El attıkları hangi işi düzgün yaptılar ki? Kaçıncı sınıfa gittiğini bile şaşırttılar bize, bacak kadar çocuklarımızın...
Geçende; 'Orta bire gidiyo" diye iddia ettiğim kızım, orta ikiye gidermiş meğer. Altı yıldır her sabah okula gidiyor diyerek, işin içinden çıkayım en iyisi.
Küçük kızım Yağmur'dan söz ediyorum.
Herkesin evladı kıymetlidir mutlaka, benimki de öyle.
***
Okul çantasını kimi zaman, çok kısacık mesafede bile olsa bana taşıttığı oluyor kızımın. Servise binerken, servisten inerken falan. Üzülüyorum, yeminle çok üzülüyorum.
Açık konuşayım. Ömr-ü hayatımda bu denli ağır bi çanta ne duydum ne gördüm. Kahraman Mehmetçiğimizin dağda-bayırda sırtlarında gezdirdiği mühimmat çantasının bile bu ölçüde yüklü olduğunu sanmıyorum.
-Kızım bu nasıl bi okul çantasıdır ki, ne var bunun içinde yahu?
-Baba, kitaplarım...
Sevgili Okul Müdürü kardeşime seslenmek isterim;
-Bikez olsun öğrencilerinizin çantasını taşıdınız mı? Onları okula mı yolluyoruz, yoksa halter federasyonuna mı? Hem ayrıca, çocuklarımıza okulda nelerin ders diye okutulduğunun bilincinde misiniz? Safsata, bilim, hangisi? Vicdanınız rahat mı Müdürüm?
***
Sabahın kör karanlığında uyanıyor süt kuzusu yavrularımız. Bi kutsal kentle aynı zaman diliminde yaşamak palavrası uğruna (ki, o kutsallığa dair herbi değeri çiğnemiş, yerle yeksan etmişsiniz zaten) çekiliyor bu eziyet.
O saatte yatağında mışıl mışıl uyuması gereken bi metabolizmanın yaşayacağı muhtemel sorunlara ilişkin bilgi sahibi diğilim!
İnsan vücudunun kimyası, iç organların genel ritmi, insan ruhunun dengesi falan filan, neyi gerektirir, ne yapmak lazımdır, bunları tam bildiğim söylenemez.
Ama tek anladığım, dünya üzerindeki hiçbi çocuğun o saatte ayakta olmaması gerçeğidir. Buz gibi havada, karanlıkta sokakta olmak, yeryüzünde hiç birimizin layığı diğildir. Kaldı ki çocukların hiç!
Sevgili İl Milli Eğitim Müdürü kardeşime seslenmek isterim;


