Banka CEO’su Megaloman Olursa…

Yaklaşık 15 yıldır bankacılık sektörünü yazan, çizen bir gazeteciyim.
Bu sektörde mobbing gerçeğini ilk yazanlardan biriyim.

Paramedya üzerinden 200 bine yakın bankacının sesi oldum.
Herkes susarken “Kral çıplak” dedim.

Yıllarca hedef baskısının nasıl psikolojik tacize dönüştüğünü,
insanları nasıl mesleklerinden soğuttuğunu,
nasıl ruhsal çöküntülere sürüklediğini örnekleriyle yazdım.

Üst yönetimlerin, şube personeline uyguladığı o ince ama yıkıcı psikolojik şiddeti,
maillerle, mesajlarla, toplantılarda kurulan cümlelerle defalarca ifşa ettim.

Sektör mesafe aldı ama…

Hakkını teslim edelim.
Bankacılık sektörü, yıllar içinde kısmen kendine çeki düzen verdi.

Mobbing gibi insanlık suçu bir uygulama tamamen bitmedi belki ama,
artık eskisi kadar sistematik değil.
Daha çok nadir görülen bir “iş kazası” gibi karşımıza çıkıyor.

Burada hem Paramedya’nın yayıncılığı,
hem de Duayen Bankacı & Yaşam Koçu Hanife Fişek’in farkındalık çalışmaları çok etkili oldu.

Açılan davalar, kazanılan tazminatlar,
Türkiye’de ilk kez Körfez sermayeli bir bankanın mobbingden mahkûm edilmesi
bankacıya şunu öğretti:

“Susmak zorunda değilsin.”

Ama bazen öyle örnekler çıkıyor ki…

Bazı........

© Yeniçağ