menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“KURALSIZ SOKAKLAR” ÜLKESİ

38 0
20.01.2026

2025’in yaz aylarıydı.

Kanal D’de “Kuralsız Sokaklar” diye bir program yayınlanıyordu.

Mert Öztürk isimli gazeteci, Mısır’dan Arjantin’e, Bangladeş’ten Kolombiya’ya, Şili’den Dominik Cumhuriyeti’ne, Meksika’dan Brezilya’ya birçok ülkeyi dolaşıyor, o ülkelerde mafyanın, çetelerin, uyuşturucu satıcılarının, beyaz kadın ticareti yapanların cirit attığı sokakları tanıtmaya çalışıyordu izleyiciye.

İlgiyle izlenen program birkaç ay sonra aniden bitirildi.

Kanal yöneticileri belki de, “Türkiye kuralsız sokaklar ülkesi oldu. Başka ülkelere muhabir gönderip masraf yapmaya gerek yok” diye düşünmüşlerdi.

Evet, ne yazık ki kuralsız sokaklar ülkesi olduk.

Özellikle büyük şehirlerin sokakları sadece geceleri değil gündüzleri bile tehlikeli artık.

Sabah arabanıza binip işinize giderken, “Niye yol vermiyorsun lan!” diye bağıran arkadaki aracın sürücüsünün baltalı-keserli saldırısına hedef olabilirsiniz.

Kafede oturup çay içeyim deseniz, kafe sahibinden istediği haracı alamayan çetenin silahlı saldırısında yaralanabilirsiniz.

Kaldırımda yürürken, karşıdan gelen birinin, “Yan baktın bana!” diyerek sustalısını çekip üstünüze yürümesi karşısında ne yapacağınızı şaşırabilirsiniz.

Marketten bir şeyler alayım deseniz, soygun için gelen maskeli adamlarla karşılaşabilirsiniz.

Restoranda fahiş hesaba itiraz ettiğinizde garsonların saldırısına uğrayabilir, soluğu hastanede alabilirsiniz.

Peki, bu tablonun değişmesi için ne yapılabilir?

Acilen yapılması gereken, eskilerin “zecri tedbir” dedikleri zorlayıcı önlemlerin tavizsiz alınmasıdır.

Silahlar toplanmalı, en küçük şiddet olayına bile caydırıcı hapis cezaları getirilmelidir.

Eğitim sisteminde radikal değişiklikler yapılması bunu izlemelidir.

YETERSİZ BESLENME BEYNİ VURUYOR!

Eğitim Sen, binlerce eğitim........

© Yeniçağ