Değişik medya ortamlarında Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu'nun fındık piyasasına müdahale edileceğine ilişkin bir takım söylemlerini okuyunca anlamak için araştırmaya koyuldum. Milletvekilinin, bir televizyon kanalının “Gündem Özel” programında 06.09. 2022 tarihinde verdiği röportajı “Youtube” üzerinden dinledim. Bu röportajda, özetle arz fazlası olunca 2016 yılında TMO'nun piyasayı regüle etmesi gerektiğini yetkililere söylediklerini dile getirmiştir. Bundan sonra TMO'nun devreye girdiğini, önceki yıllarda Ekim ayında alıma başladığını, bu sene 22 Ağustos'ta alıma başlanmasını sağladıklarını, Ordu'nun üç ilçesinde alıma başlandığını, daha fazla alım yapabilmek için eleman bulmanın mümkün olamadığını, 2-4 Kilometre öteye götürülmesinde bir şey olmadığını, TMO'nun ürünün tamamını almaya niyetli olduğunu belirtmiştir. TMO'nun 4 ay sonra 80 Liraya satacağı, hem üreticinin hem de TMO'nun kâr edeceği öngörüsünü yapmıştır. Üreticinin bahçeye girmeden fiyatı bilmesi gerektiğini, Ağustos ayı girmeden fiyatın açıklandığını, bu sene fiyatın 52 Lira olarak belirlendiğini, iyi bir fiyat olduğunu söylemiştir. Serbest piyasada fındığın düşük olmasının iyi olmadığını, müdahale edeceklerini, rekabet kurulunun devreye gireceğini de beyan etmiştir. Fiskobirlik'in aldığı ürünün parasını ödemediğini, Fiskobirlik'i batıran onlar ( CHP'yi kastediyor.) olduğunu, görevi TMO'dan alıp Fiskobirlik'e mi vereceklerini sorarak, geçmişi kötülemiştir. Üreticinin de piyasaya “müdahale” ederek acele etmemesi, fındığını satmaması ve az az indirmesi gerektiğini dile getirerek, üreticiye akıl vermiştir! Sahaya indiğinde yalan konuşmadığını, milleti kandırmadığını da dile getirmiştir.
***
“Müdahale”nin karışmak olduğunu anımsatarak konuya girelim. Her sözcükte olduğu gibi müdahale sözcüğü de söylendiği yere, bağlama göre farklı anlamlar kazanabilir. Piyasada müdahale, fiyatların azalması veya artmasını önlemek üzere kamu otoritesinin fiyatlara, ücretlere, kâra sınırlar getirmesidir. Ancak, son yirmi yılda bu bağlamda bir müdahaleden söz edilmesi mümkün değildir. Müdahale ile istikrar sağlanmalıdır ki, bu anlamda bir müdahaleyi yıllardır göremiyoruz.
Milletvekili, serbest piyasada fındık fiyatının düşüklüğüne itiraz ederek, müdahaleden söz etmektedir. Ancak, bu müdahale, olması gereken değildir. Milletvekilinin “müdahale” diyerek üretici ve rekabet kurulunu kastettiği anlaşılmaktadır. TMO'nun bir müdahale kurumu olduğunu unutmuştur. Bugün TMO, müdahalesiz, müdahale kurumu olarak işlevini yürütmektedir.
Rekabet kurulunu ilgilendiren bir boyutu olduğunu gösteren bir delil olmadan afakî bir söylemle fındık fiyatlarındaki düşüklükten sonuç alınması mümkün değildir. Elde herhangi bir kanıt olmadan rekabet kurulunun müdahalesinden söz edilmesi, yalnızca üreticinin “gazını” almaya yarar!
