyor… Goolll!.. Oyun bu suretle ve Hilal Spor Kulübü ikinci takımının ikiye bir galibiyetiyle bitiyor.
Oyunun tarz-ı cereyanından çok memnunum. Zira küçükler ağabeyleri gibi katiyen gürültü patırtıya ehemmiyet vermeyerek yalnız centilmence oynamışlar ve o suretle bitirmişlerdir. Bundan dolayı küçükleri ne kadar tebrik etsem azdır. Yalnız hakem oyunu biraz daha dikkatli idare etseydi, şüphesiz oyun daha güzel olacaktı.


Takımlar hakkında bir etüt:
Spor kalecisi henüz spor hayatına yeni atılmış bir gençtir. Vazifesini muvaffakiyetle ifa etmiştir. Hilal kalecisi de henüz spor hayatına atılmakla beraber pek ziyade muvaffakiyet göstermiştir. Bu gençten biz daha pek çok şeyler bekleyebiliriz. Mütemadi muvaffakiyetleriyle az zamanda muhtelit takıma (karma takıma) kaleci olacak kabiliyet göstermektedir. Her iki taraf müdafaası da mümkün mertebe birbirlerinden iyi oynamışlardır. Yalnız “teknik” bilmiyorlardı. Geçenki makalemde de mevzu-ı bahis ettiğim gibi müdafilerimizin (savunma) yegâne hatası topu hasım muhacimlerinden (saldıran - hücum edenlerinden) kaptığı zamanlarda kendi muhacimlerine göndermeyip lalettayin vurmalarıdır. Bu hatalarını da zamanla telafi edeceklerine katiyen eminim. Muavinler (yardımcılar – orta saha oyuncuları), muhacimlerini (hücum edenleri) beslememekte âdeta birbirleriyle yarış yapıyorlardı. Eğer muavinler (yardımcılar - orta saha oyuncuları) muhacimlerine (hücuma) lazım olan muaveneti (yardımı) yapsalardı hiç şüphesiz oyunun tarz-ı cereyanı değişirdi. Muavinler (yardımcılar – orta saha oyuncuları) vazifelerini unutmamalıdırlar. Muhacimler (saldıran - hücum edenler) hakikaten bugünün kahramanlarıydı.
Küçük gençlerin güzel pas oyunları, futboldan anlayanları hayret içinde bıraktı. Oyuna birinci takımlarımızda göremediğimiz bir intizamla başlayıp öylece bitirdiler. Küçük sporcular içinde en ziyade muvaffakiyet ibraz edenler bilhassa Giresun Spor'un sağ insayt ve sağ açığı, Hilal'in santrforvet ve sağ insaytıdır.
Aferin küçüklere!..
Tebrike seza bir varlık gösterdiler.”
“İsmail Rıza”1

Kaynaklar:
1 İzler, Mustafa Çulfaz, Monogram Reklam Çözümleri, İstanbul, Mart 2020, s. 382,383
Görseller:
2 Hüseyin Gazi Menteşeoğlu Arşivi

QOSHE - Galatasaray Lisesi'nden İsmail Rıza Bey ve İzler Dergisi'ndeki Spor Konulu Yazısı - II - Hüseyin Gazi Menteşeoğlu
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Galatasaray Lisesi'nden İsmail Rıza Bey ve İzler Dergisi'ndeki Spor Konulu Yazısı - II

6 1 12
27.08.2022

1926 yılı İzler Dergisi'nde yer alan spor konu yazılara değinirken Galatasaray Lisesi'nden İsmail Rıza Bey ve dergideki yazılarından bahsetmiştim.
İstanbul'dan Giresun'a gelen ve bu gelişi İzler Dergisi'nin 16 Haziran 1926 tarih ve 15 inci sayısında “Geleneler&Gidenler” sütununda haber yapılan İsmail Rıza Bey; bu süreçte İzler Dergisi için bir yazı daha hazırlamıştır.
Karahüseyinzade İsmail Rıza Bey bu yazısında Hilal ve Giresun takımlarının genç kadroları tarafından oynanan maçı aktarmış ve genç takımlar hakkındaki düşüncelerini dile getirmiştir.
İsmail Rıza Bey; takım kadroları ve hakemler hakkında bilgi yazmamış olsa da hem maçtan bölümler vermiş hem de genç oyuncuları tebrik etmiştir. Kısa bir yazı olmasına karşın Giresun Spor Tarihi konusunda çalışma yapanlar için son derece önemli bilgiler içermektedir. Kulüplerin aynı zamanda gençlerden oluşan birer alt yapı takımlarının daha olduğu, yereldeki karşılaşmalarda kazanan kulüplere kupa verildiği ve il dışından gelen takımlarla yapılan maçlarda şehirdeki tüm takımları kapsayan karma bir kadro oluşturulduğu bunlardan bir kaçıdır.


İsmail Rıza Bey'in İzler Dergisi'nin 01 Temmuz 1926 tarihli 16 ncı sayısında yayınlanan ve Dr. Mustafa Çulfaz tarafından günümüz Türkçesine çevrilen maç ve oyuncularla ilgili düşünceleri ise şöyledir;
“Hilalliler Kupayı Kazandı”
“Evvelce yazdığım vecihle Hilal tarafından vuku bulan davete binaen Giresun Spor ve Hilal ikinci takımları cuma günü Tayyare Hangarı'nda pek samimi bir maç yapmışlar ve Hilal takımı hakemin görmezliğine binaen çalıştılar ve haklı olarak mıntıka tarafından konulan kupayı kazandılar.
Oyuna Hilallilerin akınıyla başladı. Bidayette (başlamada - başlangıçta) Giresun Spor takımı........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play