7 MADDEDE BİR AYIN BİLANÇOSU |
ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaş birinci ayını doldurdu.
Bu bir ayı ülkeler açısından değerlendirdiğimizde karşımıza çıkan tabloyu 7 madde halinde özetlemeye çalışayım.
ABD’li seçmenin başkan seçerken ne kadar dikkatsiz davrandığı bir kez daha ortaya çıktı.
Biden, başkanlığının son yıllarını akli melekelerinin önemli bir kısmını yitirmiş olarak geçirmişti.
Onun ardından seçtikleri Trump ise güven vermeyen tutumu, çelişkili açıklamaları, ülkesini hiç de gerekmediği halde büyük bir savaşın içine sürüklemesi ile Biden’ı bile arattı.
Hedeflerinin hiç birine ulaşamayan Trump, İran rejimini devirmek bir yana güçlendiren bir rol oynadı.
İnsan haklarını ve uluslararası kuralları hiçe sayması yüzünden sadece saldırdığı ülkede değil dünyanın büyük bölümünde nefret öğesi haline geldi.
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Trump’ı ikna edip ABD’yi İran’la savaşa sokması kendisi açısından büyük başarıydı.
Ne var ki onun hesapları da baştan sona yanlış çıktı.
İran’a diz çöktüreceğini sanıyordu, olmadı.
Çok güvendiği “Demir Kubbe” defalarca delindi, ülkenin çeşitli kentlerinde ağır hasarlar oluştu, can kayıpları yaşandı.
İsrail halkı bir ayı korku ve endişe içinde geçirdi, çoğu başını sığınaklardan çıkaramadı.
Körfez ülkeleri, ABD’ye koşulsuz biat etmenin faturasını ödemek zorunda kaldı, İran füzelerinin hedefi oldu.
Ürettikleri petrol ve doğalgazı satamayışları, ihtiyaçları olan gıda ürünlerini ithal edemeyişleri korku ve endişelerini artırdı.
Turizm gelirlerine bel bağlayanlar ise turist ağırlamak bir yana neredeyse tüm turistleri ülkelerinden kaçırdı.
İran, binlerce yıllık geçmişe dayalı güçlü bir devlet olduğunu gösterdi.
Birçok üst düzey yöneticisi öldürüldüğü, okulları ve hastaneleri bile füze saldırılarına uğradığı, şehirleri ve stratejik tesisleri ağır hasar gördüğü, iki bine yakın kayıp verdiği halde halkın saygı duyulacak bir direnme örneği vermesiyle ayakta kaldı.
Savaşın şu ana kadar tek kârlı ülkesi Rusya’ydı. Petrol fiyatlarının artması ve uygulanan bazı ambargoların kalkmasıyla milyarlarca dolarlık ek gelire ulaşma imkânı buldu. Ukrayna’ya yönelik giriştiği savaş da dünya gündeminden büyük ölçüde düştü. Çin ise ekonomik açıdan en büyük rakibi ABD’nin savaş sürecinde yıpranmasını keyifle izledi. Bir bakıma savaşın ilk ayında kısmi yarar sağlayan bir ülke oldu.
Avrupa Birliği ülkeleri, şimdiye kadar en büyük müttefikleri olarak gördükleri ABD’nin çok da güvenilecek bir ülke olmadığını, NATO’nun ise en gerekli zamanda bile devreye girmeyebileceğini net olarak anladılar. ABD’den bağımsız bir ekonomi ve savunma politikası izlemenin yaşamsal önemde olduğunun farkına vardılar.
Türkiye, savaşa girmediği halde savaşın bedelini ödeyen ülkelerden biriydi.
Kırılgan ekonomik yapısı doğalgaz ve petrole gelen zamlardan ciddi şekilde etkilendi. Enflasyonu düşürme hayalinin gerçekleşmesi bir başka bahara ertelendi.
İKİ YASAK AŞK HİKÂYESİ
Hasan Fehmi Güneş, CHP’nin önemli isimlerinden biriydi.
1979’da Bülent Ecevit tarafından kurulan hükümette İçişleri Bakanlığına atanmıştı.
Anarşinin kol gezdiği, kanlı sokak çatışmalarının sürdüğü bir dönemde görev yapmasına karşın aldığı kararlar, attığı adımlarla saygı uyandırıyordu.
Ne var ki bir gazete haberi her şeyi alt üst etti.
Evli olan Güneş, sinema oyuncusu Aynur Aydan’la yasak ilişkiye girmişti. Ara sıra bir evde buluşuyorlardı.
Siyaset dünyasına bomba gibi düşen haber en büyük şoku CHP’de yarattı.
Güneş, onurlu bir siyasetçiydi. Yaptığının partiye zarar vereceğini düşünüp bakanlık görevinden istifa etti.
CHP’li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında, rüşvet iddiasıyla sürdürülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi.
Başkan görev yaptığı kentte değil Ankara’daydı, bir otelde kalıyordu.
Otele giden emniyet güçlerine odasının kapısını yarı çıplak halde peştamala sarılı olarak açtı.
Evli olmasına karşın odada kendisinden 35 yaş küçük 21 yaşında belediye çalışanı bir kadınla beraberdi.
CHP’liler yasak aşk konusunda 1979 yılında gösterdikleri duyarlılığı 2026’da tam olarak gösteremedi.
Parti Sözcüsü Zeynel Emre, “Özkan Yalım’ın gözaltına alınması hukukun değil siyasetin işlediğini açıkça göstermektedir. Halkın iradesini hedef alan bu anlayışı reddediyoruz. Seçilmişlerimizin yanındayız, geri adım atmayacağız” dedi.
Neyse ki bu açıklamayı CHP Genel Başkanı Özgür Özel şu sözleriyle kısmen toparladı:
“Bazı görüntüler ortaya çıktı. Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize karşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız.”