Yanlış anımsamıyorsam, Muallim Naci'nin bir sözüdür: “Marifet iltifata tabidir, müşterisiz meta zayidir.” Muallim Naci söylememiş olsa bile önemli değildir. Topluma mal olmuştur. Dolayısıyla ilk söyleyenden çok, sözün anlatmak istediği önemlidir.
Beğenirim. Çünkü, başarının övülmesi; güzelliğin herkese gösterilmesidir. Farkın, fark edilmesini sağlamaktır. Başarının ödüllendirilmesidir. Çalışana, üretene güç vermektir.
Esinlenmesine, güdülenmesine bir damla bile olsa katkı sağlamaktır. Ücrada açan çiçeğin fotoğrafının sergilenmesidir. Gizlide kalmış emeğin değerinin takdir edilmesidir. Güzel insanlar ülkesinde beyaz atlarına binen ustaların yolundan gidenlerin, bu çabasına destek olmaktır. Tarihin içinden geleni, geleceğe taşıyanlara saygı göstermektir. İzlekçilerin teşvik edilmesidir. Âşıkların, aşkının tescilidir.
***
Sayfalarını paylaştığımız Yeşilgiresun Gazetesinde kardeşim Hüseyin Gazi Menteşeoğlu'nun müzeler üzerine kaleme aldığı son üç makalesini dikkatle okudum. Yazarımıza, öncelikle, bu yazıları kaleme aldığı için teşekkür ediyorum. Bu güzel yazıları nedeniyle kutluyorum başarılarının devamını diliyorum. Giresun'a müzeler kurulması için tarihi derinliği ile birlikte derli toplu ve somut bilgiler vermiştir. Hem bilgilendirici, hem de yönlendirici, ufuk açısı yazılar olduğu için herkesin okumasını diliyorum. Eğer, kendinize “Giresunluyum” diyorsanız, yazarın söylediklerine kulak verin. Sahip çıkın.
Yusuf Ziya Bey'in müze kurulması düşüncesini ilk ortaya attığı 1934 yılından bu güne değin bir fındık tarihi müzesi yapamamışsak, sorun bizdedir. Bu güne değin bir arpa boyu yol alamamışsak atalarımıza layık olamadığımızın göstergesidir. Geçmişimize sahip çıkamadığımızın nişanesidir. Geçmişine sahip çıkamayanların geleceği olmaz. İldeş olamadığımızı göstermektedir. İldeş olmanın gereği müze talep etmektir, önderlik yapmaktır. Fiilen yapılmasına destek vermektir, katkı sağlamaktır.
Ben de, naçizane “Fındık Tarihi Müzesi” talebiyle iki yazı yazmışım. 07.06. 2022 tarihli birincisinde “Fındığın Başkenti” söylemini eleştirerek, fındık müzesi yapılmasını istemiştim. İzleyen haftada da “Fındık Tarihi Müzesi” yapılması için yetkilileri göreve çağırmıştım.
Fındık Tarihi Müzesi başta olmak üzere Hüseyin Gazi Menteşeoğlu'nun dile getirdiği müzelerin yapılması, gerçekleşmesi için herkesin taşın altına elini sokması gerekiyor. Yazarın uzmanlığından yararlanılarak, hem kamu, hem de özel sektörden bu müzeleri gerçekleştirmesini bekliyoruz. Hatta gerçek kişilerin müze kurabileceğini anımsatmak isterim.
***
İldeş, müze ister, müzeler ister. İldeş olmayanlar ise imar planlarındaki emsalin artmasını, taban alanı kat sayısının atmasını sağlayacak değişiklikleri ister. Üç katlı yere yirmi iki katlı hançeri nasıl sokarız diye kulis yapar, pazarlık yapar, oy verir, meclis kararı oluşturur, ruhsat verir. En olmayacak yerlere, birinci sınıf tarım arazilerine organize sanayi bölgesi yapmak ister.
İldeş olmanın gereği olarak müzeleri istemeliyiz. Önümüzde genel seçim var. Ondan bir süre sonra yerel seçim var. Hangi partiden olurlarsa olsunlar muhtarlıktan başlayarak meclis üyeliklerine, belediye başkanlıklarına, il genel meclisi üyeliklerine, milletvekilliklerine, cumhurbaşkanlıklarına aday olacak herkesten müzeleri talep edelim. Bu talebimizi karşılamayan, programına almayan hiçbir adaya oy vermeyelim. Oy vermenin ön koşulu olarak müzelerin yapımının sözünü alalım. İçi boş vaatlerle değil, somut taahhütler isteyelim. Müzeler üzerine bizi bilgilendiren, ufuk açıcı yazıları kaleme alan güzel insan Hüseyin Gazi Menteşeoğlu'nun sözü ile bitireyim: Müze istiyoruz.

QOSHE - İldeş, Ne İster? - A. Dursun Yılmaz
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İldeş, Ne İster?

2 1 37
18.10.2022

Yanlış anımsamıyorsam, Muallim Naci'nin bir sözüdür: “Marifet iltifata tabidir, müşterisiz meta zayidir.” Muallim Naci söylememiş olsa bile önemli değildir. Topluma mal olmuştur. Dolayısıyla ilk söyleyenden çok, sözün anlatmak istediği önemlidir.
Beğenirim. Çünkü, başarının övülmesi; güzelliğin herkese gösterilmesidir. Farkın, fark edilmesini sağlamaktır. Başarının ödüllendirilmesidir. Çalışana, üretene güç vermektir.
Esinlenmesine, güdülenmesine bir damla bile olsa katkı sağlamaktır. Ücrada açan çiçeğin fotoğrafının sergilenmesidir. Gizlide kalmış emeğin değerinin takdir edilmesidir. Güzel insanlar ülkesinde beyaz atlarına binen ustaların yolundan gidenlerin, bu çabasına destek olmaktır. Tarihin içinden geleni, geleceğe taşıyanlara saygı göstermektir. İzlekçilerin teşvik edilmesidir. Âşıkların, aşkının tescilidir.
***
Sayfalarını paylaştığımız Yeşilgiresun Gazetesinde kardeşim Hüseyin Gazi Menteşeoğlu'nun müzeler üzerine kaleme aldığı son üç makalesini dikkatle okudum. Yazarımıza, öncelikle, bu yazıları kaleme aldığı için teşekkür ediyorum. Bu güzel yazıları nedeniyle kutluyorum başarılarının devamını diliyorum. Giresun'a müzeler kurulması için tarihi derinliği........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play