We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kılıçdaroğlu'na Açık Çağrı

6 0 25
26.07.2022

Siyasi partiler, programları ile vardır ve programları ile birbirinden ayrılır. Var olduğu zamanlarda Bakanlar Kurulu da “hükümet programı” ile kendisini sınırlardı. Siyasi partilerin programları, ilkeler ve hedefler bildirgesidir. Aynı zamanda tercihlerini ortaya koyar. Toplumun, hangi kesimini destekleyeceğini, gelişmelerini öngöreceğini de belirler. Çoğunluğu kazanan parti veya partiler, hükümet programını Meclise sunarak, kendini bağlardı. Doğal olarak, devletin kalkınma planlarını, yıllık plan ve programlarını da gözetirdi. Devletin planları ile partinin programının uyumundan “hükümet programı” ortaya çıkardı. Zamanında ilgiyle okur, izlerdik. Şimdi, ne parti programı kaldı, ne de hükümet programı. Hatta devletin kalkınma planları dahi yok. Var olduğunu savunanlar için zevahiri kurtarma planı olduğunu söylemek mümkündür. Bunu görmek için birinci 5 yıllık kalkınma planından bu güne değin kalkınma planları incelenmesi yetecektir. Kalkınma planlarının süreç içinde hem nitelik hem de nicelik kaybı içinde olduğu gözlemlenebilecektir. Planlamadan, plansızlığa dönüşmenin ayrıntılarını, yapılacak karşılaştırma gösterecektir.
Kısacası, hiçbir yerde plan ve program yok. Anayasa hukuku açısından farklı söylemler dile getirilebilir, ama plan ve program yoksa hükümet de, iktidar partisi de yoktur. Gerek anayasa hukuku, gerek siyaset bilimi açısından teorik tartışma ve açıklamalar bu yazının konusu değildir.
***
İktidar partisinde, parti programı ve hükümet programının olmadığının en büyük kanıtı, son yıllarda yaşadıklarımızdır. Ana muhalefet partisi liderinin söylediğinin, kamuoyuna yansıttığı toplumsal taleplerin, iktidar sahibince yerine getirilmesi süreci; iktidar partisi programının olmadığının, hükümet programının olmadığının açık bir kanıtı ve göstergesidir. İktidar, muktedir değildir; muktedir, iktidar değildir.
İktidar; parti programı ve hükümet programı ile bağlı olsaydı, şunlar ya yaşanmazdı ya da programlarda yer alırdı: Emeklilere bayram ikramiyesinin verilmesi, sözleşmeli çalışanların kadroya alınması, asgari ücretin artırılması, emeklilikte yaşa takılanların sorununun çözülmesi, ek göstergenin artırılması, öğrencilerin kredi borcundan faizin silinmesi gibi talepler ana muhalefet partisi ve diğer muhalefet partileri tarafından dile getirilmesinden sonra iktidar tarafından yerine getirilmesi gibi… Bu tezleri savunmayanlar iktidardan gider, savunanlar ise iktidar olurdu. Aslında, bu yaşadığımız, bir demokrasi dramı değil midir? Partiler varsa ayrılıklar olacaktır. Farklı programların, tezlerin savunulması beklenir. Farklı tezleri ileri sürenlerin konumu, aldıkları toplumsal desteğin........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play