GÖZ GÖRE GÖRE KURBAN OLDULAR |
TÜİK bir yılda çocukların 202 bin suç işlediğini belirlemişti.
Yeni suçlar işlenmemesi için etkili önlemler alınması gerekiyordu.
Veliler okul basıyor, yönetici ve öğretmenleri dövüyordu.
Birkaç kınama mesajıyla geçiştirildi.
İstanbul-Çekmeköy’de biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, okulu basan bir eski öğrenci tarafından öldürüldü. Saldırgan 6 kişiyi de yaraladı.
Taziye mesajları yayımlanması ve okula ölen öğretmenin adının verilmesiyle yetinildi.
Öğrenciler arasında akran zorbalıkları artıyordu. O kadar ki bazı öğrenciler gördükleri şiddet nedeniyle okula gitmek istemiyordu.
“Bu yaşlarda çocuklar biraz sorunlu olur” denildi.
Sadece erkek öğrenciler değil kız öğrenciler bile sık sık saç saça baş başa kavga etmeye başlamıştı. Çoğu akranlarını dövmekle kalmıyor, çektikleri görüntüleri sosyal medyada övünerek paylaşıyordu.
“Münferit olaylar bunlar!” yorumu yapıldı.
İş öyle bir boyuta vardı ki, 10-11 yaşındaki öğrenci çocuklar, akranlarının önünü kesip haraç almaya başladı.
“İzledikleri filmlerin etkisinde kalmışlardır” denildi.
Şanlıurfa-Siverek’te bir gencin eskiden okuduğu okulu basıp tüfekle 16 kişiyi yaraladıktan sonra yaşamına son vermesi benzer ve hatta daha vahim olayların olacağının habercisiydi.
Ve önceki gün Kahramanmaraş’ta tüm ülkeyi yasa boğan bir katliam yaşandı. 14 yaşındaki öğrenci, çantasına koyup okula getirdiği silahlarla 8’i çocuk, 1’i öğretmen 9 kişiyi öldürdü, 13 kişiyi yaraladı.
Sonuca gelecek olursak:
Ölen çocuklar, alınması mümkün olan ancak alınmayan önlemler, bir diğer deyişle ilgili kurumların sorunlara çözüm aramayıp seyirci kalmaları yüzünden kurban oldular.
-Her okulda en az iki güvenlik elemanı görevlendirilemez miydi?
-Okullara herkesin dedektörlü kapılar ile x-ray cihazları yoluyla denetlenerek girmesi sağlanamaz mıydı?
-Şiddete meyilli sorunlu öğrenciler yapılacak ruh sağlığı taramalarıyla belirlenip tedavi altına alınamaz mıydı?
-Çıkarılacak bir yasayla sivil halkın elindeki tüm ateşli silahlar toplanamaz mıydı?
-Televizyon dizilerinin şiddet, silah kullanımı ve mafya konularında eğitici işlev görmesi önlenemez miydi?
-Çocukların tehlike saçan dijital mecralara ulaşmalarına sınırlama getirilemez miydi?
-Dağılan ailelerin çocuklarına, yasa dışı maceralara sürüklenmemeleri için destek olunamaz mıydı?
-Uyuşturucu ile mücadelede daha etkin adımlar atılamaz mıydı?
RUS RULETİ OYNAR GİBİ...
Türkiye’de motosiklet sürmek, yarattığı tehlike itibariyle Rus ruleti oynamaktan çok da farklı değil.
Motorlu taşıt sayıları ile kaza istatistiklerine bakıldığında bu durum açıkça ortaya çıkıyor:
-Trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı 7 milyon 200 bine ulaştı.
-2025’te karayollarında meydana gelen 288 bin 318 kazanın yüzde 50.2'sine, yani her iki kazadan birine motosikletler karıştı.
-Bu kazalarda bin 675 kişi hayatını kaybetti, bir diğer deyişle günde ortalama 4.6 kişi can verdi.
-Kazalara karışan motosiklet sürücüleri arasında ürün taşımacılığı yapan motokuryeler önemli yer tuttu. Bir motokurye ne kadar zor ve tehlikeli iş yaptıklarını, “Bizim kaportamız vücudumuz” diyerek açıkladı.
Motosiklet sürücüleri ile çoğu çocukluktan yeni çıkmış motokuryelerin kazalar sonucu her gün 4’er 5’er hayattan kopmasını engellemek için ciddi önlemler almak gerekiyor.
-Motosiklet ehliyeti alma yaşı 25’e çıkarılmalıdır.
-Motosikletlerle başta yemek olmak üzere her türlü ürünün taşınması yasaklanmalıdır.
-Söz konusu ürünler hafif ticari araçlar vasıtasıyla taşınmalıdır.
-Halen motokuryelik yapanların bir bölümü bu araçlarda sürücü ya da dağıtıcı olarak görev almalıdır.
-İşsiz kalan motokuryelere başka alanlarda iş olanakları yaratılmalıdır.
-Belediyeler hızlı ve ucuz toplu taşımacılık konusunda yeni yatırımlar yapmalıdır.
Motosiklet kullanımı ve motokuryelik konularında alınacak önlemler için yasa değişikliğine ihtiyaç yoktur.
İçişleri Bakanlığı çıkaracağı bir kararnameyle bu sorunu kısa sürede çözebilir.
Tabii söz konusu kararnameye, scooterların yasaklanması da eklenebilir.
Çünkü scooter sürücüleri de trafikte büyük tehdit altındadır.
Kimi scooter sürücüsü ise kaldırımları kullanarak yayalar açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır.