Belge Kiralanması Sorunu / Hayalet Uzmanlık |
Bir kısım İş sağlığı ve güvenliği (İSG) profesyonelleri arasında son yıllarda bir "kısayol" olarak görülen, sertifika kiralama (kağıt üzerinde görevlendirme) konusu, sadece bir etik ihlali değil; aynı zamanda olası bir iş kazasında belgesini kiralayan profesyonelin hapse girmesine kadar uzanan devasa bir hukuki risk.
Sistemde ismi var, imzası var, sertifikası var, diploması var; ama yüzü yok, nefesi yok, müdahalesi yok. Bu "hayalet uzmanlık" düzeni, denetim boşluğunun yarattığı en büyük zehirdir. Bir iş kazası yaşandığında, kağıt üzerinde "rehber ve danışman" görünen ama o işyerinin kapısından içeri girmemiş profesyoneller, kendilerini ağır ceza mahkemelerinde bulabilir. Belge kiralayan kişi, aslında sadece imzasını değil, özgürlüğünü ve vicdanını da kiraya veriyor demektir.
Bazı OSGB’ler, bu kiralık belgeler üzerinden "imza ticareti" yapmamalı. Bu durumda İş sağlığı ve güvenliği bir "yaşam kültürü" değil, bir "evrak tamamlama sanatı" olarak kalıyor. Sahada ter döken, risk analizi yapan gerçek uzmanlar ise bu "ucuz kiralık belge" piyasası yüzünden hak ettikleri ücretleri alamıyor, itibarlarını kaybediyor.
İş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin, fiilen görev yapmadıkları halde belgelerini Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerine (OSGB) veya doğrudan işletmelere kullandırmaları, sadece bir "kağıt üzerinde usulsüzlük" değil; bir hayatın kararmasına ortak olmak demektir. Sertifika kiralama, hukuk siteminde basit bir idari kusur olarak görülmez. İSG-Katip sistemi üzerinden yapılan atamalar, devlet nezdinde o uzmanın veya hekimin o işyerinde bulunduğuna dair bir beyandır. Fiilen bulunulmayan bir yerde imza atmak veya sistem üzerinden onay vermek, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlarını oluşturabilir.
İdari Para Cezaları: 2026 yılı güncel verilerine göre, iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirmemenin temel cezası aykırılığın devam ettiği her ay için ayrı ayrı olmak üzere 111.263 TL seviyelerine ulaşmıştır. Bu ceza, kiralama tespit edildiğinde geriye dönük olarak her ay için katlanarak uygulanabilir.
Kiralık sertifika ile hizmet veren / alan bir işyerinde ölümlü veya ağır yaralanmalı bir kaza meydana geldiğinde, yargı süreci doğrudan sertifika sahibine uzanabilir.
-Taksirle Ölüme Neden Olma: Uzman veya hekim "Ben orada değildim, sadece belgem oradaydı" diyerek sorumluluktan kaçamaz. Aksine, orada bulunmayarak risk değerlendirmesi yapmadığı, tespit ve öneri de bulunmadığı ve onaylı defterde kayda geçirmediği için asli kusurlu sayılabilir ve hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.
-Rücu Davaları: SGK, kaza sonrası ödediği tazminatları ve bakım masraflarını "hizmeti kusurlu ifa eden" veya "hiç ifa etmeyen" profesyonelden tahsil etmek için rücu davası açabilir. Bu, ömür boyu ödenemeyecek borçlar demektir.
Sertifika kiralama (kağıt üzerinde görevlendirme) konusu, yargı nezdinde artık "ihmal" çerçevesinden çıkıp "olası kast" veya "bilinçli taksir" sınırlarına girebilir.
Sertifika kiralama durumunda temel hukuksal emsal yaklaşımlar ne olabilir?
"Fiilen Orada Bulunmama" Savunmasının Reddi
Pek çok uzman veya hekim, kaza anında "Ben orada değildim, sadece ismim vardı" diyerek sorumluluktan kurtulacağını düşünse de, yargı bu durumu ağırlaştırıcı bir sebep olarak görebilir.
-Emsal Yaklaşım: Mahkemeler, İSG-KATİP üzerinden yapılan........