Diğer müdahaleci ise üreticinin kendisiymiş! Üretici, nasıl yapacakmış? Milletvekili, üreticinin ürününü satmayarak ve piyasaya azar azar getirerek yapacağını söylüyor. Tam anlamıyla “tuzu kuru” olanların ifadesidir. Üreticinin, zamanında aldığı kredi, ilaç, gübre borcunu, işçilik, patoz ve nakliye gideri gibi giderlerini nasıl ödeyeceğini söylemeden “Fındığını satma.” demek kolaydır. Ayrıca, fındığını satma veya az az getir demenin, bir başka maliyeti var: Uygun depo yoksa fındığın kalitesinde, miktarında azalmalara neden olabileceği gibi çalınma riski de bulunmaktadır. Bütün bunları görmeden üreticiye “müdahale” ederek fındığını satma demek, en azından ayıptır.
TMO'nun, 52 liraya aldığı fındığı 4 ay sonra 80 liraya satıp kar edeceğinin hesabı yapılırken üreticinin eleman azlığı nedeniyle fındığını satamamasının hesabı yapılmamaktadır. TMO'ya satılan fındığın bedelinin 21 gün sonra ödendiği, randevu süresiyle birlikte 30-45 gün sonra ödenmesinin faizli borçlara etkisi gözetilmeden üreticiye “Müdahale et.” denilmesi, “Üreticinin yanında değiliz.” demektir. Acil ödenecek ve faizli borçların varsa tekelci firmaya ver ki, “Onun daha fazla kâra ihtiyacı var.” demektir.
Milletvekili, TMO'nun alım merkezi sayısının yetersiz olduğunu kapalı bir şekilde kabul etmektedir. Fındığın birkaç kilometre uzağa götürülmesinin olağan olduğunu söylemektedir. Evet, 2-4 Km'den getirilmesi önemli değildir, ama 70-100 Km'den getirilmesi önemli değil midir? Maliyetinden haberiniz var mıdır? Bir kilo fındığa yansımasını hesap ettiniz mi? Zamanında Fiskobirlik'in kaç alım merkezinde fındık aldığını, bir günde kaç ton fındık aldığından haberiniz var mı? Hiç, bu bilgileri TMO'nun bilgileri ile karşılaştırmayı düşündünüz mü?
4572 sayılı Yasayla Fiskobirlik'in 2000 yılında borçlarının silindiğini ve yeniden yapılandırıldığını anımsatalım. Fiskobirlik'in 2002 yılından sonra yaptığı borçlar nedeniyle sıkıntı yaşadığını bilmeyenler, bilmek istemeyenler, bu sözcükleri kullanabilir. Milletvekilinin söylediği “batırdılar” sözcüğü geçerliyse 2002 yılından sonra göreve gelen yöneticiler için söylenmiş olmalıdır. Özellikle 2004-2006 yıllarında üreticiden alınan ürünün parası, yıllar sonra ödenebilmiştir. Bir kısmının mahkeme kararıyla ödendiğini de belirtelim. Bütün bunlar, son yirmi iki senede gerçekleşmiştir. Fiskobirlik'i bunlar batırdı, demek gerçeğin ifadesi değildir.
***
İnanmak istemeyenler, afakî suçlamalar yapanlar için söylüyorum: Fiskobirlik'in 03 Kasım 2002 tarihinden önceki 31.08.2002 tarihli son bilançosunu inceleyelim. Ardından gelen yılların tümünün bilançolarını inceleyelim. Kısa ve uzun vadeli borçlarındaki değişimleri görelim. Özkaynağındaki azalmaları görelim. Sahaya indiğinde yalan konuşmadığını ileri sürerek insanları yanıltmak doğru değildir. Ya televizyon ekranı “saha” olarak görülmemiştir, ya da 1996 tarihinden sonra hükümet ortağı dahi olmamış bir partiye “Fiskobirlik'i batıran onlar” diyerek “saha”da gerçeğe yer verilmemiştir.
