We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ŞEKER

10 1 1
25.05.2022

Kişisel tarihimdeki, edebiyat açısından ''yetim'' kalma olgusu, çok kıymetli büyüklerim Ahmet Ersöz, Hasan Öğütçü, Bahtiyar Dayımoğlu, Naci Pamuk, Ahmet Kaçar ve Aysel Akdağ'ın vefatlarıyla başıma geldi. Adlarını her daim özlemle andığım bu güzel insanlar, ne yazdımsa okuyan ve beğenilerini (gerektiğinde sitemlerini) bi biçimde bana duyumsatan kişiler idi.
Onlar tarafından ''okunduğumu'' bilerek yazmak, dünyadaki en büyük keyif ve sorumluluktu garip göynüm için… Kuşkusuz motivasyon kaynağı denen şeyin feriştahıydı.
Nasıl özlerim onları, nasıl içime dokunur yoklukları, nasıl?
''Şu Fırat'ın suyu akar serindir / Söyletmeyin beni anam, yarem derindir'' diyeyim, gerisini sizler anlayın.
***
Yakın zamanda ard arda yitirdiğimiz sevgili amcalarım Rıza Aksüt ve Haşim Gürdal da çok özel dostluklarının-sevgilerinin yanı sıra, titiz okurum olma konusunda arkamı yasladığım birer büyük dağ idiler.
Üzülüyorum elbette, biraz daha yalnız kalıyorum, mezarlık dönüşlerinde, şehrime doğru yürürken…
Salt yazılarım mıdır sizce giderek ''yoksunlaşan'', ''mahzunlaşan'', tüm Giresun diğil midir?
***
Bi insan neden köşe yazısı yazar?
Pekçok sıfatla tanımlanabilir bu; kültürden-birikime, nam salmaktan-sanatçılığa kadar. Ama nihayetinde pek de zararı bulunmayan bi tür ruh hastalığı sayılabilir mi?
Ferhan Şensoy'un o unutulmaz sözündeki gibi; ''İnsanın aynen çişi gelir gibi yazı yazası gelmesi'' midir, biraz da bu işler?
Söyleyecek epeyce sözümüz olmasından mıdır sadece?
1983'ten, yani 17 yaşımdan beri şu soylu gazetede köşe sahibiyim. 40 yılıma merdiven dayamışım, yemin ederim henüz ben de çözemedim bu sorunun yanıtını…
***
İlimizde çok kötü örnekleri var bu işin, yazarlığı-edebiyatı salt karşı cinse ''asılmak'' olarak kullanan kadınlı-erkekli nice yaratık tanıyor, onlar adına utanıyorum.
Bunlar, tıpkı belgesellerde izlediğimiz hayvancıklar falan gibiler.
Sadece........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play