-Sabah 7'de uyanıp evden çıkan, akşam 4 gibi okuldan eve dönen evladınız var mı sizin de? Yaklaşık 9 saat? Onca saat ne yapılabilir bi okulda? Ne kadar uzun süre okulda olunursa, atom mühendisi olma olasılığı o kadar fazladır diye bi teori var da benim mi haberim yok? Vicdanınız rahat mı Müdürüm?
***
Afyon patlaması diye bi deyim vardır lugatımızda. Bilirsiniz hepiniz.
Başka anlamı varsa, kusurumu bağışlayınız, ben bu deyimi; "Daha yeni uyanmak, henüz yemek yeme yönüyle iştahsız olmak" biçiminde anlıyorum.
O karanlık sabahlarda düzgünce beslenemiyor çocuklarımız. Sofraya kuş sütü koysan içemiyorlar.
Ayakkabılarını giyerken zorla bikaç yudum sıcak süt içerlerse ne hoş... Çünkü "Kızım bari şu muzu at ağzına" diyip eline tutuşturduğumuz meyvenin yarısını bile kendi ağzımızda buluyoruz, her defasında.
O saatte bişey yenilemiyor, o saate bişey içilemiyor. Beslenme çantasına koyduğumuz besinlerin büyük bölümü, hiç dokunulmadan eve geri geliyor. Belli ki başka bişeyler yemek istiyor, çocuklar okulda.
Sevgili Milli Eğitim Bakanı kardeşime seslenmek isterim;
-Evlatlarımızı uzun saatler boyunca aç bırakmak hangi eğitim sisteminde, hangi anayasada, hangi dinde, hangi ahlakta yazılıdır? Misal bi çorba kaynatmak bu kadar mı zordur okullarımızda? Türk çocuklarını okul denen şeyden soğutmak gibi bi müfredat var da bizler mi duymadık? Sizin çocuğunuz var mı, örneğin hiç karnı acıkmayan bi Süpermen midir sizinki? Vicdanınız rahat mı Müdürüm?
***
Benim koklamaya kıyamadığım bebeğim hasta oldu, bikaç gündür evde yatıyor. Soğuk algınlığı gibi bişey. Kim bilir bu covid illetinin hangi varyantıdır? Daha üç beş güne de iyi olamayacak gibi. Halsiz, mecalsiz...
Var olsun, götürdüğümüz doktor ablası "Merak etmeyin, salgın var, biraz uzun sürüyor iyileşmesi" diyerek yüreklerimize su serpti.
Hiç dert diğil valla. Beş dakikacık uyanmadan uyuyor günlerdir kuzum. Uyusun güzel güzel. Uykuya hasretler çünkü.
Sevgili Milli Maarif Baş Müfettişi kardeşime seslenmek isterim;
-Bu bebeklerimizi ne yaptınız da bu kadar yordunuz? Hasta oldular da yeni fark ettik sanmayın. Siz bu işlerin başına geleli beri ne uyku saatleri belli ne ders çalışma saatleri ne yemek saatleri ne eğlence saatleri. Canlarımız sürekli yorgun, sürekli bezgin, sürekli uykulu. Sizin asık suratlı çocuğunuz yok mu kıymetli Baş Müfettişim, vicdanınız rahat mı?
***
Birinci artı; yarım yüzyıllık kişilikleriyle oynanarak, ilk okul mu, orta okul mu, lise mi olduğu anlaşılamayan, kupkuru birer taş yığınına dönüşmüş mekteplerimizdir.
İkinci artı; bireysel özgürlük kisvesi altında, kimisi kot pantolonlu, kimisi tesettürlü öğretmenlerin başkaldırdığı Türkiye Cumhuriyeti'nin dünyalarda benzersiz eğitim sistemidir. Üçüncü artı; aç karnına okula giden çocuklarımızdır.
Dördüncü artı; her geçen gün bilimden uzaklaşan, safsatalarla dolu ders kitaplarıdır.
Vatanımıza 4+4+4 diye dayatılan sadece budur. Bilemedim şimdi; ne kadar ''hıyanete'' girer, ama gaflet ve dalalet olduğu kesindir.
Gün gelir hesabı sorulur.

QOSHE - +4 DEDİKLERİ… - Gürsel Ekmekçi
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

+4 DEDİKLERİ…

10 1 1
07.12.2022

El attıkları hangi işi düzgün yaptılar ki? Kaçıncı sınıfa gittiğini bile şaşırttılar bize, bacak kadar çocuklarımızın...
Geçende; 'Orta bire gidiyo" diye iddia ettiğim kızım, orta ikiye gidermiş meğer. Altı yıldır her sabah okula gidiyor diyerek, işin içinden çıkayım en iyisi.
Küçük kızım Yağmur'dan söz ediyorum.
Herkesin evladı kıymetlidir mutlaka, benimki de öyle.
***
Okul çantasını kimi zaman, çok kısacık mesafede bile olsa bana taşıttığı oluyor kızımın. Servise binerken, servisten inerken falan. Üzülüyorum, yeminle çok üzülüyorum.
Açık konuşayım. Ömr-ü hayatımda bu denli ağır bi çanta ne duydum ne gördüm. Kahraman Mehmetçiğimizin dağda-bayırda sırtlarında gezdirdiği mühimmat çantasının bile bu ölçüde yüklü olduğunu sanmıyorum.
-Kızım bu nasıl bi okul çantasıdır ki, ne var bunun içinde yahu?
-Baba, kitaplarım...
Sevgili Okul Müdürü kardeşime seslenmek isterim;
-Bikez olsun öğrencilerinizin çantasını taşıdınız mı? Onları okula mı yolluyoruz, yoksa halter federasyonuna mı? Hem ayrıca, çocuklarımıza okulda nelerin ders diye okutulduğunun bilincinde misiniz? Safsata, bilim, hangisi? Vicdanınız rahat mı Müdürüm?
***
Sabahın kör karanlığında uyanıyor süt kuzusu yavrularımız. Bi kutsal kentle aynı zaman diliminde yaşamak palavrası uğruna (ki, o kutsallığa dair herbi değeri çiğnemiş, yerle yeksan etmişsiniz zaten) çekiliyor bu eziyet.
O saatte yatağında mışıl mışıl uyuması gereken bi metabolizmanın yaşayacağı muhtemel sorunlara ilişkin bilgi sahibi diğilim!
İnsan vücudunun kimyası, iç organların genel ritmi, insan ruhunun dengesi falan filan, neyi gerektirir, ne yapmak lazımdır,........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play