Onlarca yıl öncesinden söz etmiyoruz… Altı-yedi yıl önce yaşananlar, bir film senaryosu değil, bu ülkenin gerçeğiydi maalesef…

Üniversitelerde terör estirilip, vatansever öğrenciler katledilince olaylar 'karşıt görüşlüler'in çatışması olarak sunuluyordu…

Kimsenin karşı görüş belirtmesini istemedikleri bir korku ve suç pompalayan 'JİTEM edebiyatı' vardı!.. PKK'nın her türlü terörünü, özellikle de sivillere yönelik olanlarını, devlete yıkmaya pek meraklı anlayış iyi biliyordu bu işleri!.. Hani 'faili meçhul' edebiyatıyla devleti mahkûm edip PKK'yı işin içinden sıyırmaya çalışan kafa vardı ya işte o!.. Devletin katil olduğunu sözde vurgulamak için 'asit kuyuları'nda insanların eritildiğini söylüyordu!..

Peli-kancıkların devlete 'katil' üstelik 'seri katil' dedikleri 'aydınlanma' dönemini hatırlıyoruz değil mi? Bir seçim öncesinde, Van'da, "Biz gidersek Beyaz Toroslar gelir diyordu" ya bir Başbakan eskisi...

***

Bebek katili bir teröristi, kendi haber dillerinde 'bebek katili' ve 'terörist' olmaktan çıkaran ve adeta saygın bir muhataba çeviren 'devlet televizyonumuz' bir de 'devletimizin haber ajansı' vardı…

Bir katliam gerçekleştiğinde PKK'yı topyekun suçlamak yerine 'PKK içinde barışı istemeyen şahinler'i işaret etmek gerekiyordu!.. Hani PKK her eylem koyduğunda "Bunu Öcalan ve onun kontrolündekiler yapmamıştır... Yapsa yapsa dış güçlerin kontrolünde olan ve barışı sabote eden şahinler yapmıştır" diye savunmaya geçen 'kontrollü aydın' gazeteci, yazar ve sanatçılarımız vardı!..

Kandil-İmralı-Ankara hattında posta güvercinliği yapıp da 'Karayılan'ın gözlerinde barışın ışığını yakalayan' ve hâlâ devletin nimetlerini yiyen gazetecilerimizi de unutmuyoruz tabii ki!..

***

Bizim zaten sicilimiz bozuktu!.. Kendi ağzımızla itiraf edip özür dilemedik mi 'Dersim meselesi' yüzünden? Kendi kendimizi 'katliamcı' ilân etmedik mi resmî ağızlardan?

Biz değil miydik 'ret, inkâr ve asimilasyona son vermek'le övünen ve böylece eskiyi kendi ağzımızla mahkûm eden? Kendi devletini ve uygulamalarını karalamak için 'düşman'la yarışan başkası mıydı?

***

Önümüzdeki seçimlerle ilgili vatandaş olarak nasıl davranacağımızı kimlere sorsak? "Bebek katili denilen adam bize geleceği gösterdi" diyen akil gazeteci yine bilir mi doğru cevabı acaba?

Yok yok, "Öcalan yaşatmayı seçti. Asıl bölücü, bayrakla üzerimize yürüyenler" görüşünün sahibi 'düzen destekli' aydınlar daha iyi bilir belki de!..

O da bilemezse şayet, "PKK terör örgütü değildir, ona terörist demek havuza 'göl' demektir" buyuran sosyolog görünümlü havuz canlılarının mı fikrini alsak?

"PKK bayrağı açmayı suç olmaktan çıkardık" diye rezilliğini marifetmiş gibi sunan eski Bakan'ın mı kapısını çalsak? Sonra da bir soru daha sorsak: "Onların yerinde olsan sen de gerçekten dağa çıkar mısın? Yine aynı görüşte misin?"

HDP'ye soramayız, çünkü ayıp olur!.. Onların terörle terörizmle işi olmaz!.. Şu kadar milyon oy almış legal bir parti!.. 'Sivil uzantı' filan değil yani!..

***

Baskıcı ve ceberut devlet politikalarının sonucuydu terör!.. Tek suçlu Kemalist rejimdi!.. O ve uygulamaları ortadan kaldırıldığında terörü doğuran sebepler de yok olacaktı!..

Dün devletin gözünü bağlayanların, o bağlayanların talimatlarıyla devleti ve tarihimizi kalemleriyle ve kelamlarıyla karalamaktan utanmayanların, yeni Türkiye'yi bir teröristle birlikte inşa etmeye kalkanların diliydi bu…

Şimdi seçimler geliyor ya, sanki bütün bunlar hiç yaşanmamış gibi PKK ve HDP'yi propagandalarının öznesi haline getiriyorlar, 'karşı'yı dövmek için… İroni gibi her şey!..

QOSHE - Bir tek siz akıllısınız! - Servet Avcı
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir tek siz akıllısınız!

78 9 3
01.10.2022

Onlarca yıl öncesinden söz etmiyoruz… Altı-yedi yıl önce yaşananlar, bir film senaryosu değil, bu ülkenin gerçeğiydi maalesef…

Üniversitelerde terör estirilip, vatansever öğrenciler katledilince olaylar 'karşıt görüşlüler'in çatışması olarak sunuluyordu…

Kimsenin karşı görüş belirtmesini istemedikleri bir korku ve suç pompalayan 'JİTEM edebiyatı' vardı!.. PKK'nın her türlü terörünü, özellikle de sivillere yönelik olanlarını, devlete yıkmaya pek meraklı anlayış iyi biliyordu bu işleri!.. Hani 'faili meçhul' edebiyatıyla devleti mahkûm edip PKK'yı işin içinden sıyırmaya çalışan kafa vardı ya işte o!.. Devletin katil olduğunu sözde vurgulamak için 'asit kuyuları'nda insanların eritildiğini söylüyordu!..

Peli-kancıkların devlete 'katil' üstelik 'seri katil' dedikleri 'aydınlanma' dönemini hatırlıyoruz değil mi? Bir seçim öncesinde, Van'da, "Biz gidersek Beyaz Toroslar gelir diyordu" ya bir Başbakan eskisi...

***

Bebek katili bir teröristi, kendi haber dillerinde 'bebek katili' ve 'terörist' olmaktan çıkaran ve adeta saygın bir muhataba çeviren 'devlet televizyonumuz' bir de 'devletimizin haber ajansı' vardı…

Bir katliam gerçekleştiğinde PKK'yı........

© Yeniçağ


Get it on Google Play