VİZE KARABORSASINDA "DUBAI" ŞİFRESİ: 7 milyar dolarlık tekel ve bot şebekeleri
Vize karaborsası meselesi, Türkiye’nin kanayan yarası haline geldi.
Milyonlarca vatandaşımızın mağdur olduğu bu yapıdaki ortak nokta ise “Vize alamıyorum” değil: “Schengen vizesi için randevu bulamıyorum.” şeklinde.
Bazı kişiler işi inada bindirip bilgisayar ve telefon ekranları başında sabahlara kadar otursa da sonuç değişmiyor.
Alınan mesaj hep aynı: “Randevu yok!”
İddialara göre randevu olmama nedeni ise “yoğunluk” falan değil.
Asıl mesele; organize suç yapılanması.
Üstelik bu suç yapısı, yıllardır haksız yere milyarlarca euroluk parayı cebe indirirken, konunun muhatapları duruma tamamen sessiz.
Şimdi gelelim bu yazının asıl omurgasına…
Uzun yıllardır yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı olan Teoman Ergün, üşenmemiş konuyla ilgili ayrıntılı bir rapor hazırlamış.
Geçtiğimiz günlerde bu raporu tarafıma mail yoluyla ulaştırdı.
Hem rapor hem de içinde geçen iddialar çok çarpıcı.
Eğer rapordaki iddialar doğruysa, vize krizinin perde arkasındaki karanlık mekanizmayı tüm çıplaklığıyla ifşa ediyor.
Rapora göre siz bilgisayar başında sayfayı manuel olarak yenileyip vize randevusu yakalamaya çalışırken, karşı tarafta “Headless Browser” denilen arayüzü olmayan tarayıcılar ve doğrudan veri tabanlarına sızan API botları işi çoktan bitiriyor.
Bu botların çalışma şekli ise tüyler ürpertici.
Visard gibi bot ağları, VFS Global ve İDATA sistemlerini her 3 saniyede bir sorguluyor. Bu tek bir botun günde 28 bin 800 kez kontrol yapması demek.
Binlerce botun aynı anda sisteme saldırdığını düşünün; bu durum sunucular üzerinde bir tür “Düşük Yoğunluklu DDoS” saldırısı etkisi yaratıyor ve gerçek insanların sisteme girişini fiilen imkânsız hale getiriyor.
Yazılımcıların yakından........