Diğer yandan rekabet kurulu, bir müdahale kurumu değildir. Piyasa oyuncularını yargılayan bir kurumdur. Yani, sonuçlara bakarak karar verir. Piyasada oluşan fiyata ilişkin bir düzenleme yapmaz, rekabeti engelleyenleri cezalandırır. Fiyata karışacak olan kamu otoritesidir. Bunun aracı olarak da TMO görevlendirilmiştir. Ancak, TMO'nun müdahale alımı yapmadığı, yapamadığı açıktır. Yıllardan beri aldığı fındık miktarı, alım merkezlerinin sayısı, alım sırasında üreticiye yaşattığı zorluklar, ürün bedelinin geç ödenmesi gibi nedenler, üreticiyi piyasa oyuncularına teslim etmektedir. Gerçek bir müdahale kurumu olsaydı, bunların hiçbiri yaşanmazdı. TMO'nun 4 ay sonra fındığı 80 liraya satacağını, elemanın olmadığını söyleyenler yaşanan herşeyin üreticinin aleyhine olduğunu itiraf etmektedir.

QOSHE - Müdahalesiz, Müdahale! - A. Dursun Yılmaz
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Müdahalesiz, Müdahale!

8 1 5
20.09.2022

Değişik medya ortamlarında Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu'nun fındık piyasasına müdahale edileceğine ilişkin bir takım söylemlerini okuyunca anlamak için araştırmaya koyuldum. Milletvekilinin, bir televizyon kanalının “Gündem Özel” programında 06.09. 2022 tarihinde verdiği röportajı “Youtube” üzerinden dinledim. Bu röportajda, özetle arz fazlası olunca 2016 yılında TMO'nun piyasayı regüle etmesi gerektiğini yetkililere söylediklerini dile getirmiştir. Bundan sonra TMO'nun devreye girdiğini, önceki yıllarda Ekim ayında alıma başladığını, bu sene 22 Ağustos'ta alıma başlanmasını sağladıklarını, Ordu'nun üç ilçesinde alıma başlandığını, daha fazla alım yapabilmek için eleman bulmanın mümkün olamadığını, 2-4 Kilometre öteye götürülmesinde bir şey olmadığını, TMO'nun ürünün tamamını almaya niyetli olduğunu belirtmiştir. TMO'nun 4 ay sonra 80 Liraya satacağı, hem üreticinin hem de TMO'nun kâr edeceği öngörüsünü yapmıştır. Üreticinin bahçeye girmeden fiyatı bilmesi gerektiğini, Ağustos ayı girmeden fiyatın açıklandığını, bu sene fiyatın 52 Lira olarak belirlendiğini, iyi bir fiyat olduğunu söylemiştir. Serbest piyasada fındığın düşük olmasının iyi olmadığını, müdahale edeceklerini, rekabet kurulunun devreye gireceğini de beyan etmiştir. Fiskobirlik'in aldığı ürünün parasını ödemediğini, Fiskobirlik'i batıran onlar ( CHP'yi kastediyor.) olduğunu, görevi TMO'dan alıp Fiskobirlik'e mi vereceklerini sorarak, geçmişi kötülemiştir. Üreticinin de piyasaya “müdahale” ederek acele etmemesi, fındığını satmaması ve az az indirmesi gerektiğini dile getirerek, üreticiye akıl vermiştir! Sahaya indiğinde yalan konuşmadığını, milleti kandırmadığını da dile getirmiştir.
***
“Müdahale”nin karışmak olduğunu anımsatarak konuya girelim. Her sözcükte olduğu gibi müdahale sözcüğü de söylendiği yere, bağlama göre farklı anlamlar kazanabilir. Piyasada müdahale, fiyatların azalması veya artmasını önlemek üzere kamu otoritesinin fiyatlara, ücretlere, kâra sınırlar getirmesidir. Ancak, son yirmi yılda bu bağlamda bir müdahaleden söz edilmesi mümkün değildir. Müdahale ile istikrar sağlanmalıdır ki, bu anlamda bir müdahaleyi........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play