Üzüntü, sevinç ve gurur

Haftanın panoramasında üzüntü, sevinç ve gurur duyguları belirgindi:

Ziraat Türkiye Kupası

Favori gösterilen ve sezon hedefi olarak mutlak Ziraat Türkiye kupası diyen Beşiktaş yarı finalde Konyaspor’a karşı hiç beklenmeyen bir oyun izletti. Sergen Yalçın hocadan her an oyuna dokunacak çevirecek diye beklerken, İlhan Palut hoca dersine çok iyi çalışmış olarak hatasıza yakın bir performans gösterdi. Takımına çok hakim ve oturmuş oyunu ile gerek defans gerek ofansta göz dolduran bir futbol ile finale çıkmaya hak kazandı. Tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. İlhan hoca, sezon boyunca 4 büyükleri sahada mağlup etmeyi bildi. Emeklerinin karşılığını görmeyi hak ediyor.

Son derece silik bir futbol ile sahaya gelemeyen Galatasaray, 88. Dakikada yıldızlarının farkıyla maçı farklı skorla almayı bildi. Hakemin pozisyon bilgisizliğinden sürekli toplu alanda kaldığı ve oyunu kestiği, eşine rastlanmayacak şekilde maç oynanırken saha içine sağlık ekiplerinin izinsiz girdiği, garip anları olan bir maçtı! Önümüzdeki dönemler için hakemlerimizin çok ciddi eğitim ve sınavlardan geçmesi gerekiyor. Sezon içinde VAR kontrolü gibi avantajlarına rağmen hakemlerimiz çok elzem hatalar yaptılar. Umarım önümüzdeki sezonlarda daha profesyonel ve dikkatli hakemlerle daha iyi maçlar izleriz.

Galatasaray oyuncusu olarak efsane milenyum kadrosu ve başarısında yer alan Okan Buruk, teknik direktör olarak da 4 sene üst üste şampiyon olarak dünyada hiçbir profesyonelde olmayan bir başarı kazanmış oldu. Farklı bir evreye, bambaşka bir psikolojik baskı ile dominasyona geçse de çok fazla eksiği var. Hemen maç bitiminde, bir sonraki sezon şampiyonluğu hedefini açıklayarak kırılması çok güç bir rekora imza atmak istiyor. Ancak sahadaki oyuna ve oyuncu grubu kontrolüne bakılırsa bu hedef için ciddi bir yapılanma şart. Başarıya doymuşluk olsa gerek, umursamaz ve laubali tavırlar yerleşmiş durumda Galatasaray’ın profesyonel futbolcularının çoğunda. Şampiyon kadroyu........

© Yeniçağ