menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayramlarınız bayram ola…

27 0
30.05.2026

Abdurrahim Karakoç’un yıllar önce söylediği “Bayramlarınız bayram ola” sözü aslında sadece bir temenni değil, derin bir ironi taşıyan toplumsal bir sorgulamadır. Çünkü insanlık tarihinde nice bayramlar yaşandı; ama birçok toplum aynı zamanda acılar, savaşlar, yıkımlar ve çaresizlikler içerisinde yaşamaya devam etti. Bugün de dünyanın birçok yerinde insanlar bayram sofraları kurarken, başka coğrafyalarda çocuklar açlık, savaş ve ölüm korkusuyla yaşamaktadır.

O halde insan kendine şu soruyu sormalıdır; gerçekten bayram yapabiliyor muyuz?

Bayram; sadece takvimde gelen bir gün değildir. Bayram, huzurun olduğu yerde vardır. İnsanların kendini güvende hissettiği, adaletin ayakta kaldığı, çocukların korkmadan yaşayabildiği toplumlarda gerçek anlamına ulaşır. Eğer bir toplum sürekli acı, korku, çaresizlik ve gelecek kaygısı içerisinde yaşıyorsa, orada bayram sadece adı olan bir zamana dönüşür.

İnsanlık tarihi aslında büyük bir tecrübe birikimidir. Geçmişte yaşanan savaşlar, yıkımlar ve medeniyet mücadeleleri insanlara önemli dersler bırakmıştır. Güçlü devletler kuran toplumlar; sadece hamasetle değil, insan kalitesini yükselten eğitim, hukuk, bilim ve toplumsal disiplinle bunu başarmışlardır. İnsan yetiştirmeyi başaran toplumlar güçlü olmuş, sadece kurtarıcı bekleyen toplumlar ise çoğu zaman başkalarının yönettiği coğrafyalara dönüşmüştür.

Bugün birçok dini inanç içerisinde dünyaya yeniden gönderilecek bir kurtarıcı anlayışı vardır. Müslüman........

© Yeniçağ